| 1 Mayıs’ta Avusturya’da Cephe Safları |
|
|
|
| Pazartesi, 02 Mayıs 2011 12:13 |
|
Kitlenin Viyana’nın ayrı ayrı bölgelerinden gelerek parlamentonun önünde toplanması ve burada 1 Mayıs ile ilgili yapılan konuşmaların ardından, SPÖ eylemi saat 11.00’de sona erdirdi. Demokratik kitle örgütleri ve sol örgütler 1 Mayıs kutlamasına saat 10.00’da toplanarak saat 11.00’de yürüyüşle başladı. Örgütler , 1. Viyana Operanın önünde toplandı. Avusturya solu ve Türkiyeli sol örgütlerin birlikte katıldığı eylemde iki ayrı blok oluşturdular. Türkiyeli sol örgütlerin bloku 1000 kişinin üzerinde insan katıldı. Yürüyüşte pankartlar ve kızıl bayraklar taşındı. Halk Cephesi korteji, bu yıl da görselliği ile insanların ilgi gösterdiği kortejler arasındaydı. Halk Cephesi’nin düzenli kortejinde en önde dört sancak, Mahir ve Dayı’mızın büyük boy fotoğrafları, onların arkasında Halk Cephesi pankartı, Mehmet Akif Dalcı’nın 1 Mayıs yazılı pankartı, 122 kahraman şehidin resimlerinin yer aldığı pankart, almanca “Emperyalizm Değil Direnen Halklar Kazanacak” ve “Mücadelemiz, Anti-Terör Yasaları Baskılar ve Yasaklarla Engellenemez” yazılı pankartlar taşındı. Ayrıca çocuklar, kendileri için hazırlanan küçük, Cephe yıldızlı bayraklar taşıdı. Kortejdeki herkese Cephe yıldızlı fularlar dağıtıldı. Halk Cephesi 220 kişilik kitlesi ile “Mahir Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş; Yaşasın 1 Mayıs; Yasasın Halkların Kardeşliği; Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez Yaşasın Önderimiz Dursun Karataş” sloganları ve marşlarla yürüyüş boyunca coşkulu bir şekilde yürüdü. Yürüyüş alanında Halk Cephesi bildirisi de dağıtıldı. Eylem, yapılan saygı duruşundan sonra konuşmalarla sürdü. Havanın yağmurlu olmasından dolayı eylem erken dağıldı. Halk Cephesi’nin dağıttığı bildiride şunlar vurgulandı: "Sokaklara çıkmamız, mücadele etmemiz ve örgütlenmemiz gerektiğinin binlerce sebebi var. Ancak bu binlerce sebeplerin arkasından tek bir kavram vardır: EMPERYALİZM. Çünkü o, başta milyonların açlıktan ölmelerinin ve milyarların yoksulluk içinde yaşamasından, giderek artan işsizlik ve gelir soygunundan nükleer tahribine kadar, dünyadaki sefaletinden sorumludur. Ve unutmayalım ki, kapitalist tekellerin ve ülkelerin halkların bir bütün olarak teslim almak için savaş sürdüren, en ağır insanlık suçlarını işleyen ve bizlere, bunun "demokrasi ve özgürlük" diye inandırmak isteyen yine emperyalizmdir. Şu anda emperyalist savaş ve katliam makinesi NATO Libya halkına karşı gönderildi. Bu kez şeririn adı Saddam değil, Kadaffi'dir. Ve Irak'ı işgal etmek için kullanılan demagojilerin sonuçları artık tartışmaya gerek yok: Bombalama ve ABD ordusunun zorla girilmesinden önce dünyada en güvenli ülkelerden biri sayılan Irak'ta, bugün halk tek bir sağlam adım atamıyor. Yüzbinlerce siviller bombalarla katledildi, sürgün edildi, İngiliz ve ABD hapishanelerinde işkencelerden geçirilip katledildi. Oysa, bugün hepimiz biliyoruz ki, Irak'ta yapılan müdahalenin tek bir amacı vardı, petrol varlığını temin ederek ve ülkeyi bir kukla hükümeti vasıtasıyla ABD'nın denetimi altına almaktı. Libya'daki, aynı güç tarafından yönlendirilen NATO müdahalesinin başka hangi amaç taşıyabilir? Burada amaçlanan, şu veya bu diktatörün indirilmesi değil, emperyalist çıkarları korumaktır. Avrupa ülkelerinde de sosyal kesintileri hızlı ilerliyor ve özellikle sağlık ve eğitim gibi alanlardaki tasarruflardan dolayı yaşam kalitemiz kötüleşiyor... Halkın bu konudaki hoşnutsuzluğuna set çekmek ve tepkisinin başka yere kanalize edebilmek için, bir suçluya ihtiyacı vardır: "Yabancılar" güya "yerli halkın" ekmeğini çalıyor. Irkçı parti ve güçleri tarafından bilinçli olarak sürdürülen kışkırtma kampanyaları, son yıllarda bütün Avrupa'da aşırı yabancı düşmanı bir iklim yaratmıştır... Özünde ayrımcı bir niteliği taşıyan yabancı yasası her gün ağırlaştırılıyor. .. Böylesi bir yasa, insanlık adına elbette utanç vericidir... ... Bunun yanı sıra bütün halk kesimlerini kapsayan ve haksızlık düzene karşı olası bir direnişten korunmak için de yasalar yaratıldı. ... Anti-terör yasalarının, ilk etapta ağırlıklı olarak Türkiye'deki antifaşistlere ve ezilen halkların mücadelesiyle dayanışan insanlara yönelmekle birlikte, siyasi insanlar ve dernekleri kriminalize etmek için nasıl kötüye kullanıldığı artık birçok Avrupa ülkelerinde görülmüştür."
1 Mayıs yürüyüşü İnnsbruck Lanhausplatz’da saat 11.00’da başladı. Halk Cephesi kortejinde, Dev-Gençlilerin düzenli kortejinin arkasında, Türkçe, Kürtçe ve Almanca olarak üç dilde 1 Mayıs pankartı ve kızıl bayraklar taşındı. Kitle eylem boyunca, “1 Mayıs Mahir Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş; Öndere Selam Savaşa Devam; İşbirlikçi AKP katil ABD” sloganlarını coşkuyla haykırdı. Halk Cephesi kortejinde 130 kişi yer aldı. Alanda yapılan konuşmaların ardından eylem sona erdi.
Saat 10.30’da Südtrollerplatz meydanında başlayan 1 Mayıs işçi bayramı kutlamasında Halk Cephesi 70 kişilik kortejiyle yerini aldı. Yürüyüşte önde Halk Cephesi pankartı, ardında Mahir Çayan ve Dayımızın büyük boy fotoğrafları, 1 Mayıs pankartı ve “Ortak Düşman Amerika” pankartı yer aldı. Eylemde coşkuyla “Yaşasın 1 Mayıs; Yaşasın Halkların Kardeşliği; Mahir Huseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş; Yaşasın Önderimiz Dursun Karataş” sloganları atıldı. 1 Mayıs yürüyüşü Jakominiplatz meydanında bitti. |