| Devrimci Tutsak Şadi Özbolat: BAŞARAMAZSINIZ |
|
|
|
| Pazar, 29 Mayıs 2011 11:13 |
|
Devrimci Tutsaklar Şadi Özbolat ve Ünal Düzyar’ın mahkemeleri 26 Mayıs’da devam etti. Druşmada önce Federal Kriminal Dairesinden ve Ünal Düzyar’ın dosyasını hazırlayan bayan tanık dinlendi. Hakim, tanıktan dosyadan sorular sorarak bunların doğru veya yanlış olup olmadğını cevaplamasını istedi ve onaylattı. Ayrıca Alman İstihbaratı (BND) adına ajanlık yapan Alaatin Ateş’in verdiği ifadeler; hem MİT adına hem de BND adına ajanlık yapan Cihan adında başka bir ajanla yaptığı telefon görüşmeleri ve Cihan’ın kim olduğu soruldu. Tanık telefon görüşmelerini onaylarken Cihan’ın kimliğini tespit edemediklerini söyledi. İki saatten fazla devam eden ifade işlemi, Cuma günü devam etmek üzere bitirilerek ara verildi ve aradan sonra Şadi Özbolat’ın açıklama yapacığı söylendi. Saat 14:00'de başlaması gereken duruşma başlamayarak mahkemeye adeta çevik kuvvet yığınağı yapıldı ve aslında başından itibaren niyetlerinin ne olduğunu ve hiçbir şeye tahammüllerinin olmadığını, Demokrasi ve İnsan Haklarının hikaye olduğunu göstermiş oldular. Yaklaşık 60 kişinin katıldığı duruşmada hakim önce dinleyicileri tehdit ederek Şadi Özbolat’ın yapacağı açıklamadan sonra slogan atılması ve alkışlanması durumunda müdahale edileceği ve cezai işlem yapılacağı hatta tutuklanabilineceğini söyleyerek sözü Şadi Özbolat’a bıraktı. Şadi Özbolat açıklamasında özet olarak şunları söyledi: Kim Terörist kim Terör Örgütü? Dünya Halklarına karşı bir suç örgütü olarak kurulan, ülkeleri işgal eden milyonlarca insanı katleden, ikiyüzlü ve alçakça katliamlar yapan NATO’dur en büyük Terörist. Birinci ve ikinci paylaşım savaşlarında tekellerin çıkarları için hiç düşünmeden on milyonlarca insanı katledenlerdir Terörist. Devrimciler ise hem kendi halklarının hem de dünya halklarının özgürlüğü ve bağımsızlığı için savaşan; açlığı, yoksulluğu, sefaleti ve savaşları bitirerek, tüm halkların eşit ve mutlu yaşamasını isteyen SOSYALİSTLERDİR. Tutuklandığım tarihden beri ağır tecrit koşullarında tutuluyorum ve bu uygulama halen devam ediyor. Mektuplarım keyfi bir şekilde engelleniyor ve bana aylar sonra el konuldu deniyor; kitaplarım verilmiyor; ziyaretlerim engelleniyor; saz istiyorum, saz geliyor ama teli yasak; traş olmam için geçen haftaya kadar intihar edersin gerekçesi ile jilet verilmedi... Demek ki 129 yasasının getirdiği uygulamaların intihara yol açacağını sizler de biliyorsunuz! Ama "hayır ölemezsin" diyorsunuz. Zaten bu koşullara Sosyalistlerin dışında kimse dayanamaz ve intihar eder. Sizin de amacınız bizleri tecrit koşullarında tutarak insanlıktan çıkartıp ve ölmeye de izin vermeyip Sosyalizm düşüncesini teslim alarak, ibret alem için mahkemelerde teşhir etmek ve Sosyalizm düşüncesini bitirmek istiyorsunuz. Nafile bir çaba; BAŞARAMAZSINIZ. Bizler sizin tecrit koşullarınıza Anadolu Halklarının direngenliğinden, Annelirimizden ve Büyüklerimizden aldığımız güçten ve Sosyalizme olan inancımızla DİRENİYORUZ. Yeryüzünde işgaller, adaletsizlikler, açlıklar olduğu sürece direnenler de her zaman olacaktır. Bizim üzerimizde kullandığınız o sınırsız yetkilerinizi, Afrika'da ve Ortadoğu'da açlığı ve işgalleri bitirmek için kullanırsanız işte o zaman Alman Halkının Onurunu ve Güvenliğini kurtarmış olursunuz, bunun dışında yaptığınız herşey İKİYÜZLÜLÜKTÜR. Deniyor ki DHKP bir Terör Örgütüdür, ben burada Devrimci Halk Kurtuluş Partisi progamının tamamının okunmasını talep ediyorum, okunduğunda görülecektirki DHKP’nin programı Dünya halklarının çıkarınadır. Bu programa karşı çıkmak için kişinin ya CAHİL ya da HALKLARIN ÇIKARINI düşünmüyor olması gerekir”... Oturma eylemi yapan izlyiciler motivasyonlarını hiç kaybetmeden marşlarla, sloganlar ve halaylarla protestolarını sürdürdüler. Gözaltına alınan üç kişiden ikisinin bırakılmasından sonra, kapılar açılarak diğerleride alkışlar ve sloganlarla dışarı çıktılar. Üçüncü kişi ise polise mukavemetten emniyet müdürlüğüne götürüldü ve ertesi gün serbest bırakıldı. |