Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Devrimci Tutsaklar Şadi Özbolat ve Ünal Düzyar'ın davaları devam ediyor PDF Yazdır e-Posta
Cumartesi, 11 Haziran 2011 17:06

Daha önceki duruşmada 8 Haziran’da Şerafettin Gül'ün dinleneceği tarih olarak 8 veya 9 Haziranı veren mahkeme heyeti bir değişiklik yaparak Şerafettin Gül'ün 14 Haziran 2011'de dinleneceğini duyurdu ve 8 Haziran’da yapılan duruşma çok kısa sürerek bitirildi.

9 Haziran'da yapılan duruşmada Şadi Özbolat'ın dosyasını hazırlayan Federal Kriminal Dairesinden tanığın dinlenmesine devam edildi. Tanık, Alman istihbarat servisi adına çalışan Alaattin Ateş'in Özbolat hakkında verdiği ifadeleri anlattı. Hakimin tanığa soruları bitikten sonra, Federal Savcılık hiç soru sormazken Özbolat'ın avukatları sorularına başladılar.

Avukatlar tanığa; “İfadesini aldığınız A. Ateş müvekkilimi ağır zan altında bırakacak şekilde ifadeler vermiş, siz Ateş'in Alman İstihbaratına çalıştığınızı ne zamandan beri biliyordunuz bu konuda dosyada hiç bir ibare yok, 24 Şubat 2010 tarihindeki ifadesinde  Ateş, DHKP-C diye bir örgüt tanımadığını ama 10 Mayıs 2010 tarihindeki ifadesinde müvekkilimi tamamen zan altında bırakır şekilde ifade veriyor, bu üç ay zarfında neler yaşandı, hazırlık dosyasında bununla ilgili hiç bir bilgi yer almıyor, bu soruyu aynı zamanda Federal Savcılığa da soruyorum: A. Ateş'e neler vaat ettiniz, hangi sözleri verdiniz, hangi pazarlıklar sonucunda A. Ateş müvekkilim hakkında ifade verdi?” sorusu üzerine uzun süre düşünen tanığa, avukat 'sayın tanık dinliyorum' demesi üzerine tanık panik halinde 'durun düşünüyorum' diyerek bir süre daha bekledikten sonra;

2009 yılında Lüdenscheid polisi teknik takip yaparken Ateş'in telefonu da takibe takılmış, bize bildirdiler. Cihan abi diye birisiyle telefon görüşmesi yapıyordu, biz bazı şeyleri değerlendirdikten sonra ben 2009 Şubat ayında Berlin'de bulunan BND (Alman Haberalma Servisi)’ye gittim ve onlara A. Ateş'i  sordum. Onlar da “bizim adımıza çalışıyor” dedi. BND ile bunu Federal Savcılığa bildirme konusunda anlaştık ve hem onlar, hem de ben telefonla bildirdik. 2010 yılında Ateş tutuklanınca federal savcılık bize Ateş ile konuşmak ve onu kendileri ile çalışma konusunda ikna etmek istediklerini söyledi ve görüştüler, daha sonra da ifade verdi”.

Bununla birlikte tanık hem Federal Savcılığın hem de Federal Kriminal Dairesinin A. Ateş'in BND adına çalıştığını dosyalarda geçtiği gibi 2010’dan beri değil 2009 yılından beri bildiklerini itiraf ediyordu. Bunun üzerine avukatlar tanığa bir soru daha sordular;  “ A. Ateş ifadesinde Almanya’dan Fransa’ya giderken hep Anayolu kullanıyordum, çünkü Robert ve Cihan'a güveniyordum’. Siz bu cümleden ne anlıyorsunuz? Demek ki Özbolat'ı Fransa’ya götürürken Ateş bunu Cihan ve Robert' e söylüyor ve onlar da güvenli güzergah vererek,  yani önlemeleri gereken bir şeyi önlemeyerek, suç işliyorlar, Ateş'in neden Cihan ve Robert'e güvendiği konusunda hiç soru sordunuz mu?” sorusuna tanık 'Hayır sormadık' deyince avukatlar, 'Tanığa bu koşullarda başka soru sormayacağız çünkü bu dosyada onlarca eksik var, eksiklerin tamamlanmasından sonra tanığı tekrar sorgulayacağız' dediler.

Tanığın çıkmasından sonra daha önce Ş. Özbolat'ın talebi üzerine DHKP'nin proğramının okunmasına geçildi ve duruşma sonuna kadar bitmeyen program, bir sonraki gün devam edilmek üzere duruşma bitirildi.

10 Haziran'da DHKP programının okunmasına devam edildi. Daha sonra Kongre kararlarından bazı bölümler okundu ve feda savaşçıları Uğur Bülbül ve Şengül Akkurt'un video görüntüleri gösterildi ve bunlarla ilgili yapılan DHKC açıklamaları okundu. Duruşmanın sonunda haftaya Nurhan Erdem, Cengiz Oban, Ahmet İstanbullu ve BND adına çalışan  A. Ateş' in tanık olarak çağrılacağı  duyurularak duruşma bitirildi.

Ana sayfa