Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Kuba'da 3.Uluslararası Gençlik Dayanışma Buluşması - 4 PDF Yazdır e-Posta
Perşembe, 23 Haziran 2011 00:00

15 Haziran: Kübalı gençliğin Che düşünce semineri 15 Haziran'da UJC (Komünist Gençlik Ligi)'nin okulunda devam etti.

2 gün süren Che semineri 15 Haziran'da saat 10.00'da Che Guevara Araştırma Merkezi çalışanlarının katıldığı bir toplantıyla devam etti. Che'nin hayatını araştıran ve belgeleyen araştırma merkezi üyeleri çalışmalarını ve Che'nin hayatını anlattılar. Etkinlikte ayrıca Bolivya'da yapılan araştırmalarına ilişkin bir belgesel gösterildi.

Yapılan konuşmalarda şunlar ifade edildi: "Ernesto neden Che Guevara olarak her yerde tanınıyor. Bizim merkezin amacı Che'nin düşüncelerinin derinliğine gitmektir. Gençti Latin Amerika'yı gezerken. Karşılaştığı gerçeği, deneyimleri hakkında notlar yazmaya alışıktı. Bir entellektüel olarak yazmadığı onları, tanık olduğu gerçeklerini belgelemek istedi... Marksist-Leninist düşünce taşıdı. Kübalı devrime katıldığında herhangi bir örgüte mensup değildi. Anti-emperyalist bakışı ve Latin Amerika hakkında bilgiye sahipti. 1965'de en önemli eserini yazmış Che. Devrimci sürecinde insanın değişikliğine dem vurdu. Ayrıca insanın devrimci süreci değiştirebileceğine değindi. Neden Bolivya'da öldüğü, neden sembol haline geldiği anlamak çok önemli. Bazen onun rolü küçümsenmektedir... Küba devrimi 1961'de sosyalist olduğunu açıkladı. Che sosyalizmin sorunlarını analize etti ve halkın hata yapmasını önlemeye çalıştı. Che'nin yolu enternasyonalisttir... Che düşünce adamıydı. Geleceğe ön görüşü vardı. Sovyetler Birliği'ni eleştirdi, ama sosyalizmin öldüğünü kabullenmezdi. Tek yol devrimin olduğunu söyledi."

Soru bölümünde söz alan Halk Cepheliler Türkiye'nin bir yeni-sömürge ülkesi olduğu ve Che'nin düşünceleri halen canlı olduğunu belirttiler. Ayrıca Nazım Hikmet'in Küba'da tanınmış bir devrimci şair olduğu ve zamanında devlet tarafından vatan haini olarak ilan edilip sürgün ve tutsak edildiğine değinildi. Bugün Türkiye iktidarının birçok kesimi tarafından büyük bir şair olarak anılması tamam bir riyakarlık olduğu ve Nazım'ın yolunu izleyen devrimciler yine baskı ve zulüm altında kaldığı ifade ettiler. Ayrıca Che'nın döneminde Türkiye hakkında çok fazla yazıların bulunmadığı, ancak araştırmacılar olarak Türkiye'deki emperyalist bağımlılık gerçeği konusunda Che bugün ne diyecekti sorusu yöneltildi konuşmacılara.

Halk Cephelilerin sorusuna kısaca "Che'nin her ülkeye gidemediğini, fakat devrimci sürecin olduğu bütün ülkeleri inceleyip oradan deneyim elde etmeye çalıştı. Yeni sömürgelere karşı çıktı. Tabi ki Türkiye kendi yolundan gitmek zorunda olacak. Bu konuda sizlere özellikle Che'nin 1964 yılında Birleşik Milletlerin önünde Arap ülkelerinin gerçeği üzerindeki konuşmasını okumaya tavsiye ediyorum" diye cevaplandı.

Che Araştırma Merkezi çalışanlarının katıldığı seminer öğleden sonra saat 14.30'da devam etti. Yine araştırma çalışmalarına dair örneklerinin verildiği toplantıda, Bolivya hükümetinin Che'nin arttıklarını önce saklamaya çalışıp, Kübalı araştırmacılarının çalışmaları engellemeye çalıştığı anlatıldı. Fakat bu şekilde Che'nin rolünü indirgemeyeceklerini anlamışlar ve bugün Küba'ya gelen bütün yabancılar Che'nin Santa Clara'daki anıt kabrini görmek istediği belirtildi.

 

16 Haziran:

Komünist Gençlik Ligi'nin programı 16 Haziran'da Che mozolesine ziyaretle devam etti. Sabah 7.00'de otobüslerle yola çıkan uluslararası delegeler Villa Clara bölgesindeki anıt kabrini gezdiler. Yaklaşık üç buçuk saat süren yolculuğun sonunda heyetler Ernesto Che Guevara Meydanı'na indiler. Meydandaki heykellerin resmini çeken delegeler toplu bir şekilde Che mozolesine girdiler.

İlk önce Che'nin ve Bolivya'daki gerilla savaşında şehit düşen yoldaşlarından geri kalan eşyaların bulundu bölüme gidildi. Ebedi ateşi simgeleyen bir ışık vardı odada ve arkasındaki köşe Bolivya ormanlarındaki toprakla süslenmişti. Ardından, mozolesine bitişik olan, Che'yi, fotoğraflar ve özel eşyalarıyla çocukluk yıllarından itibaren anlatan müze gezildi.

Anıt kabrindeki ziyaretten sonra otobüslere dönen heyetleri bir sürpriz bekliyordu. Herkes yerini aldıktan sonra, Che ile Kongo savaşına katılan bir gerilla içeriye girdi. Coşkuyla Che ile anılarını anlattı ve insanlarla sohbet etti. Vedalaşırken, birçok kişi onunla birlikte otobüsten indi ve beraber fotoğraf çektirdi.

Ernesto Che Guevara Meydanı’ndan ayrıldıktan sonra Villa Clara'da bir restoranda birlikte öğlen yemeği yendi. Yemekten sonra otobüsle yine Villa Clara'da bulunan ve gerillalar tarafından pusuya düşürülen zırhlı trenlere gidildi.

26 Aralık 1959'ta, devrime karşı savaşan Batista rejimine ait 373 asker ve silahlarla donanmış Santa Clara'ya yaklaşan zırhlı trene, Che'nin öncülüğünde bulunan 26 Temmuz Hareketi adındaki bir gerilla grubu saldırdı.

Şehir halkının desteğindeki gerillalar tren raylarının 30 metresini yok ederek bir buldozerle trenin raydan çıkmasını sağladı.

Trenin zemini çelik değildi ve gerillalar oraya molotof attılar. Trenin içi aşırı sıcak olunca askerler dışarıya çıkıp teslim olmak zorundaydı. Saatlerce süren çatışma sonucu gerilla Batista ordusunu yendi ve 1 Ocak 1959'da Bastista Küba'dan Dominika Cumhuriyetine kaçtı.

Halen orijinal olarak yerinde bulunan tren bölümleri gezildikten sonra, Havana'ya geri dönüldü.

 

17 Haziran:

Küba gezisi burada birçok uluslararası gençlik örgütleri için son bulurken Halk Cephelilerin programı devam etti. Yunanistan'daki Synaspismos gençlik örgütündeki heyetle Halk Cepheliler sabah 9.30'ta tarımla ilgili bir bilim merkezini ziyaret ettiler. Enstitü müdürü ve Komünist Gençlik Ligi'ne bağlı öğrenciler karşıladı gelen heyeti. Sinevizyon gösterimi ile enstitünün çalışmaları anlatıldı. Müdür, buradaki bilim merkezi 1971 yılında Küba ile Bulgaristan arasındaki ortak çalışmasıyla oluşturulduğu anlattı. Enstitünün amacı ülkenin tarım kültürünü araştırmak olduğu belirtildi. Bulgaristan'dan teknik aygıtlar ve bitkiler getirilip Küba'daki iklimine göre dönüştürüldü. Bazı Kübalı araştırmacılar biberin yetişmesini iyileştirdiler ve iyi sonuçları nedeniyle Fidel araştırma merkezini bu bölgeye taşınmasını istedi. Enstitüye "deneysel istasyon" adını verdiler.

Bilim merkezinin görevi ayrıca çiçekleri, baharatları ve sebzeleri korumaktır. Bitkilerin üzerine kimyasal madde kullanmadan, doğal ilaçlar toprağa veriliyor. Bu şekilde bitkiler parazitlere karşı dirençli oluyor ve vitaminler kaybolmuyor.

Enstitünün müdürü ayrıca Arjantin, Brezilya, Venezüella ve Almanya gibi ülkelerle bu alanda işbirliği yapıldığını belirtti.

Saat 11.30'a kadar süren görüşmenin ardından toplu resim çekildi ve Halk Cepheliler bilim alanında kaydedilen bu büyük başarılarından dolayı çalışanları ve öğrencileri tebrik etti.

Ögleden sonra, saat 14.30'ta Komünist Gençlik Ligi'nin merkez bürosunda bulunan Avril (Nisan) Yayın Evine gidildi.

Uluslararası ilişkiler sorumlusuyla görüşen Halk Cepheliler ve Synaspismos gençliği yayınevi tarafından çıkartılan dergileri hakkında bilgi aldı. Yayınevi periyodik olarak 5 dergi çıkartıyor. Bunlardan biri 5-11 yaşlarındaki ilkokul çocukları için yayınlanan ‘Zum Zum’ isimli karikatür dergisi var. Çocuklara çizgilerle neyin yapılıp yapılmaması gerektiğini anlatan dergi, sadece Küba kültürünü değil aynı zamanda evrensel kültüre yer veriliyor.

12-15 yaşındaki gençler için ‘Pionera’ isimli aylık bir dergi yayınlanıyor. Derginin kültür bölümlerinin yanında bu yaş grubunun ilgi alanları, genç insanlarla röportaj, moda ve vücut sağlığına dair yazılar var. Ayrıca aile ilişkilerine önem veriliyor. Dergi çalışanlarla okurların arasındaki sohbetlerini ve bütün ülkedeki gerçekleri yazıyor.

16-30 yaşlarındaki üniversite gençliği, işçi, işsiz, hapishanede bulunan tüm gençler için yayınlanan ‘Somos Jovenes’ (Genciz) isimli dergi yayınlanıyor ayrıca. Okurların gönderdikleri makalelerini de yayınlayan dergide, eleştiriler ve yorumlar da yer alıyor. Derginin 4-12 arasındaki sayfalarında uyuşturucuyu, alkol ve sigarayı önleyen ve bu konuyu aydınlatan yazılar yayınlanıyor. Derginin orta sayfasında gençlikte en popüler sanatçıların resmi var. Bu dergi 35 yıldır yayınlanıyor.

Kasım ayında yayın hayatının 90. yıldönümünü kutlayan ‘Alma Mater’ dergisi üniversite öğrencilerine hitap ediyor. Öğrenciler bu dergiye görüşlerini iletiyorlar ve bunun dışında mektup ve mail adresleri de yayınlanıyor. Bu dergide bütün ülkedeki öğrencilerin görüşleri yansıtılıyor. Dergi daha yüksek eğitimine sahip insanlara yönelik yayınlanıyor.

İki ayda bir yayınlanan ‘Juventud Tecnica’ isimli dergi, teknik haber ve bilgileri yazıyor. Bilimi halka daha kolay ulaştırmak ve kavratmak için bir araç olarak görülüyor. İnsanların gönderdiği makalelere de yer veriliyor.

‘Barbudo’ isimli dergi 45 yıllık bir yayındır. Genç sanatçılara için yayınlanan dergide edebiyat konuları yer alıyor ve genç sanatçıların yeteneklerini ortaya çıkartmak istiyor. Bu dergide bütün sanat gösterilerine yer veriliyor, herkesin katılabileceği şiir yarışmaları yapılıyor.

Bütün dergilerin kendi web siteleri var ve pdf olarak okunabilinir.

Komünist Gençlik Ligi çalışanı, dergilerini tanıttıktan sonra, Havana'daki bütün kütüphanelerinde, yayınevinin 80 kitabı bulunduğunu anlattı. Çocuk edebiyatı konusunda güçlü olduklarını da belirtti. Büyükler için de edebiyat mevcut olduğunu söyleyen temsilci, sadece Küba ile ilgili değil, farklı ülkeler üzerine de kitaplar mevcut olduğunu anlattı.

Dergide 150 çalışanı olduğunu anlatan Komünist Gençlik Ligi temsilcisi, 100.000 derginin basıldığı bilgisi verdi. Bu tirajın bazen yetmediği, fazla istek olduğu yayın bürosuna gelen maillerden anlaşılıyormuş.

Yayın evinden sonra Halk Cepheliler saat 16.30'ta Jose Marti Sanat Eğitmen Tugay'nın bazı üyeleriyle görüştüler. Yaratıcılık için sorumlu olan Sanat Eğitmen Tugay 20 Ekim 2004'de Fidel Castro'nun katılımıyla kuruldu. Sanat Eğitmenler aynı zamanda kurumlarında okul çocuklarına sanatsal eğitim veriyor. Bu eğitime resim çizmek, müzik enstrümanları ve tiyatro gibi faaliyetler var. Tugay, bütün ilçelerde düzenlediği festivallere en başarılı eğitmenleri gönderiyor ve orada çalışmaları sergileniyor. Her sene ödül veriliyor  ve en yüksek ödül Sanat Eğitmenler Günü olarak kabul ettikleri 18 Şubat'ta veriliyor.  Bu tarih, sanat eğitmen olarak çalışan ve bir proje sırasında hayatını kaybeden Olga Alomo'nun doğum günü.

Tugay’ın ana hedeflerinden bazılarının; Yaratıcılığın gelişimi için çalıştaylar,  Çocukları ve öğretmenleri hazırlamak ve eğitmek,  Okulların sanat kültürünü desteklemek olduğu anlatıldı.

Küba'da 10.000'e aşkın kurumda çalışan toplam 18.000 sanat eğitmenleri var. Eğitmenler ayrıca ALBA ülkeleriyle ortak çalışıyor ve belli sürelere Venezüella gibi ülkelerde faaliyetlerini sürdürüyor.

Türkiye'deki devrimci sanat alanından da örnekler veren Halk Cepheliler buradaki ziyaretten sonra otelde akşam yemeğine gittiler ve saat 20.00'de yakın mahallede bulunan Devrim Savunma Komiteleri'nde (CDR) ziyarette bulundu. Halk Cepheliler CDR'de örgütlenen mahalle halkı tarafından sıcak bir şekilde karşılandı. Önce CDR'lerin kuruluşunu anlatan halk, mahallelerindeki projelerini ve çalışma yöntemlerini anlattı. Düzenli bir nöbet sistemi ile mahalle düşmanlara ve olası bir saldırıya karşı kendini koruyorlar. Bunun dışında mahalledeki, ev tamirat gibi bütün ihtiyaçlarını kollektif bir şekilde gideriyorlar. Mahallelerinde çocuk ve aile arasındaki ilişkilerinde sorun yaşanmadığını belirten CDR temsilcileri büyük bir ilgiyle Türkiye halklarının sorunları ve devrimcilerin mahalli çalışmalarını dinledi. Vedalaşırken, Halk Cepheliler Küba halkına karşı olan büyük saygısını ifade ederek, burada yaptıkları işlerinin büyük bir örnek olduğunu belirttiler.

 

18 Haziran:

Sabah 5.30'da Playa Giron (Domuzlar Körfezi) çıkarmasının gerçekleştiği bölgeye gidildi. 3 saat süren yolculuğun sonunda Playa Giron müzesi gezildi. Küba'nın en yoksul bölgesi olan Playa Giron'da, 1961 yılında ülkeye saldırı ve sabotaj eylemleri planlayan ABD ve CİA destekli Kübalı karşı devrimciler, Fidel'in önderliğinde savaşan Kübalı halkı tarafından püskürtüldü.

Müzenin bahçesinde ABD'nin kullandığı tankları, savaş gemileri ve havadan düşürülen savaş uçakları sergileniyor. İçerde direnişte şehit düşen Kübalı savaşçılarının resimleri ve özgeçmişlerinin yanında, direnişte kullanılan bazı silahlar ve direnişten fotoğraflar sergileniyor.

Müzedeki geziden sonra, yakınlarda bulunan bir evde yemek yendi ve ardından timsahların ve kaplumbağaların bulunduğu milli park gezildi.

Halk Cepheliler ayrıca 20 Haziran'da Komünist Gençlik Ligi'nin Uluslararası İlişkiler bürosunu ve İCAP (Halklarla Dostluk için Kübalı Enstitüsü)'nü ziyaret ettiler. Okul ve hastaneler için yardım malzemeleri getiren Halk Cepheliler, bu kurumların çalışanlarıyla sohbet ettiler ve program konusundaki memnuniyetini dile getirdiler. Ziyaret edilen kurum temsilcileri de özellikle Kübalı 5'lere sunulan destekden dolayı Halk Cephelilere teşekkür ettiler ve kapıları her zaman açık olduğu ifade ettiler...

Kuba-genclik-20110615-18-01Kuba-genclik-20110615-18-02Kuba-genclik-20110615-18-03Kuba-genclik-20110615-18-04Kuba-genclik-20110615-18-05Kuba-genclik-20110615-18-06Kuba-genclik-20110615-18-07Kuba-genclik-20110615-18-08Kuba-genclik-20110615-18-09Kuba-genclik-20110615-18-10Kuba-genclik-20110615-18-11Kuba-genclik-20110615-18-12Kuba-genclik-20110615-18-13Kuba-genclik-20110615-18-14Kuba-genclik-20110615-18-15Kuba-genclik-20110615-18-16Kuba-genclik-20110615-18-17Kuba-genclik-20110615-18-18Kuba-genclik-20110615-18-19Kuba-genclik-20110615-18-20Kuba-genclik-20110615-18-21Kuba-genclik-20110615-18-22Kuba-genclik-20110615-18-23Kuba-genclik-20110615-18-24Kuba-genclik-20110615-18-25Kuba-genclik-20110615-18-26Kuba-genclik-20110615-18-27Kuba-genclik-20110615-18-28Kuba-genclik-20110615-18-29Kuba-genclik-20110615-18-30

Ana sayfa