| Grup Yorum Viyana’daydı |
|
|
|
| Pazartesi, 17 Ekim 2011 12:57 |
|
Türkülerimizle, halaylarımızla, horonlarımızla Avrupa’da bizi çürütmek, ezmek, yoketmek isteyen kültüre karşı direniyoruz... Alkışlar susmuyor, Grup Yorum bir kez daha çağrılıyor sahneye. Oysa, üç saati aşkın bir süredir sahnede Grup Yorum. Ama Viyana’daki binlerce Türkiyeli’ye bu süre de yetmiyor ve konserin bittiğini açıklayan Grup Yorum tekrar sahneye çağrılıyor. Burası Viyana. İki ayı aşkın bir süredir çalışmaları sürdürülen Viyana Grup Yorum konseri, 15 Ekim’de Gasometer konser salonunda yapıldı. İki bini aşkın kişi vardı salonda. Her milliyetten, mezhepten... her yaştan... başı örtülüsü, açığı... saçlarını “modaya” göre kestirmiş gençlerle, Dev-Genç tişortlu gençler birlikte hayala duruyorlar. Devrimci demokrat kesimin etkinliklerinde o güne kadar bulunmamış bir kesim var salonda. Grup Yorum birleştiriyor. Grup Yorum düzenin politika dışında tutup düzenin kültürüne hapsettiği kesimlere türküleriyle, marşlarıyla başka idealleri, ülkemizin, örgütlenmenin ve kavganın güzelliklerini gösteriyor. Viyana halk konseri, 15 Ekim, Cumartesi günü 19.40’da ‘Sahip olduğumuz tüm hak ve özgürlükleri borçlu olduğumuz” şehitlerimiz için saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından yapılan konuşmalarda Avrupa emperyalizminin göçmenlere yönelik düşmanlığı, yozlaştırmaya yönelik kuşatması, Avrupa emperyalizmi tarafından tutsak edilen devrimciler anlatılarak mücadele ve örgütlenme çağrısında bulunuldu. “Grup Yorum bizim sesimizdir, sözümüzdür, türkümüzdür. Grup Yorum kültürel yozlaşmaya tavır alışın somut ifadesidir... Grup Yorum bizimdir, tüm halkımızındır, tüm dünya halklarınındır. Mücadelenin soluk alıp verdiği her alanda onlar vardır.” anonsuyla Grup Yorum sahneye davet edildi. Sonrasında türküler, marşlar, halaylar vardı gecede. Halk Konserinin ikinci bölümü Anadolu Federasyonu adına yapılan konuşmayla başladı. Anadolu Federasyonu konuşmasında şunlar vurgulandı: “Biz de, vatan topraklarımız dışında yaşayan Türkiyeliler olarak, umudu büyütmeliyiz. Biz de binler, onbinler olmalıyız. Bizi aşağılayan bu sisteme karşı, ırkçılığa, emperyalist baskılara karşı, biz de örgütlenmeli, güçlü olmalıyız. ... Avrupa emperyalizmi, gençlerimizi, uyuşturucu, fuhuş, kumar, yozlaşma bataklığına sürüklüyor. ... Biz Anadolu Federasyonu’nun vatansever, devrimci üyeleri olarak, bu yozlaşmaya karşı, doğruluğu, dostluğu, dayanışmayı, değerlerimizi ve onurumuzu savunuyoruz. Avrupa’daki yozlaşmaya, yalnızlaştırmaya, çaresizliğe karşı direnişi örgütlemek için varız biz. Ülkemizdeki gelişmeler karşısında duyarsız kalmamak için varız.” Anadolu Federasyonu’nun konuşmasının ardından ilticacıların haklarını savunan bir kuruluş olan Asyl Not adına Michael Genner kısa bir konuşma yaparak, Avrupa demokrasisinin, demokrasiyi ve insan haklarını nasıl çiğnediğini anlattı. Bunun ardından sahneye Gençlik Federasyonu adına Çiğdem Yakşi çıktı. Yakşi, 42 yıllık bir geleneğin, Dev-Gençlilerin selamını ve kavgasını taşıdı Viyana’ya. Konserin birinci bölümünün bitimine doğru, bir grup kendini bilmez, sık sık karşımıza çıkan benmerkezcilikleri ve devrimci harekete karşı tahammülsüzlükleriyle geceyi düzenleyenlerin tesbit ettiği çerçevenin dışında sloganlar atıp, bir de üstüne geceyi düzenleyenlere hakaretler, küfürler edip provokasyon yaratmaya kalkışınca, uygun biçimde salondan çıkarıldılar. Erdal Bayrakoğlu ve Burhan Berken Grup Yorum’a eşlik ederek, şair Ruhan Mavruk ise şiirleriyle, umudun, Anadolu’nun sesini taşıdılar Viyana’daki halkımıza. Mavruk, Yorum’un Görüş Kabini türküsü sırasında sahneye çıkarak ülkemizdeki ve Avrupa’daki tecrite değindi. Konser öncesinde ve konser boyunca, direnerek kazanmanın örneklerini, Anadolu Federasyonu’nun 6 yılını, Güler Zere için verilen mücadeleyi ve şehitlerimizi anlatan çeşitli sinevizyon gösterimleri yapıldı. Ayrıca gerek sunucular, gerekse de Grup Yorum’un ortak bir çağrısı daha vardı. Avrupa’da yaşayan tüm halkımız, 25 Şubat 2012’de Almanya’nın Essen şehrinde yapılacak Grup Yorum konserine çağrıldı. Gece, “Avrupa’nın orta yerinde umudu büyütelim. Gelin, bize dayatılan ırkçılığa, aşağılanmaya, sömürüye karşı birleşelim, direnelim, kazanalım!” çağrısıyla ve Grup Yorum’un türkülerinden marşlarından yüreklere taşınan büyük bir coşkuyla sona erdi. |