| Anadolu Gençlik Kış Kampı düzenlendi... |
|
|
|
| Salı, 10 Ocak 2012 19:05 |
|
10 günlük kampın ilk günü kampın geçirileceği yere yerleşme, kamp programının açıklanması, görev dağılımlarının yapılmasıyla geçerken, bir yandan da kampımıza yeni katılan gençlerin tanışmasıyla geçti. Kampın ikinci gününden itibaren kamp günleri sabah mutfak nöbetçilerinin 07.00'de kalkıp kahvaltı için hazırlıklarıyla başladı. 08.00'de ise kampın uyandırılması topluca yapılan kahvaltılarla günlük çalışmalar başladı. Dev-Genç şehitleri, dünden bugüne Dev-Genç tarihi ve kampanyaları, arkadaşlık, aile ilişkileri, kültür, sanat ve spora yaklaşımımız, dilimiz, sloganlarımız konulu çalışmaların yanında, oluşturulan gruplarla yapılan grup çalışmaları kamp günlerinin dolu dolu geçmesini sağladı. Akşam ve bazen gün içinde filmler ve belgeseller izlendi. Bunlar, Persepolis, 19 Aralık belgeseli, Damında Şahan – Güler Zere, Maymunlar Cehennemi idi. Radyo grubunun hazırladığı Kamp Radyosu ise öykü ve şiirlerle akşam kampta duygulu anlar yaşatıyordu. “Acıyı kan anlatır” isimli öykü Maraş katliamı ile Naziler tarafından öldürülen Türkiyeli esnaflardan birinin Maraşlı olmasını ve bu ikisi arasındaki bağı anlatırken, Kültür ve Sanatta Tavır dergisinden alınan ve mendil satarak aile bütçesine katkı sağlayan iki çocuğun arkadaşlığını anlatıyordu. Bir başka gün Aziz Nesin'nin “Damda Deli Var” öyküsü seslendirildi. Günlük programlar bittikten sonra yatma saatine kadar oynan toplu oyunlar kampın eğlence kaynağı oldu. Kampın 6. günü Perşembe akşamı bir müzik dinletisi yapılırken söylenen “Amerika Katil, Defol” marşının bitiminde alkışlardan hemen sonra elektriklerin kesilip gelmesi ve gök gürlemesi marşın içeriğini onaylar gibiydi. Cuma günü “Irkçılığa karşı tek ses” kampanyası çerçevesinde çalışmalar yapılıp küçük bir koro ile kayıtlar yapıldı. Ayrıca Anadolu Gençliğin gazetesi “Bizim Gençlik” tanıtımı yapılarak gazetenin içeriğine ilişkin öneriler alındı. 31 Aralık yani 2011'in son günü, Türkiye'den gelip kampın konuğu olan ve Büyük Direniş'in iki Dev-Gençli şehidi Canan ve Zehra Kulaksızın babası Ahmet Kulaksız ile bir söyleşi düzenlendi. Yeni yayımlanan kitabı “Herşeyin Başladığı Yerden” tanıtımının da yapıldığı söyleşide önce Canan ve Zehra'yı anlatan bir belgesel izlendi. Şehit babası olarak yaşadıklarını, 30 Mart anması için Kızıldere'ye gittiğinde duygularını anlattı. Daha sonra yılbaşı eğlencesi hazırlıkları başladı. Bir yandan yemekler hazırlanırken, diğer yandan konuklar karşılandı. Skeç ve video gösterimleri hazırlıkları da büyük bir hızla tamamlandı. Akşam 22.00'ye doğru akşam yemeği yendikten sonra yılbaşı mesajı okundu. Daha sonra sunulan iki skeçten biri Van depreminden sonra İstanbul'a gelmiş bir aileyi konu alıyordu. Skeçten bittikten sonra bu yılın son iki gününde 2 çadırın yandığı, bir kişinin bu yangıda öldüğü, 9 kişinin de yaralandığı duyuruldu. Yeni yıl dışarıda havai fişekler, marşlar ve kucaklaşmalarla karşılandı. Daha sonra program kaldığı yerden devam etti. Skeçler, kampta yaşanan komik anların fotoğraflarından oluşan bir video gösterisi, fıkralar ve halaylarla devam etti. Yeni yılın ilk günü ise yapılan şehir gezisi ve “Bizim Geçlik” gazetesinin satışı ile başladı. Akşama doğru yapılan toplu değerlendirmelerle kamp resmi olarak sona erdi. Gençler beraber geçirecekleri bu son akşamın tadını çıkarmak istercesine uyumak istemezken, bu kadar çabuk kaynaşabilen ve sanki yıllardır arkadaşmışçasına bir arada olmanın mutluluğunu ve ertesi gün ayrılacak olmanın hüznünü yaşadılar. Yeni kamplarda ve etkinliklerde bir arada olma, daha kalabalık kamplar örgütleme sözleri verildi. 2 Ocak Pazartesi öğlene doğru kamp yerinin temizliğinin bitirilmesiyle gençler öğretici, eğlenceli ve sıcak geçen kampın bitmesinin hüznüyle geldikleri şehirlere döndüler. |