Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

GRUP YORUM: "İŞTE BURADAYIZ!" PDF Yazdır e-Posta
Perşembe, 12 Mayıs 2011 00:00

"Arkadaşlarımız serbest bırakılana kadar... Vatan'da, Emniyet Müdürlüğü'nün önünde olacağız..." Sibel Yalçın'daki protesto eylemiyle yetinmeyen Grup Yorum "arkadaşlarımız serbest bırakılana kadar İstanbul Emniyet Müdürlüğü önünde oturma eylemi yapacağız. Bizlere destek olmak isteyenleri yapacağımız eyleme çağırıyoruz" dedi.

Yapılan konserleri, 1 Mayıs'taki kitleselliği hazmedemeyen ve korkuya kapılan ve bu yüzden baskınlar düzenleyen AKP iktidarına haddini bildirmek gerekiyordu. Bunun üzerine yapılan yürüyüşlerle yetinmedi Grup Yorum. Zulmün açıkça uygulandığı o işkence merkezine gidilip birebir yüz yüze gelinmeliydi. İşte Yorum'u Yorum yapan gelenek hayata geçiyordu: Dişe diş kavga ve direniş. "Arkadaşlarımız serbest bırakılana kadar... Vatan'da, emniyet müdürlüğünün önünde olacağız..."

22.30'da hazırlanan malzemeler (pankart, döviz, battaniyeler, bağlama, gitar vs.) taksilere bindirilerek İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne hareket edildi. Vatan önüne gelindiğinde ana kapı girişine battaniyeler serildi. Ve yan tarafa da "Türküler Susmaz Halaylar Sürer Grup Yorum'a Özgürlük" pankartı serildi. Ve direniş fiili olarak başladı. Yorum gözaltında bulunan 46 kişi için söylemeye başladı: "Bu toprakta kalır adın tohumların arasında..."

Şimdi gitar ve bağlama birer silah, notalar da bu silahlara sürülmüş birer mermidir. Zulmün yuvasının kapısı dövülmektedir şu an... Bu kapışmayı kaçırmak istemeyen neredeyse tüm medya oradaydı. Ve daha ikinci türküye geçmeden hemen röportaj yapmak istediler. "Neden buradasınız?" Sordukları soru buydu. Yorum üyelerinden İnan Altın anlatmaya başladı: "Biz bugün 23.00 itibariyle Grup Yorum olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü önünde bir oturma eylemi başlattık. Yalnız biz değil dinleyicilerimiz de destek amaçlı yanımızda. Biz dinleyicilerimizden aldığımız güçle bu günlere geldik. Büyük konserler yaptık. Çok büyük bedeller ödeyerek bizleri sahiplendiler. İşten, okuldan atılma pahasına, yaz-kış demeden afişlerimizi astılar, biletlerimizi sattılar. Ve şimdi hem elemanlarımız hem de onlar gözaltındalar. Onlar serbest bırakılana kadar oturma eylemine devam edeceğiz."

"Neden gözaltına alındılar?" sorusuna da İbrahim Gökçek cevap veriyor: "Bizler 17 Nisan'da büyük bir konser yaptık. Kitlesel, coşkulu 1 Mayıs gerçekleştirdik. Bunlara duyulan hazımsızlığın sonucu. Onların hiç bir suçu yok. Onların tek suçu mahallelerde yozlaşmaya karşı çıkmak, üniversitelerde parasız eğitim istemek ve meydanlarda bağımsız Türkiye sloganlarını haykırmaktı. Onların bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz."

Onlar bu görüşlerini açıklarken zulmü uygulayıcılar da içeride ne yapacaklarını düşünüyordu. Planlarını yaptılar ve dış kapıya gelerek tehditlere başladı emniyetin yetkililerinden biri: "Bu yaptığınız eylem yasadışıdır size belirli bir süre tanıyoruz. Burayı terk ediniz yoksa sizi zorla uzaklaştıracağız" diyor ve gidiyor.

Ve Yorum gözaltıların serbest bırakılana kadar oturmaya devam edeceklerini belirtip tehditlere aldırmayarak türkülerine devam ediyor. Elbette buna tahammül edemeyen polisler 15 dakika sonra gelip eylemcileri ablukaya alıyorlar. Ve birbirine kenetlenen eylemcileri işkenceyle birbirinden ayırarak yerde sürükleyerek ayırmaya çalışıyorlar. Grup Yorum Susturulamaz sloganı ile bir direniş yaşanıyor. Burada iki gruba bölüyorlar eylemcileri. Zorla alabildiklerini Aksaray Metro çıkışına kadar sürüyorlar. Diğerleri ise daha ileride kalıyorlar. Avukatların gelmesi ile yaşanan saldırı sona eriyor. Bu sırada gözaltından çıkan Ali Aracı, Caner Bozkurt ve Ayfer Rüzgar eylem yerine geliyor. Metro çıkışındakilerle kucaklaşıyorlar tek tek. Böylelikle onlar da eyleme katılmış oluyorlar. Burada basın mensupları hemen röportaj yapıyorlar onlarla.

"Gözaltına alınmanızın sebebi nedir?"

Ali Aracı: "Bizim nasıl alındığımızı biliyorsunuz. Gecenin üçünde gelip kapıları kırarak içeri girdiler. Hiçbir sebebini bilmiyoruz. Neden bırakıldığımızı da bilmiyoruz. Neden alındığımız da bilmiyoruz. Bu durum gayri meşrudur. Biz serbest bırakıldık ve arkadaşlarımızın burada olduğunu duyunca buraya geldik."

Bu kez İbrahim Gökçek'e yöneldi soru: "Neden bu gözaltılar?"
- "İşte görüyorsunuz. İçerde işkence, emniyet önünde kendi binalarının önünde işkence, sokakta işkence, mahallelerde işkence, üniversitede işkence, hayatın olduğu her yerde işkence... Onlar zevk ve sefa içinde yaşayacaklar, paralar kazanacaklar, çocuklarına gelecek alacaklar, gecekonduları insanların başına yıkacaklar, para babalarına para kazandıracaklar ama bu ülkenin sanatçıları, aydınları, gençleri haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, faşizme karşı çıktıkları için bunlar reva görülecek. Bunu kabul etmiyoruz. Bugün yaşadığımız Türkiye gerçeğidir. Bu gerçeği kabul etmediğimiz için buradayız. Onlar serbest bırakılana kadar da burada olacağız."

Zaten Yorum'u Yorum yapanlardan biri bu değilmiydi: "Bu gerçeği kabul etmiyoruz.Açlığı, yoksulluğu kabul etmiyoruz... Yozluğu kabul etmiyoruz... Emperyalizmi kabul etmiyoruz... "

Daha sonra ikinci grup da buraya geliyor. Polisin ilk saldırısı esnasında el koyduğu battaniyeler geri alınarak burada uygun bir alana serilmeye başlanıyor.

Tüm bu yaşananları söylenenleri medya gibi tarih de kaydediyor. Ve ilginç bir durum ki 24.00 civarında burada eylemcilerin başında bekleyen çevik kuvvet geri çekiliyor... Geriye kalanlar yere serili battaniyeler, asılı duran pankart ve direnişçiler... Yorum oturuyor tekrar ve söylemeye devam ediyor. Karanlığın merkezine karşı söylüyorlar türkülerini ve sabahlıyorlar.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü önünde Grup Yorum üye ve dinleyicileri direnişlerini sürdüror. (12 Mayıs 2011)

Ana sayfa