| Ankara'daki Keyfi Gözaltılara Protesto Eylem ve Açıklamaları |
|
|
|
| Çarşamba, 18 Mayıs 2011 00:00 |
|
ANKARA: Ankara'daki Keyfi Gözaltılar Protesto Edildi Ankara'da sabah saatlerinde evleri basılarak gözaltına alınan 11 TAYAD'lı ve dernek çalışanının şerbest bırakılması için basın açıklaması yapıldı. 17 Mayıs Salı günü, Ankara Yüksel caddesinde saat 18.00'da yapılan basın açıklamasında gözaltıların keyfi olduğu belirtilerek derhal serbest bırakılmaları istendi. Okunan basın açıklamasında yaşananların ilk olmadığı AKP iktidarı ve onun polisinin devrimcilere tahammülsüzce saldırıp gözaltına aldığı tutukladığı dile getirildi. Açıklamada “…halkın umudu olmaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Başeğmeyeceğiz.” denildi. “Halkız Haklıyız Kazanacağız, Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadalemiz, İşbirlikçi AKP Halka Hesap Verecek, Baskılar Gözaltılar Tutuklamalar Bizi Yıldıramaz, Gözaltılar Serbest Bırakılsın” sloganları atıldı. 150 kişinin katıldığı açıklamaya DİSK Genel İş Sendikası yöneticileri, KESK, Eğitim-Sen üyeleri, BES, Devrimci Mücadelede Mühendis Mimarlar, Partizan, Yeni Demokrat Gençlik, Kaldıraç, Emekçi Hareket Partisi ve ESP de destek verdi. Açıklamadan sonra yarım saatlik oturma eylemi yapıldı. Oturma eylemi sırasında KESK Genel Sekreteri Kasım Birtek kısa bir konuşma yaptı. Yaptığı konuşmada ülkemizde yapılan hukuksuzluklara ve son dönem yaşanan dernek baskınlarına ve keyfi gözaltılara değindi. Oturma eylemi sırasında marşlar söylenip sloganlar atıldı. Basın açıklamasına katılan Grup Yorum üyelerinden Eren Olcay da söz alarak baskılar bizi yıldıramayacak dedi ve kitleyle birlikte Cav Bella Marşını seslendirdi. Eyem, bu saldırıların, gözaltıların ilk olmadığı ve hiçbir ailemiz, anamız, babamız ve arkadaşımızı zulmün elinde bırakmayacağımız, adaletin bir gün herkese lazım olacağı vurgusu yapılarak bitirildi. Açıklamanın Tam Metni: 17 Mayıs 2011 Halkımıza ve Basına; BAŞEĞMİYORUZ, EĞMEYECEĞİZ! Bir kez daha, polis Ankara sokaklarında terör estirdi. Yaşlı anneleri, babaları gerekçesini bile açıklamadan gözaltına aldılar. Yaşadıklarımız ilk değildir. Halk düşmanı AKP'nin polisi aylardır yoksul mahallelerde terör estiriyor. Onlarca insan hiçbir maddi dayanağı olmadan tutuklandı. Daha geçtiğimiz hafta İstanbul'da yasal dernekler basılarak 'hücre evi' ilan edildi. Polisin, savcıların rahatça ulaşabileceği, açık kimliği ile yaşamını sürdüren devrimci sanatçılardan, öğrencilere kadar, değişik kesimlerden 46 devrimci bir gecede terörist ilan edildi. Bu sabah yaşadığımız saldırı da farklı değildi. Sabah 07.00'de aynı anda girilen evlerden toplam 11 kişi gözaltına alındı. Arama adı altında evler talan edildi. Kitaplara, dergilere toplatma kararı olmadığı halde keyfi olarak el konuldu. Evlerde bulunan herkes polisin tehditkar ve taciz edici konuşmalarıyla karşılaştı. Gözaltına alınanlar terörle mücadele şubesine götürüldüler ve hala orada tutuluyorlar. Saldırıların nedeni açıktır: Gözaltına alınan annelerimiz, kardeşlerimiz, eşlerimiz, bu ülkenin onurlu yaşamayı seçmiş insanlarıdır. Hapishanelerdeki devrimci tutsakları sahiplenenlerdir onlar. Onlar “tecrite son verilsin, hasta tutsaklara özgürlük” diye mücadele edenlerdir. Parasız eğitim istediği için 1 yıldır tusak olan Ferhat ve Berna'nın dışarıdaki sesi olanlardır. Kentsel dönüşüm yalanıyla evlerimizi yıkmak isteyenlere karşı “evlerimizi yıktırmayacağız” diye direnenlerdir. Bağımsız bir ülkede, özgürce yaşamamızı isteyen ve bu uğurda kavgayı ve umudu büyütenlerdir. Demokrasinin olmadığı, her gün haklarımızın gasp edildiği, çocuklarımızın emperyalizme borçlu doğduğu bir ülkede bunları talep etmek herkesin görevidir. Parasız eğitim, parasız sağlık istemek suç değildir. Barınma hakkını savunmak suç değildir. 1 Mayıs'ta alanlarda örgütlü halkın gücüyle umudu büyütmek suç değildir. Devrimci tutsakları sahiplenmek, hasta tutsaklara özgürlük istemek suç değildir. Eğer suçsa, biz bu suçları işlemeye devam edeceğiz. Biliyoruz ki, asıl suçlular ülkemizi ABD ve Avrupa emperyalistlerine peşkeş çekenlerdir. Kardeş halkların katledilmesi için tezkere çıkaran, üslerimizi, limanlarımızı katliamlar ve işgallar için katillere kullandıranlardır. Asıl suçlu işbirlikçi, halk düşmanı AKP'dir. Halk düşmanlarına karşı, halkın umudu olmaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz! Başeğmeyeceğiz! Gözaltına alınan arkadaşlarımız ve ailelerimiz derhal serbest bırakılmalıdır. İşkencecilere, katillere sesleniyoruz: kanlı ellerinizi ailelerimizin, arkadaşlarımızın üzerinden çekin! Biz halkız. Halkı yok edemez, susturamaz, bitiremezsiniz. Bağımsız, demokratik bir ülke için mücadelemiz her koşulda sürecektir! Ayrıca; polis, arama ve gözaltı için gittiği evlerden birinde telefonunu unutmuş. Bunu biz söylemiyoruz. Sonrasında saat 11.00 sıralarında eve gelen 2 polisin iddiası budur. Bu polisler, ellerinde hiçbir arama kararı vb. olmadığı halde evi dağıtarak telefonlarını aramışlar. Daha sonra tehditler savurarak gitmişler. Saat 13.30 sıralarında bu defa 15 kişilik bir polis grubu eve gelmiş. Yine telefonu sormuş ve bulunmaması durumunda ev halkı ve misafirlerine zarar vermekle tehdit etmişlerdir. Ayrıca “canlı bomba düzeneği yaparlar, kullanırlar” gibi sözlerle de salrdırganlıklarına kılıf uydurmaya çalışmışlar. Saat 17.00'de tekrar geleceklerini söyleyip, herkese telefon bulunana kadar bir yere gidemeyeceklerini belirterek keyfi dayatmada bulunmuşlar. Gözaltında olan Bayram Dalyan adlı arkadaşımızın evine ve misafirlerine yönelik olarak yapılan bu taciz ve tehdit nedeniyle, yaşanacak her türlü olaydan da TEM polisleri sorumlu olacaktır. BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ! GÖZALTILAR SERBEST BIRAKILSIN! KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ! HALKIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ! Ankara HALK CEPHESİ
Adana Halk Cephesi, Çakmak caddesi Kültür sokağı önünde yaptığı eylemle Ankara’daki baskın ve gözaltıları protesto etti. 18 Mayıs günü saat 17.00’de yapılan eylemde “Gözaltılar, Tutuklamalar, Baskılar Bizi Yıldıramaz, Gözaltılar Serbest Bırakılsın-Halk Cephesi” pankartı açıldı. Halk Cephesi adına Emrah Eskibal’ın okuduğu açıklamada “AKP’nin ortaya attığı ileri demokrasisi pervasızca sürüyor. Bir hafta önce İstanbul’da evler, işyerleri demokratik kurumlar talan edilerek, işkencelerle 46 kişi gözaltına alınmış 9 kişi tutuklanmıştı. 17 Mayıs 2011 sabah saat 6.40’da ise Ankara’da demokratik kurum çalışanlarının evleri AKP’nin polisi tarafından basılarak toplam 12 kişi gözaltına alındı. Bu insanlar devrimci demokrat kimliklerinden kaynaklı gözaltına alınmışlardır” denilerek hukuksuz baskınlar teşhir edildi. AKP’nin son süreçte muhalif her kesime pervasızca saldırıldığının belirtildiği açıklama “Ankara’da gözaltına alınan 12 kişi için AKP’nin savcıları, tutuklanan TAYAD’lılara özgürlük eylemlerine katılmak, 21 Mart’taki Newroz eylemlerine katılmak ve 1 Mayıs’lara katılmak gibi en demokratik, en meşru taleplerin dahi dillendirilmesini gerekçe olarak gösterebilmektedirler. Bizler HALK CEPHESİ olarak yukarıda iddia edilen, gerekçe gösterilen tüm demokratik eylemlerimize devam edeceğimizi, gözaltına alınan, tutuklanan tüm arkadaşlarımızı sonuna kadar sahipleneceğimizi, bir kez daha burada AKP iktidarına, ilgili savcılara ilan ediyoruz. Ve dün Ankara’da gözaltına alınan, geçen hafta İstanbul’da tutuklanan tüm arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmalarını istiyoruz” sözleriyle sona erdi. Eylem boyunca “Baskılar Bizi Yıldıramaz, Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz” sloganları atıldı. “Halkız Haklıyız Kazanacağız, Gözaltılar Serbest Bırakılsın” dövizleri taşındı. Mücadele Birliği, DHF, Partizan, ESP ve BDSP’nin katılarak destek verdiği açıklama sloganlarla sona erdi.
İzmir Halk Cephesi 17 Mayıs 2011 tarihinde Kemeraltı Girişinde saat 19.00’da basın açıklaması yaparak Ankara’da gözaltına alınan TAYAD’lı Ailelerin serbest bırakılmasını istediler. Basın açıklamasında “Derneklerimizi ve Düşüncelerimizi Savunacağız Baskılar Bizi Yıldıramaz” pankartı açıldı. Halk Cephesi adına okunan açıklamada şunlara değinildi. “17 Mayıs 2011 Salı sabahı saat 07.00’de yine AKP’nin polisi Ankara Çankaya Kültür Merkezi ve evler basılarak 12 devrimci gözaltına alındı. Gözalta gerekçesi olarakta 15 haziran 2010 tarihinde Ankara, İstanbul ve İzmir’de yapılan baskınlarda gözaltına alınan Tayad’lılar için yapılan basın açıklamasna katılmak olarak gerekçe gösterildi. Daha geçtiğimiz hafta İstanbul’da bulunan İdil Kültür Merkezi, Okmeydana Özgürlükler Derneği ve Gençlik Derneği basılmış ve 46 kişi gözaltına alınmıştı. Gün geçmiyor ki yeni baskın haberi duymayalım. Peki AKP neden bu kadar pervasızca saldırıyor. İşte bu sorunun cevabı 150 bin kişilik Bağımsız Türkiye konserine 1 mayıs alanında 30 bin kişiydik. Halktan korkuyorlar binler, yüzbinlir ve milyonlar olmamızı hazmedemiyorlar.” Basın açıklamasında “Baskılar Gözaltılar Bizleri Yıldıramaz, Gözaltılar Serbest Bırakılsın, Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz ve Halkız Haklıyız Kazanacağız” sloganları atıldı. Basın açıklamasına 20 kişi katıldı.
ALMANYA: Baskınlar, Gözaltılar, Tutuklamalar Bizi Yıldıramaz AKP polisi Halk Cephelilere karşı tahammülsüz saldırılarını sürdürüyor. Eşkiyalıkta sınır tanımayan AKP polisi şimdi de Ankara’da aynı saldırganlığını sürdürüyor. 17 Mayıs sabahı saat 07.00 de Ankara’da başta Tayadlılar olmak üzere evlerden 11 kişi polis baskınıyla gözaltına alındı. Ankara polisinin saldırısı gözaltıları tesadüf değildir. Daha bir hafta önce İstanbul’da üç kurum ve çeşitli evlerin kapıları kırılarak, içeriye gaz bombaları atarak gerçekleştirdikleri baskınlarda üçü Grup Yorum elemanı olmak üzere 46 Halk Cepheliyi yerlerde sürükleyerek, döverek gözaltına alan AKP polisi 9’nu tutuklatmıştır. Korkuyorlar, halktan ve haklıdan, gerçeklerden korkuyorlar. Halk Cepheliler, iktidarın kirli yüzünü, işbirlikçi ve halk düşmanı kimliklerini anlatıyor. Buna tahammül edemiyorlar. Yorum’un 150 bin kişilik halk konserini, 1 Mayıs alanını dolduran yüzbinleri hazmedemiyorlar. Korkun, korkmakta haklısınız; çünkü 1 Mayıs’ta Cephe saflarında toplanan 30 bin kişi, yarın tüm alanları dolduracak, milyonlar olacak. Korkun, milyonlar olacak, tüm alanları dolduracağız, bizim olanı söküp alacağız. İşte, saldırdığınız Halk Cepheliler bunun mücadelesini veriyor. Ne saldırılarınız, ne tutuklamalarınız kar etmiyecek. İstanbul’daki gözaltılarda işkenceci polis Halk Cephelilere “Sizi yola getiremedik” demiştir. Evet yola getiremediler, getiremezlerde. Halk Cepheli devrimciler AKP polisince yola getirilemiyecektir, buna güçleri yetmeyecektir. İstanbul’da Ankara'da, tüm ülke topraklarında saldırsalar, gözaltına da alsalar, tutuklasalar da asla teslim alamazlar ve yola getiremezler. Gözaltılar, tutuklamalar bizleri yıldıramaz. “Yola Gelmiyecek”, teslim olmayacağız. Halkız Haklıyız Kazanacağız. Halk Cephesi - Hamburg / 17 Mayıs 2011
Ankara’da UMUDUN TÜRKÜSÜNÜ SÖYLEYENLERE SELAM OLSUN AKP tüm saldırılarına, gözaltı ve tutuklamalarına rağmen BAŞEĞMEYENLERDEN intikam almaya bu kez, Ankara'da devam ediyor. Aylardır İstanbul'un devrimcilerin örgütlü olduğu mahallelerinde, AKP polisi, helikopter desteğinde mahalleri kuşatıp, terör estiriyor, halkı devrimcileri gözaltına alıp, tutukluyordu. Bu saldırılarına, aynı şekilde İzmir'de de devam ettiler. Daha yeni İstanbul Okmeydanı'nda 3 kuruma gecenin saat 3'ünde baskın yapılmış. İçinde Grup Yorum üyelerinin de bulunduğu 46 devrimci, işkencelerle gözaltına alınmış ve 9 devrimci tutuklanmıştı. AKP eşkiyalıkta sınır tanımıyor, Kürt halkının katledilen 12 evladına sahip çıkmasına, büyük bir terörle karşılık veriyor. AKP’nin “ileri demokrasisi” halkın tüm muhalif kesimlerine gerçek faşist yüzünü gösteriyordu. Anlaşılan sıra Ankara'daki Halk Cephelilere, TAYAD’lılara, Dev-Gençlilere gelmişti.17 Mayıs sabahı saat 07.00’de Ankara’da başta TAYAD’lılar olmak üzere evlerden 11 kişi polis baskınıyla gözaltına alındı. Halk Cepheliler ülkemizin her yanında olduğu gibi Ankara'da da “Başeğmiyor, yola gelmiyor, ıslah olmuyorlar” Ankara'da meydanlarda kızılbayraklarıyla umudun türküsünü söyleyerek, zulmün başkentinde umudu böyütmeye devam ediyorlardı. Umudu büyütmek Akp'nin halk düşmanlarının korkusunu büyütmek demekti. - Her yerdeki Halk Cephliler gibi, onlarda büyük bir coşkuyla Kızıldereye gidiyorlar. - Onlar da 150 bin kişilik İstanbul'daki,Bağımsız Türkiye korosuna, 1.2.3.... otobüsle katılıyorlar. -1 Mayıs alanı Taksim'de, 30 bin kişilik, kızıl bayraklı Halk Cephesi kortejinde onlar da yerlerini alıyorlardı. -TAYAD'lılar Özgür tutsakları, hasta tutsakları sahiplenmekten hiç vazgeçmiyorlar. -Ankara Gençligi de parasız eğitim istemeye ısrarla devam ediyor. Kızıldere’nin ismini değiştiriyorlar, Biz Kızıldere yolunda yürümeye devam ediyor, DEĞİŞMİYORUZ Baskılar, gözltılar, tutuklamalar, katlimalar karşısında; Geri çekilenlere, susanlara, yolunu, yönünü, rengini değitirenlere rağmen, Biz GERİ ADIM ATMIYOR, DEVRİMİN RENGİNDEN VAZGEÇMİYOR, KIZILDEREYE-DEVRİME GİDEN YOLUMUZU, YÖNÜMÜZÜ MİLİM DEĞİŞTİRMEDEN, EN GÜR SESİMİZLE UMUDUN TÜRKÜSÜNÜ SÖYLEMEYE DEVAM EDİYORUZ, TESLİM OLMUYORUZ. İşte bu özellikleriyle Halk Cephesinin gelişimi AKP'yi ve efendilerini korkutuyor. Onun için Tam Bağımsız Türkiye diyenleri susturmak istiyor. Kızıl bayrakları meydanlardan silmek istiyorlar. Devrim ve sosyalizmi kararlılıkla savunanları yıldırmak istiyorlar. Ama yine yanılıyorlar. Berlin Halk Cephesi olarak, Ankara’daki AKP polisini saldırılarını şiddetle kınıyor, gözltına alınan Tayad’lıların, Halk Cephelilerin derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Gözaltında direnen yoldaşlarımıza destek ve dayanışma selamlarımızı iletiyoruz. SUSTURAMAYACAKSINIZ! SİLEMEYECEKSİZİN! Çünkü BİZ HALKIZ BİZİ YENEMEZSİNİZ. KAHROLSUN FAŞİZİM YAŞASIN MÜCADELEMİZ Halk Cephesi – Berlin / 17 Mayıs 2011 |