Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Yıkımlara Karşı Mücadele Kurultayı PDF Yazdır e-Posta
Perşembe, 02 Haziran 2011 00:00

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada + İvme dergisinin Yıkımlara Karşı Mücadele Kurultayı 28 Mayıs’ta Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde başladı.

+İvme adına kurultayın açılış konuşmasını yapan Gülcan Kırca; kentsel dönüşüm projelerinin halk açısından her yönüyle olumsuz sonuçları olacağını, tarihinin, kültürünün ve komşuluk ilişkilerinin de ellerinden alınacağını anlattı. Kırca, yıkım saldırıları karşında örgütlü güçle ancak karşı konulacağını, bunun için sınıf bilinci oluşturmak gerektiğini ifade etti.

Açılış konuşmalarının yapılmasının ardından I. Oturuma geçildi. İlk konuşmacı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi Öğr. Gör. Dr. Şükrü Aslan kentsel mekandan tasviye sürecinde gecekondu olgusunun işlevleri ve toplumsal anlamı konusunda açıklamalar getirerek  yıkımlara karşı mücadelenin örgütlü bir şekilde hareket ederek mümkün olabileceğine değindi. Gecekondu olgusundaki yanlış anlayışlara değindi.

İkinci konuşmacı İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi Doç. Dr. Hatice Kurtuluş kentsel dönüşümün toplumsal maliyeti konusunda bilgi verdi. Brezilya’daki yıkımlara karşı mücadeleden  bahsederek, kendi ülkemizdeki örgütlülüğün yetersizliğine değindi. “Neden direnmiyoruz? sorusu üzerinde durarak “Gecekondu öyküleri tapu-tahsis belgesi öyküleri... bu mülkiyet duygusuna odaklanırken şunu unuttular. Bu gecekondular sağlıklı mı, yeterli mi ...  neden daha iyisini istemediler. İnsanca yaşamaya daha uygun konutlar için mücadele etmiyorlar. Bu mülkiyet duygusuna odaklanarak daha iyi şartlarda yaşama isteklerini önlediler... Gecekondu halkı aslında şu anda sadece mülkiyet mücadelesi veriyor. Koşulların daha iyi olması için değil... dedi.

Aslan bu hakka “barınma hakkı” değil “insanca yaşanacak bir çevre hakkı” denilmesini önerdi. Sadece bina olarak değil aynı zamanda ev, çevre , insanlar ... bütününe bakılması gerektiğini vurguladı. Çok eleştirdiğimizi, analiz ettiğimizi ama neden toplumsal mücadeleyi geliştiremediğimizi sorgulattı.

Üçüncü konuşmacı şehir plancısı  Engin Bozkurt Türkiye’de kentleşmenin ekonomi-politiği hakkında bilgi vererek tarihsel süreciyle, Türkiye ölçeği ve dünya ölçeğinde kentsel dönüşümü anlattı.

Dördüncü konuşmacı olan Ortadoğu Teknik Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü Araş. Gör. Ozan Demirel kentsel dönüşüme mühendis ve mimarların bakışını anlattı. Yıkımlara karşı mücadelenin fiziksel ayağının örgütlenmek olduğunu, ideolojik olarak da kentsel dönüşüm projeleri yerine yerinde ıslah projeleri ile mücadeleye katılmamız gerektiğini vurguladı. Bir dönüşümün olması gerektiğini ama bunun burjuvazinin değil, emekçi halkın sınırlarını çizdiği bir dönüşümün olmasını, bununda sosyalizm ile mümkün olacağını belirtti. Gecekondu mahallelerinde halkın düzenle bağının koparılması gerektiğini , kentsel dönüşüm ve yerinde ıslahtan ne anlayabileceğimiz üzerinde durdu.

Beşinci  konuşmacı Çağdaş Hukukçular Derneği’nden Oya Aslan barınma hakkı ve kentsel dönüşümün hukuksal boyutunu anlattı. “Konut hakkı mülkiyet hakkı ile sınırlı tutuluyor. Sizi dış etkenlerden koruma anlamında belirtiliyor anayasada... İnsandan uzaklaştırılıp sadece mekan ile kısıtlanması hukuksal alanda sorun oluşturuyor... dedikten sonra devletin ‘biz hiç kimseyi mağdur bırakmıyoruz diyerek halka bazı seçenekler sunduğunu belirtti. Barınma hakkı konut hakkı olarak sınırlandığında halkın bilincinde bu durumun, evinden çıkarılıp başka bir yere yerleştirilmesinin meşru duruma düştüğünü belirtti. Anayasada yaşam hakkı, sağlık hakkı, eğitim hakkı, eşitlik hakkı gibi hakların birçok maddede yer aldığını; barınma hakkının ihlal edilmesi diğer bütün hakların ihmali sonucunu doğurduğunu açıkladı. Barınma hakkının çevre ile birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Barınma hakkının tüm diğer insanca yaşama hakları ile beraber ele alınmasını, bu şekilde mücadelenin sürdürülmesini aktardı.

Öğleden sonra yapılan 2.oturumda Yerinde Islah mı, Kentsel Dönüşüm mü? Konusu konuşuldu. Bu oturumda gecekondu mahallelerinden katılımcılar vardı. İstanbul Armutlu’dan Zeynep Bektaş, Ayazma’dan Kazım Aydın, Ankara Mamak Mahallesi’nden Hüsnü Akkuş, Yakup Abdal Mahallesi’nden Bayram Önel ve Av. Özgür Yılmaz (ÇHD) konuştu.

1. günün son oturumunda ise konu “Kentsel Dönüşüm ve Basın” oldu.

Konuşmacılar ise Gazeteci-Yönetmen Metin Yeğin, Gazeteci Alper Turgut, Gazeteci Ayşe Düzkan konuşmacı olarak yer aldı.

Oturumların sona ermesinin ardından bir sonraki gün yapılacak foruma çağrı yapılarak kurultayın 1. Günü sona erdi.

 

Yıkımlara Karşı Mücadele Kurultayı 2 Gün

28 Mayıs günü Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde + İvme’nin düzünlediği Yıkımlara Karşı Mücadele Kurultayı 2. Gününde devam etti. Yıkımlara dur demek evlerimizi yıktırtmamak için ve halka bilgi vermek için düzenlenen kurultaya bir çok mühendis katıldı. 3 oturum da gerçekleşen kurultayın ilk oturumunda mahallelerden gelen insanların nasıl bir oturma alanı istedikleri ya da gecekondularda yaşayan insanların duygu ve düşünceleri belirtildi.

İlk oturumda konuşan Ankara Mamak’tan Arif Kandemir; “2 gündür kentsel dönüşüm hakkında konuşuldu. Ben kentsel dönüşümün nasıl ortaya çıktığını anlatacağım: 1960-64’de köylerde yaşayan insanlar hayvancılık veya çeşitli tarlalarda geçimlerini sağlarlarken 1970’den itibaren her şey değişmiş ve devletin kamu alanlarında çalışacak işçi ve emekçilere gereksinimleri olduğundan kaynaklı köylerdeki tahıllar alınmaz oldu. Tefeci tüccarlar tarafından el  konulan mallar da satılmıyor ve bu yüzdende devletin istediği oldu ve köylerden kentlere göçler başladı. O zamanın 4 büyük şehri İstanbul, Ankara, İzmir, Konya diğer illere göre daha gelişmiş olduğundan buralara yoğun göç vardı. O göç sonucunda büyük şehirlerin nüfus oranı bakımından ikiye katlanmış oldu. Bunlar için hiç bir şekilde önlemler alınmadı. Göçler arttıkça nüfus oranı daha da çoğaldı. Halka o zamanlar verilen arsalar şimdi geri alınıyor. O zaman ev yapılmasına göz yumdular. Ama fabrikalar şehir dışına çıkınca arsalar geri alınmaya başlandı teker teker. Ve devrimciler mafyaların ellerinden aldıkları arsalara gecekondular yapıp parasız halka dağıttı. Şimdi ise başbakan çıkıp diyor ki oraları zorla alacağız ” dedi.

Ardından Bahçelievler Haklar Derneği’nden Köse Arslan; “Mahallelerimiz büyük bir emekle bir çabayla ve o zamanın şartlarıyla zor bela kuruldu. Jandarma  gündüz yıkıyor, devrimciler gece duvar örüyorlardı. Bizim kurduğumuz mahalleleri yıkmak istiyorlar. Çünkü onların yıktıkları evler birer birer tekellerin mekanları haline gelecek ve oralarda artık uyuşturucu kumar merkezleri haline gelecek. İşte onların yapmak istedikleri budur” dedi ve konuşmasını bitirdi. Arslan’ın konuşmasının ardından önergeler oturumuna başlandı. Burada da mühendisler, mimarlar ve şehir plancılarının yaptıkları önergeler halka sunulup bunlarda kurultaya katılanlarla birlikte oylanıp seçildi.

Toplamda 15 önergenin bulunduğu önergeler mühendislerinde önergelerini açıklayıp oylandıktan sonra toplu bir şekilde kabul edildi. 3. Oturumda sonuç bildirgesine geçildi. Burada sonuç bildirgesi okunarak toplu bir şekilde oylamaya geçildi ve kabul edildikten sonra kurultay sona erdi.

Ana sayfa