Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Dersim’de Süresiz Açlik Grevinin 11.Günü PDF Yazdır e-Posta
Salı, 21 Haziran 2011 21:26

Saat 06.00 gibi kuş sesleri ile uyanıyorum. Dört dağın içindeki çemberde kırlangıçların eşkıya danslarını seyrediyorum. Çeşitli irili ufaklı kuşlar bu senfoniye sesleriyle eşlik ediyorlar.

İlk işimiz çadırın içindeki aşırı ısıyı kesmenin çarelerini aramak oluyor. Hasan amcamız yine devrede kalın kartonlarla çadırın içine asma tavan yapıyorlar çadır uzmanı bir başka arkadaşla.

Bakırköy kadın kapalı hapishanesinden faks geliyor. “Ölülerimizden korkuyorlar ne yapacağının şaşkınlığı içindeler. Çünkü öldükçe çoğaldığımızı yeni Aliler gördüklerini…” yazıyor. Gücümüzün sesinin, kararlılığımızla onur duyduklarını kendilerine güç verdiğimizi ve yüreklerinin birlik beraberlikte Dersim meydanında bizlerle olduğunu belirtiyorlar. Sevgi ve bağılılıkla oradayız diyorlar. Bakırköy kadın kapalı hapishanesindeki tüm özgür tutsakların kocaman yüreklerini ben de selamlıyor saygı duyuyor ve kucaklıyorum. Tecritte kalır mı söz, bir nefes kadar yakınız, biriz, birlikteyiz. Bizleri buluşturacak yol yakındır. Hepinizin selamlarını arkadaşlarla paylaşıyorum. Bizler de Dersim kokulu binlerce papatya bezeli selam ve sevgilerimizi yolluyoruz sizlere.

Saat 18.00’da çadırımızın yanında DKÖ’lerin de destek verdiği bir basın açıklaması yapıyoruz. Coşkuyla sloganlarımızı atıyoruz. Anaların öfkesi katilleri boğacak, kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz, cenazelerimizi istiyoruz, bedel ödedik bedel ödeteceğiz, Ali Yıldız ölümsüzdür. Gururlu ve mutluyuz. Alkış ve zılgıtlarla açıklamayı bitiriyoruz.

Radyo Munzur’a canlı yayın programına çıkıyorum yarım saatten fazla sürüyor program. İstek ve talepleri yeniliyorum.

Burada özellikle yaşlıların çok kullandığı Düzgün Baba efsanesini anlatmak istiyorum. Düzgün, Gureyş’in oğludur. Köylü sırayla çobanlık edermiş, nöbet sırası Düzgün’e geldiğinde köylü bayram edermiş. Çünkü mevsim kış 3 metre kar var dışarıda hayvanlar yiyecek bir şey bulamadan karınları midelerine yapışıp dönerken, düzgün çobanlık ettiği gün hayvanlar midelerini dolu bir şekilde güle oynaya gelir köylülerde keyiflenir mutlu olurmuş. Düzgün’ün babası Gureyş hayretler içinde kalırmış. Bir gün düzgünü izlemeye karar vermiş. Davarlar karlara saplanmadan en tepeye kadar çıkmışlar. Karın yüksekliğinden meşe ağaçlarının sadece uçları zor görünürken düzgün elindeki asa ile meşeye dokunması ile birlikte bir anda karların üzerinden ağaçlar yükselip yeşillik vermeye başlamışlar. Her yer yeşillenmiş ve bütün davarlar karınları şişene kadar yemişler. Babası Düzgün’e tam görünmeden giderken bir davar ürkünce düzgün davara ne oldu Gureyş galamı-geremi-(zazaca sağır anlamında) gördün der. Düzgün döndüğünde babasının kendisini seyrettiğini görünce utanır ve mahcup olur. Çünkü babasına sağır Gureyş demiştir. Düştüğü durum onu çok sarsmıştır. Dağların zirvesine şu anki Düzgün Baba ziyaretinin olduğu yere doğru koşmaya başlar ve sır olur gider. O gün bugündür Dersimliler için düzgünün koşup kaybolduğu yer kutsal sayılır ve Düzgün Baba olarak anılır. Düzgün Baba’nın koruyucu kalkanı tüm iyi insanlara yıldızlar yağdırsın, iyi geceler hayat doğum ve ölüm gibi devam ediyoruz.

20 HAZİRAN 2011

ALİ YILDIZ’ın abisi HÜSNÜ YILDIZ

Tel: 0533 300 96 07

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Dersim-AG-cadir-11-gun-20110620-1Dersim-AG-cadir-11-gun-20110620-2Dersim-AG-cadir-8gun-20110617-1

Ana sayfa