| Sibel Yalçın Parkında Açıklama: Tecrit İnsanlık Suçudur! |
|
|
|
| Çarşamba, 22 Haziran 2011 18:10 |
|
TAYAD'lı Aileler, İstanbul'da, Sibel Yalçın Parkı'nda yaptıkları eylemde “Tecrit İnsanlık Suçudur. Tecrit Uygulayanlar Halk Düşmanıdır” dediler. 21 Haziran Salı günü saat 14.00'te TAYAD'lılar adına açıklama yapan Mehmet Güvel F tipleriyle uygulanmaya başlayan tecrit iktidarın, değişen hükümetlerin planlı, iradi saldırı politikası olduğunu dile getirdi. Hapishanelerdeki hak ihlallerine dikkat çeken Güvel, “Hasta tutsakların muayene ve tedavileri engellenerek iyileşebilir hastalıklardan ölmelerine yol açılmaktadır. Bugün de F tipi hapishanelerde onlarca tutsak hastalıkları teşhis edilemeden tedavileri yapılmadan beklemektedir. Tutsaklar tedavileri mümkün hastalıklardan ölmektedir. Niçin? Niye tutsaklar hastalanmakta ve ölmektedir?Bolu F tipi hapishanesinde kalmakta olan tutsak Ümit İlter haftalardır teşhisi yapılamadan bekletilmektedir. Vücudundan parça alınıp inceleme yapılması gerektiği halde haftalardır oyalanmaktadır. Şans eseri hastaneye götürülebilse bile ilgisiz servislere götürülüp geri getirilmektedir. Ne beklenmektedir?Kandıra F Tipi hapishanesinde kalmakta olan Hakan Özek'in vücudunun sol tarafı kısmen uyuşmuş olduğu halde tıbbi müdahale yapılamamıştır. Saatlerce hastaneye götürülememiştir, götürüldüğü acil serviste ise doktor sadece 1 iğne yaparak göndermiştir. Ayni Tekirdağ F tipi hapishanesindeki Salih Sevinel gibi. Salih Sevinel'de kalp krizi geçirdiği halde doktor tarafından bir ağrı kesici iğne yapılarak geri gönderilmiş, 2 saat sonra da kalp kriziyle şehit düşmüştür. Belki komik gelecek ama Adalet ve Sağlık Bakanlıkları hapishanelerde de aile hekimliği uygulamasına geçmiştir. Bu nedenle artık hapishanelere doktorlar haftada 2 ya da 3 gün gitmektedir. AKP düzeni sürdüren bir partidir. F tiplerindeki tecrit politikalarını aynen uygulamakta, hatta daha da arttırmaktadır” diye konuştu. “Tecrite Son, Sohbet Hakkı Uygulansın, Halkız Haklıyız Kazanacağız” sloganlarıyla sona eren açıklamanın ardından bildiri dağıtımı da yapıldı. OKUNAN AÇIKLAMA METNİ: TECRİT İNSANLIK SUÇUDUR. TECRİT UYGULAYANLAR HALK DÜŞMANIDIR. F tipleri ile uygulanmaya başlanan tecrit iktidarın, değişen hükümetlerin planlı, iradi saldırı politikasıdır. Daha F tipi hapishaneleri açmadan önce yaratacağı sonuçları çok iyi biliyorlardı ve zaten bu sonuçları istiyorlardı. Çünkü tecrit hapishaneleri dünyada 150 yıldır uygulanmakta olan, yeterince deneylerin yaşandığı, bilinmeyen hiçbir sonucunun kalmadığı hapishane tipidir. İnsan sağlığı üzerindeki etkileri, yarattığı psikolojik tahribatlar bilinmez değildir. Adalet Bakanlığı bürokratları dünyadaki tecrit ve hücre deneylerini ayrıntılı incelemiş, aldıkları derslerle F tipini şekillendirmişlerdir. F tipleri açılalı 11 yıl oldu. 11 yılda nelerin yaşandığını, siyasi ve adli tutsakların sağlık durumlarını Adalet Bakanlığı halka açıklamıyor. Bağımsız bilim kuruluşlarının, Tabip Odalarının araştırma ve inceleme yapmalarına da izin vermiyor. Bu nedenle güvenilir ve kesin sonuçlara sahip olmamakla birlikte gözlemlerimiz de bizim için yeterlidir. Kesin olarak söyleyebiliriz ki tecritte hastalanmayan tek bir tutsak yoktur. Sadece tecrit birçok sağlık sorununa yol açmaktadır. Başta psikolojik hastalıklar olmak üzere, dolaşım hastalıkları, duyu kayıpları, kalp hastalıkları, kas hastalıkları, iç organ hastalıkları katlanarak artmıştır. Hasta tutsakların muayene ve tedavileri engellenerek iyileşebilir hastalıklardan ölmelerine yol açılmaktadır. Bugün de F tipi hapishanelerde onlarca tutsak hastalıkları teşhis edilemeden tedavileri yapılmadan beklemektedir. Tutsaklar tedavileri mümkün hastalıklardan ölmektedir. Niçin? Niye tutsaklar hastalanmakta ve ölmektedir?
Belki komik gelecek ama Adalet ve Sağlık Bakanlıkları hapishanelerde de aile hekimliği uygulamasına geçmiştir. Bu nedenle artık hapishanelere doktorlar haftada 2 ya da 3 gün gitmektedir. AKP düzeni sürdüren bir partidir. F tiplerindeki tecrit politikalarını aynen uygulamakta, hatta daha da arttırmaktadır. Bizler AKP'den hiçbir çözüm beklemeyelim. Sorunlarımızı mücadelemizle kendimiz çözebiliriz. Biz mücadele edip tecriti kaldıramazsak, tecrit can almaya devam edecek. Hapishanelerden daha fazla tabutlar çıkacak. Hastalıklar daha da artacak. Bu bir kehanet değildir. Sistemin karakteridir. Düzen hiçbir muhalefet istememektedir. Bu nedenle de halkın öncülerine saldırmaktadır. Onlar bizim çocuklarımız. Onlar hiçbir suç işlemediler. Aksine halkı satan, vatanımızı satanlar, bizi soyanlar, sömürenler suç işlemektedir. Halkımızı yozlaştıranlar suç işlemektedir. Tecrite karşı mücadelemiz aynı zamanda onlardan hesap sorma mücadelemizdir. 21.06.2011 TAYAD'LI AİLELER |