| Dersim'de Süresiz Açlik Grevinin 16. Günü |
|
|
|
| Pazar, 26 Haziran 2011 21:25 |
|
Dersim’deki DKÖ’ler ziyaret edip eylemimizi selamlayıp ortak hareket etmek istediklerini belirtiyorlar. Hiç bir şeye kapalı değiliz açılması koşuluyla mezar tabir edilen tümseklerin. Dersim’deki Ermenilerin asimilasyonu ve tarihini anlatan daha öteye geçerek Dersim’de hala yaşayan ermeni toplumunu araştırmayı dert edinmiş bir dergi geliyor. Getiren abinin bıyıkları yana burmalı, önce getirdiği şeker ve çayı içeriye bırakıyor. Çaylar yudumlanıyor Osmanlı’dan günümüze sürgün kıyım ve katliamları konuşuyoruz. Hamidiye olaylarını, Alevilerin Ermenilere kucak açışını aynı coğrafyanın benzer acıları iç çektiriyor bizlere. Gözleri çukurda derin bir öfke ile nasırlaşmış anlının çizgileri asırlık ağaçlar gibi kudretli amcamız beş bin şehidimiz var diyor. CHP’nin seçimleri kazanmasını hazmedemiyor. Şehidim diyor anlatıyor, anlattıkça cıgarasının dumanları dağlara yükseliyor. Çay getiriyoruz amcama. “Roj ve Hayat tv’de izledim seni ve anneni. Seni gözlerinden anneni ellerinden öpmeye geldim.” Bizi televizyonda izlerken karı koca ağladıklarını cümle arasında samimice geçiriyor. Annem daha gelmedi diyorum. Ben artık her gün gelecem deyip Kawa yumruğu kaldırıyor. Stutgart’taki Anadolu Federasyonu’na bağlı Halk Kültür Evinin pikniğine canlı bağlanıyorum. Sevgi ve kararlılığımızı paylaşıyorum. Her ailede tartışmalar olur derler halk deyimiyle, iki TAYAD’lı annemiz bir konu hakkında fikir ayrılığına düşerler. Azcık da yanlış anlaşılma olmuştur. Analardan biri diğerine sen var ya sen 10 sene evvel falanca eylemde böyle yapmıştın deyince hepimiz kahkahalara boğuluyoruz. İşleri gibi 10 sene önceki eylemlerine sahip çıkıp hala burada olabilmişler. TAYAD işte… Vicdanın, kararlılığın, sevginin, bağlılığın sesi manzaramızdaki en güzel renklerden farkının genişlik abideleri. Ankara TAYAD’dan Mehmet amca kalabalık bir gurubu temsilen arıyor kazanacağız diyor ve yanımızda olduğunu vurguluyor. Geçen araçlardan birinden Karadeniz’in asi çocuğu Kazım Koyuncu’nun dalgalı sesi geliyor. Karadeniz müziğinde bir çığır aşıp çok erken ölümün hain pususuna düşen Devrimci sanatçıyı ölüm yıldönümünde ben de saygıyla anıyorum. Gecenin son dakikalarında çayan mahallesindeki çadırdan telefon geliyor. Çadırların kalbi bir atıyor. Yine vedalaşıyor göz kapaklarımız. Huzurla uzanıyoruz gecenin kollarına... 25 HAZİRAN 2011 ALİ YILDIZ’ın abisi HÜSNÜ YILDIZ Tel: 0533 300 96 07 Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
|