| Adana'da, Gemlik'de,Mersin'de ve İstanbul Yürüyüş Tanıtımları |
|
|
|
| Cuma, 08 Temmuz 2011 21:21 |
|
Mersin’de, 8 Temmuz Cuma günü Toroslar ilçesinin Toroslar mahallesine gidilerek Yürüyüş dergisinin tanıtım ve satışları yapıldı. İlk defa gidilen Toroslar mahallesinde yapılan tanıtım ve satışlarda toplu mezarların açılması ve halk kurtuluş savaşçısı Ali Yıldız’ın bulunması için yapılan açlık grevinin devam ettiği anlatıldı. Seçimlerin ve meclisin çare olmadığını kurtuluş yolumuzu Mahir Çayanların Kızıldere direnişinin gösterdiği anlatıldı. “Nice badireler atlattık, nice zulümleri aştık, Kızıldere’den bu güne. 12 Eylül zindanlarına karşı 84’teki açlık grevi, 1991 12 Temmuz ve 92’deki Çifte Havuzlar direnişi, ölen ama yenilmeyenleri, 93’teki ihanet, 96’da hücrelere karşı esen Boran Fırtınasını, 2000’de uzun soluklu irade savaşının siyasi zaferi. Bizlere çok şey öğretti. Engelleri aşmakta yol gösterdi. 12 Temmuzun yıldönümünde 12 Temmuz şehitlerimizin ışığında Onları aşarak Yürüyüşümüz sürüyor.” denildi. Yapılan tanıtım ve satışlarda, kimi sıcak havada kapıda bekletmemek için evden parayı hemen getirmeye çalıştı. Kimi bu sıcaklarda seni çoktandır mahallede dolaştığını gördüm bende bir tane alayım, dedi. Kimi de fazla dergi alarak arkadaşlarıma da vereyim okusunlar diyerek fazla dergi aldı. Halkın yoğun ilgisi gözlenirken aşırı sıcağa rağmen 12.00 ile 18.00 saatleri arası halka 40 adet dergi ulaştırıldı. *
Bursa’nın Gemlik ilçesinde, 8 Temmuz Cuma günü, Dereboyu caddesi ve Yeşilova mahallesinde, Yürüyüş dergisinin tanıtım ve satışı gerçekleştirildi. Megafon eşliğinde yapılan satışa beş Yürüyüş okuru katıldı. 2 saat süren dağıtımda 24 dergi halka ulaştırıldı. * "Anne Mahir’in arkadaşları geldi" Adana’da 7 Temmuz Perşembe günü Akdeniz Mahallesinde Yürüyüş dergisi satışı yapıldı. 2,5 saat süren dergi satışına dört Yürüyüş dergisi okuru katıldı. 34 Yürüyüş dergisi halka ulaştırıldı. Okurların ilgisi ve özlemi belli oluyordu. ‘İlköğretim düzeyindeki orta okul öğrencisi iki kız kardeş ‘özledik sizleri, gözümüz yollarda kaldı’ diye sevinçle Yürüyüş okurlarının geleceği saati biliyorlarmış gibi merdivenin dibine gözleri yolda bekliyorlardı. Sıcak kendini hissettirmeye başlamıştı ki Yürüyüş dergisini sürekli takip eden okur anne ve kızları soğuk su ikram ettiler. ‘Anne Mahir’in arkadaşları geldi’ diye annesine seslendi kısa sohbetle her zaman beklediklerini söylediler. Mc Donalds’da çalışan 2 genç ‘ülkedeki emperyalizmden nasıl kurtulacağız ailemiz gırtlağa kadar borç içinde, eve haciz gelecek diye korkuyoruz ama mecburuz Mc Donalds’da çalışmaya” diyordu. “Umudumuzu devrimcilere, sizlere bağladık.” dediler. Dergi satışı 19.30’da sona erdi. * YÜRÜYÜŞ DERGİSİ AVCILAR'DA 3 Temmuz Pazar günü saat 16.30'da Halk Cepheliler İstanbul Avcılar Marmara caddesi girişinde “Derneklerimizi Ve Dergimiz Yürüyüş'ü Savunmaya Devam Edicez” Halk Cephesi imzalı pankar açarak basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada: "... Sivas'ta Madımak otelindeki yangın, 18 yıldır devam ediyor. Madımak'ta 2 Temmuz 1993'te yakılanlarımızın hesabı olduğu gibi duruyor. 18 yıldır halkın adalet özlemi büyürken AKP'nin yargısı halkın katillerini " zaman aşımı " oyunu ile kurtarmaya, davayı düşürüp, bu hesabı kapatmaya çalışıyor... AKP iktidarında Madımak yanmaya devam ediyor."Zaman aşımlarıyla","alevi açılımlarıyla" kendisini alevi halkının dostuymuş gibi göstermeye çalışan AKP iktidarı yalancı ve riyakardır. AKP'nin yalancılığı dün bir kez daha ispatlanmıştır. 2 Temmuz’da katledilenleri anmak için Türkiye'nin dört bir yanından Sivas'a gidenleri yollarda durdurarak arama kontrolleri yapmış ve AKP'nin valisi Ali Kolat Madımak otelinin önünde anma yapılmasına izin vermemiştir ve otelin önüne yürümek isteyen binlerce kişiye polis biber gazıyla müdahale etmiştir. Buradan soruyoruz Alevi halkının tek bir talebini bile karşılamayan, anma yapılmasına bile izin vermeyen bir iktidarın alevi halkının dostu olması mümkün müdür?... AKP iktidarının kontrgerillayı tasfiye söylemi karşısında yaşadıklarımız kontrgerillanın hala işbaşında olduğunu gösteriyor. Kontrgerillayla, Balyoz, Ergenekon adı verilen davalar kapsamında, iktidar içi güç odakları arasındaki uzlaşmanın izin verdiği ölçüde, emekliye ayrılmış, gözden çıkarılmış Ayhan Çarkınlar'ın, Veli Küçükler'in şahsında hesaplaşılmayacağı açıktır... Bunun en son örneği 1997 yılında Dersim Çemişgezek’te katledilerek bir toplu mezara gömülen Ali Yıldız'dır. Tüm başvurularımıza ve Ali Yıldız'ın bulunduğu toplu mezarın yeri belli olmasına rağmen hiç bir girişim yapılmamasına karşın Dersim merkezde Ali Yıldız'ın bulunduğu toplu mezar açtırmak ve cenazesini almak için süresiz açlık grevindeyiz... Güler Zere yoldaşımızı aldığımız gibi, Ali yoldaşımızı da zulmün elinden çekip alacağız. Bizi toplu mezarlara gömerek, katlederek, tutuklayarak, gözaltılarla, baskılarla yıldıramazsınız, bize baş eğdiremezsiniz. Çünkü biz; Pir Sultanlar’ın, Şeyh Bedrettinler’in, Seyit Rızalar’ın, Mahir Çayanların yolundan yürüyenleriz... " denildi. " Yürüyüş Dergisi Susturulamaz, Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz ve Halkız Haklıyız Kazanacağız" sloganlarının atıldığı açıklamaya çevredeki halk alkışlarla Halk Cephelilere destek verdi. Açıklamanın ardından Yürüyüş dergisi dağıtımına geçildi. Dergi dağıtımına halkın ilgisi yoğundu. 15 kişinin katıldığı ve 2 saate yakın süren dağıtımda 100 dergi halka ulaştırıldı.
Yapılan Açıklamanın Tam Metni: KATİLLER 18 YILDIR CEZALANDIRILMADI! AKP YAKANLARIN İKTİDARIDIR! Sivas'ta Madımak otelindeki yangın, 18 yıldır devam ediyor. Madımak'ta 2 Temmuz 1993'te yakılanlarımızın hesabı olduğu gibi duruyor. 18 yıldır halkın adalet özlemi büyürken AKP'nin yargısı halkın katillerini " zaman aşımı " oyunu ile kurtarmaya, davayı düşürüp, bu hesabı kapatmaya çalışıyor. 21 haziran 2011'de Ankara ACM'de görülen duruşmada savcı Hakan Yüksel, katillerden 6'sı için zaman aşımı nedeniyle davanın düşmesini istedi. " zaman aşımı " yine katillerin hizmetinde. Oligarşinin yargısı yine katillerin hamisi. Adalet yine yok! Ama alacağız. O adalet er geç Madımak için de yerine gelecek. Bu düzenin, faşizmin niteliği hakkında hiç yanılmadan ve yılmadan mücadele edenler, adaletide yerine getirecektir. AKP iktidarında Madımak yanmaya devam ediyor."Zaman aşımlarıyla","alevi açılımlarıyla" kendisini alevi halkının dostuymuş gibi göstermeye çalışan AKP iktidarı yalancı ve riyakardır. AKP'nin yalancılığı dün bir kez daha ispatlanmıştır. 2 Temmuzda katledilenleri anmak için Türkiye'nin dört bir yanından Sivas'a gidenleri yollarda durdurarak arama kontrolleri yapmış ve AKP'nin valisi Ali Kolat Madımak otelinin önünde anma yapılmasına izin vermemiştir ve otelin önüne yürümek isteyen binlerce kişiye polis biber gazıyla müdahale etmiştir. Buradan soruyoruz Alevi halkının tek bir talebini bile karşılamayan, anma yapılmasına bile izin vermeyen bir iktidarın alevi halkının dostu olması mümkün müdür? AKP iktidarının kontrgerillayı tasfiye söylemi karşısında yaşadıklarımız kontrgerillanın hala işbaşında olduğunu gösteriyor. Kontrgerillayla, Balyoz, Ergenekon adı verilen davalar kapsamında, iktidar içi güç odakları arasındaki uzlaşmanın izin verdiği ölçüde, emekliye ayrılmış, gözden çıkarılmış Ayhan Çarkınlar'ın, Veli Küçükler'in şahsında hesaplaşılmaycağı açıktır. Hala bir mezar özleminde ise analarımız, hala önce katledip sonra bir çukura attıkları cenazelerimizi vermiyorlarsa orada bırakın kontrgerillayla hesaplaşmak demokrasiden, hatta insanlıktan dahi söz edilemez. AKP iktidarı ailelerin tüm başvurularına karşın cenazeleri ailelerine vermeyerek hem kontrgerillanın suçlarına ortak oluyor hem de bu düzenin devam etmesi isteğini ortaya koyuyor. Bunun en son örneği 1997 yılında Dersim Çemişgezek’te katledilerek bir toplu mezara gömülen Ali Yıldız'dır. Tüm başvurularımıza ve Ali Yıldız'ın bulunduğu toplu mezarın yeri belli olmasına rağmen hiç bir girişim yapılmamasına karşın Dersim merkezde Ali Yıldız'ın bulunduğu toplu mezar açtırmak ve cenazesini almak için süresiz açlık grevindeyiz. Çünkü; halkı için, vatanı için toprağa düşenlerin yeri toplu mezarlar değildir! Onların yeri halkının bağrıdır. Bizler Ali'nin yoldaşları olarak, Ali'yi oligarşinin toplu mezarında bırakmayacağız. Güler Zere yoldaşımızı aldığımız gibi, Ali yoldaşımızı da zulmün elinden çekip alacağız. Bizi toplu mezarlara gömerek, katlederek, tutuklayarak, gözaltılarla, baskılarla yıldıramazsınız, bize baş eğdiremezsiniz. Çünkü biz ; Pir Sultanların, Şeyh Bedrettinlerin, Seyit Rızaların, Mahir Çayanların yolundan yürüyenleriz. Halkımız, AKP'nin zulmüne, baskısına, asimilasyon politikalarına karşı mücadele edelim. Çünkü; zalimin zulmüne karşı direnmek meşrudur. YÜRÜYÜŞ DERGİSİ SUSTURULAMAZ! KAHROLSUN FAŞİZM, YAŞASIN MÜCADELEMİZ! HALK CEPHESİ (Haberdeki fotoğraflar Avcılar'dan) |