| Dersim'deki Süresiz Açlik Grevinin 31. Günü |
|
|
|
| Pazartesi, 11 Temmuz 2011 16:33 |
|
Babalarımız, abilerimiz ütülü elbiseyle. Annelerimiz alınları öpülesi kırmızı bantlarıyla buradalar. Delikanlılarımız mis gibi tıraşlı ve düzgün, kızlarımız dağların gelinleri gibi sıcak, samimi. Günlerdir süren koşuşturmacanın, azmin emeğin karşılığının alınması hepimizi mutlu ediyor. Gözlerimiz bir birbirine her dokunuşta bu eser bizim diyorlar gururla. Öyle kolay sanılmasın yüzlerce kişinin yapabileceği bir organizasyonu iki elin parmakları kadar insan geceyi gündüze katarak dağlarına, derelerine, posta kutularının içine kadar konser çalışmalarını taşıdılar. Her ilçeye, her köye ve mezraya haber eğlediler devrim yürüyüşündeki Grup Yorum’u. Benden daha aç kaldılar bazen daha çok yoruldular ama hiç şikâyet etmediler. Yorum halktı ve şimdi burada aynı notaya eşlik eden binlerce kişilik bir orkestraydı. Aynı anda soluk alıp veriyordu sıra sıra durmuş Dersim dağları. Munzur kemana eşlik eder gibi ahenkle akıyor. Coşku sloganlara karışıp dağlara sesleniyoruz Ali Yıldız ölümsüzdür. Pankartlar açılıyor halk savaşçısı Ali Yıldız’ı oligarşinin toplu mezarında bırakmayacağız, Dersim’e sefer olur zafer asla… Annem ve benim Dersim’de bulunma sebebini anlatıp sahneye çağırıyorlar bizi. Sloganlarını alkışlıyoruz. Gözlerimizin nemi yerini haklı bir gurura bırakıyor. Dağlara olan özlem türküler arasında mikrofonu ben alıyorum annem yanımda. Heyecanlanıyorum. Biraz sözcükler karışıyor bazen birbirine ama samimiyet ve anlatmak istenen şeyi anlıyor Dersim. Dersim’in bizi kucaklamasını sahiplenmesine teşekkür ediyoruz. Alacağız seni o çukurdan, aldığımız gibi Güler Zere’yi parmaklıklar ardından. Ne gerekirse hangi bedelin ödenmesi gerekiyorsa ödeyerek bunu. Bize bunu Cananlar Zehra Kulaksızlar öğretti bu aşkın mayasında Alişer ile Zarife’nin ölüme savaşan sevdası var. Ahmet abi daha sonra anlatıyor Karadeniz insanının sıcaklığını, kardeşliğini rüzgârını estiriyor hep birlikte haykırıyoruz. Devrim şehitleri ölümsüzdür diye. Ahmet abi iniyor elini öpeceğim, yok diyor, ısrar ediyorum, peki kimse görmesin o zaman. Böyledir bizim insanımız böyle güzel, alçakgönüllü iki fidanını yitirip de insan kalabilmek kolay olmasa gerek. Diyorlar ki kardeşinden pay çıkar mı? Çıkmaz mı Ahmet abi, çıkmaz mı?! Saçının tek teline açlığa yatmak. Göze alabilmek sessizce içine akıtabilmek gözyaşlarını… Annem bugün bu kalabalığı gördüğünde artık tamamen başka bir insana dönüşmüş durumda. Yorumlarken Ali’yi kimseyi suçlamıyor. O hırsızlık yapmadı, o bu dağların gülü olmayı seçti, diyor gururlanıyor oğlu ile onurlandırıyor 14 yıldır bu topraklarda Ali’ye ev sahipliği yapan Dersim. Bir TAYAD’lı artık. Hiç yapmadığı gibi yapmayacağı şeyleri de biliyor. Uzlaşmadan zalimle onuruyla mücadele ederek Alisini istiyor. Biliyor minnet edip mahpustan koçanları, biliyor sofradan ihanet çıktığını, biliyor üç kuruşa bir ömrü satanları, biliyor. Halkların yarattığı pahalı büyünün yaygarasını biliyor da kendisi baş eğmiyor… Dersim bizle biz Dersim’le gurur duyduk bu akşam dağlarına türküler yolladık. Yolladık uzaklarda kulağı bizde olan dostlara… 10 Temmuz 2011 ALİ YILDIZ’ın abisi HÜSNÜ YILDIZ Tel: 0533 300 96 07 www.cenazemiziistiyoruz.blogspot.com
|