| Dersim’deki Süresiz Açlık Grevinin 37.Günü |
|
|
|
| Pazar, 17 Temmuz 2011 11:01 |
|
55 yaşlarında uzun boylu gözlerinde alaca bakışlı bir amca duvarın diğer tarafından selamünaleyküm diyor. “Av. Behiç Aşçı burada mı” diyor. Buradaydı gitti diyoruz. Yüzünü ekşitiyor. “Avukat olarak tutacaktım…!” Hayırdır diyoruz. “Sizinkine benzer bir meselem” vardı deyince buyurun buraya gelin çay içelim diyoruz. Anlatmaya başlıyor. Yurtdışında yaşıyorum, İzmir’de, Elazığ’da ve burada arazilerim vardı. Eski eşim kiraları alıyor, evin tapusunu da üzerine almış, buradaki avukat beni 11 milyar dolandırdı diyor. Üzüldük be amca da bir benzerlik bulamadık meselenizde. Sessizce düşündüklerimizi duymuş olacak ki… ha bir de sanırım “Yeşil”le ortak çalışıyor. Bu sefer başlıyor güç gösterisine. İyi ki Behiç abi burada değilmiş, değil mi?! Çadırımızın diğer duvarında duran başka bir amcamız anlatmaya başlıyor. Kalabalık gördükçe gelip anlatıyor. Kaçıncı anlatışıdır acaba, ben hatırlamıyorum. Avukat tuttum 1,5 milyar verdim. 20 sene evvel gerilla oğlun otobüs yaktı. Oğlun daha sonra öldürülmüş olsa da sana fatura bıraktı demişler. Yirmi sene sonra mahkeme mahkeme dolaşmaya başlamış amcamız. Oğlu otobüs yaktı diye amcadan 24 milyar istiyorlar. Cenazeyi vermeyenler için ucunda para olunca zaman sınırı tanınmıyor. Fransa, Almanya ve İngiltere’de başlayan destek açlık grev haberlerini alıyoruz. Avusturya Viyana’daki konsolosluk önündeki sloganların sesleri meydanımızda çınlıyor. Bu bizim meselemiz, kalp atışlarının ahengi bizimkiyle aynı ritimde atıyor. Alacağımız var, diyorlar ki hiç alacağımız kimsede kalmamıştır. Hüzün duvarlarda ağ kurmuş odanın, kumru yapmış yuvayı, özenerek döktüğü gözyaşlarıyla. Yalnız kalmasın diye gülü, arkadaşlarının resimleriyle donatmış. Çeyizlik hepsi, tane tane dizilmiş raflara hayat serüveni. Daha dikkatli bakıyoruz, deminki kasvetli havanın olmadığını görüyoruz. Odadaki herkes gülümsüyor. “sizin yapacak işiniz yok mu?” yapacak işimiz çok haklısınız. Aklıma o an gelen en güzel kavuşma dileklerini bırakarak, Munzur’dan salınarak geçiyoruz. Gitmelisin diyorum, sana ihtiyaçları olabilir. Hastalığının 3. Evresinde olan babasının yanına… Birileri var yanında ilgilenen, şuan burayı bırakıp gidemem… İnce Toroslar’dan değil ama Dersim’den gürlüyor işte. Elleri sıkılası, gözleri öpülesi, yürekleri kucaklayası insanlarımız. Hayatın akışından bir haber olanlara veya çokbilmişlere nasıl veriyorsunuz bu dersleri… İngiltere’deki destek açlık grevindeki 20 arkadaşın aramasına şaşırmıyoruz. Karşılıklı anı yaşıyoruz tek yürek olarak. “Özgürlük Komitesi” selam olsun özgürlüğü bu şekilde yorumlayabilenlere. Ay bulutlanıyor. Karardı iyice gökyüzü. Bir anne burası süresiz açılk grevi çadırı diyor. Tekerler dönüyor kimini umuda, kimini geleceğe kavuşturma adına. Bagajlar özlem yüklü çoğunlukla uzak plakalar küçük meydanda. Cadde boşalırken boydan boya serinlik kaplıyor kollarımızı sıkı giyinmeli bu gece. Belki düş de kurmalı sarılırken sıkıca battaniyeye. Avusturya Anadolu Federasyonu’ndan 7 kişi ile 3 günlük açlık grevini şimdi öğreniyorum, kızıyorum kendime. İngiltere’deki destek açlık grevinde bulunan arkadaşlar arıyorlar. Gecemizi, açlığımızı, direnişimizi paylaşıyoruz. Değil ülkeyi, dalga dalga dünyayı sarıyoruz, zaten yeniden inşası için yola çıkmadık mı. Zılgıt sesleri geliyor, hep birlikte ve coşkulu. Onların sesini mahpustaki tüm özgür tutsaklara yolluyoruz. Onların soluk alış verişlerini ayın gölgesinde sabahlayacak olanlarla paylaşıyoruz. Kalpleri, sevgileri, hasreti ve zamanımızı paylaşıyoruz. Bin kere de doğup da, ölümü yine bu aile içinde olmak istiyoruz. Suyun sesi uzaktan da olsa tertemiz akıp geçiyor önümüzden. İşte şimdi demli bir türkü söyleme zamanı… 16 Temmuz 2011 ALİ YILDIZ’ın abisi HÜSNÜ YILDIZ Tel: 0533 300 96 07 www.cenazemiziistiyoruz.blogspot.com
|