| Hozat Garajına Faşist Saldırı Protesto Edildi |
|
|
|
| Çarşamba, 20 Temmuz 2011 18:47 |
|
Elazığ Emniyeti ve Valiliği Türkiye genelinde yaratılmak istenen linçleri Elazığ’da da yaratmak için tüm provakatif yöntemleri deniyor. Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yaşanan ve asker ölümleri ile sonuçlanan olayları bahane eden sivil faşistler Cuma gününden itibaren polis desteği ile linç örgütlemeye çalışmışlardır. Bu linçlere karşı halkın direnişi ile karşılaşan faşistler geri püskürtülünce devreye yine bilindik senaryo ile giren polis halka saldırmış, biber gazı ve TOMA arcıyla bu defa devlet terörünü devreye sokmuştur. Bununla da halkın direnişini kıramayacağını anlayınca olay yerine Vali gelmiş ve olayları kendisi dışında göstermeye çalışmıştır. Valinin kendini aklamak için söylediği sözler devletin çürümüşlüğünün başka bir kanıtıdır adeta. Düşünün ki bir ilin birinci dereceden sorumlusu “Ben biliyorum ki bu linç saldırısını düzenleyen ve yönlendiren polistir. Emniyete müdahalede yetersiz kaldığımız yerler oluyor. Eylem yapan gurubun buraya yönlendirilmesi güvenlik zafiyetidir.” deyip tüm sorumluluğu emniyete atmaya çalışmıştır. 15 Temmuz Cuma gününden başlayan olaylar sırasıyla şöyle gelişti. Yaşanan olayları anlatan Hozat garajı esnafından biri aslında bu linç saldırısının nasıl planladığını da gösteriyor. “Sabah saatlerinden itibaren Hozat Garajını abluka altına alan polis ve orada hazır bulunan kameralar bir şeylerin olacağının habercisiydi” diyor esnaf. Cuma namazı esnasında üzerine Türk bayrağı sarılı biri BDP il binası önüne gelip küfürler savurmuş, yaklaşık 15 dakika sürdürmüştür bu tutumunu. Ancak ne gariptir ki sabah saatlerinden beri her tarafı abluka altına alan polis pervasızca suskunluğunu devam ettirmiş ve sadece izlemekle yetinmiştir. BDP’lilerin aşağı inip uyarması üzerine BDP’lilere saldırmıştır. Ancak halkın sahiplenmesi sonucu polis saldırganı uzaklaştırmış. 20 dakika sonra polis eşliğinde tekrar daha kalabalık gelmişler ve halk tekrar direnişe geçerek linç güruhunu geri püskürtmüştür. Bunun üzerine poli, direnen halkı tehdit etmiş ve tek tek insanlar arasında dolaşarak “seni tanıyoruz kim olduğunuzu biliyoruz, hemen terk edin burayı yoksa sizin için kötü olur” deyip meydanı linççiler için boşaltmaya çalışmışsa da halk geri çekilmemiş, iş yeri ve dükkânlarını korumuştur. 17 Temmuz Pazar günü postane meydanında toplanan faşistler önce Öğretmen Evine yürümüş daha sonra askeri şahitliğe yürüme bahanesiyle polis eşliğinde tekrar Hozat garajına yönelmişlerdir. Bu defa hedef Hozat garajında bulunan esnaftır. Bunu fark eden halk hemen toplanmış ve hep birlikte direnişe geçmiştir. Yine püskürtülen faşistler kaçmak zorunda kalınca polis tekrar halka saldırmış ve halkın kararlılığı karşısında poliste durmak zorunda kalmıştır. Kafelerden kendilerine saldıran faşistlerin üzerine pet şişe, bardak fırlatarak karşılık veren insanların üzerine, kafenin camından içeriye polis tarafından gaz bombası atıldı. Kafenin ve birçok esnafın faşistlerin attığı taşlarla camları kırıldı. Faşist itlerin kendilerine yönelik saldırılarının ilk olmadığını eğer direnmezlerse son da olmayacağını bilen Hozat garajı esnafı faşistlere sopalarla taşlarla karşılık vermiştir. Bu saldırıların ardından 18 Temmuz Pazartesi günü Hozat garajı esnafı yaptığı basın açıklamasıyla faşist saldırılara karşı sessiz kalmayacaklarını haykırdılar. Alkışlarla saat 11.00’da başlayan eylemde Hozat garajı esnafı “bizi yalanlarınızla kandıramayacaksınız” dedi. Yapılan saldırının anlatıldığı açıklamada emniyet ve valiliğin saldırılara karşı önlem almak zorunda olduğunu, eğer önlem almazlarsa, halkın da kendisini korumak için her şeyi yapabileceği söylendi. Hozat garajı esnafı imzasını taşıyan eyleme 250 kişi katıldı. Eylemde “Baskılar Bizi Yıldıramaz, Faşizme Karşı Omuz Omuza” sloganları atıldı. Eyleme CHP Dersim milletvekili Hüseyin Aygün de katılarak destek verdi. Sloganlarla sona eren eylemin ardından esnaflar ve Hüseyin Aygün valiliğe giderek valiyle görüşme yaptılar. Valinin “emniyet hakkında adli soruşturma başlatacağım, bu saldırılarda polisin payı var. Bunları emniyet yönetiyor” diyerek insanları başından savmak istemesi saldırılara karşı direnmekten başka çözüm olmadığını bir kez daha gösterdi. |