| İstanbul ve İzmir'de Yürüyüş Tanıtımı |
|
|
|
| Perşembe, 21 Temmuz 2011 19:13 |
|
Yürüyüş dergisi 16-17 Temmuz tarihlerinde İzmir’in gecekondu mahallelerinde yürüyüşüne devam etti. 16 Temmuz Cumartesi günü Cennetçeşme ve Yamanlar’da, 17 Temmuz pazar günü ise Harmandalı’nda dergi tanıtımı ve satışı yapıldı. Halkla toplu mezarlar ve kardeşinin cenazesini almak için açlık grevinde olan Hüsnü Yıldız anlatıldı. Yapılan sohbetlerde bir teyze “bu nasıl vicdansızlık, anneye oğlunun cenazesini neden vermezler bunların hiç dini imanı yok mu” diye tepki gösterdi. Yine pazarcı esnafından biri “ben sağ görüşlüyüm ama size çok saygı duyuyorum, siz düşünceleriniz için çok uğraşıyorsunuz” dedi. İki gün sonunda toplam 90 dergi halka ulaştırıldı.
“Yürüyüş’ü Her Yerde Görüyorum, Burada Da Gördüğüme Çok Sevindim” Yürüyüş dergisi okurları, İstanbul, 1 Mayıs Mahallesi’nde 16 Temmuz Cumartesi günü saat 19.00’da Yürüyüş’e yapılan baskılara karşı basın açıklaması düzenlediler. “Yürüyüş Dergisi Susturulamaz! Bedel Ödedik Bedel Ödeteceğiz! Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz! Halkız Haklıyız Kazanacağız!” sloganlarıyla başlayan basın açıklamasında okunan metinde emperyalizmin Ortadoğuyu işgal projeleri için halkları katlederken komplolar kurarken işbirlikçileri aracılığıyla da direnenleri terörist ilan ederek teslim olmayı dayattığına değinildi. “Halkımız, işte kendi topraklarımızda ürettiğimiz bir lokma ekmeği çalan, suyumuzu satan, hırsızlığı ve uyuşturucuyu yayan, mahallelerimizde bunlara karşı direnen onurlu evlatlarımızı gece yarısı baskınlarda işkencelerle hapishanelere atan işbirlikçi köpekler bunlardır. Onlar ki; dün Sivas ta aydınlarımızı yakan katilleri koruyan, isimlerini anıtlara yazanlardır. Onlar ki; halk için dağlarda şehit düşen Ali Yıldızların cenazesini kaybeden, bir mezarı bile çok gören katillerdir. Onlar ki; halkın onuruyla yaşamak için yaptığı gecekondularını yıkan, çalışan işçiyi işten atan para babalarıdır. AKP’dir ve onun yerli efendileri sabancılardır. Onların özgürlük dedikleri adalet dedikleri yalanlardan başka bir şey değildir. Tüm dünyayı bu pisliklerle yönetenlerin yalanlarından başka dayanacak bir şeyi kalmamıştır. Gerçek olan ise onların zulmüne karşı direnenlerin terörist değil, halkların onurlu evlatları olduğudur. Ve gerçekler halkların en güçlü silahıdır. Yalnızca gerçekleri ulaştırmak için gece gündüz çalışan yürüyüş dergisinin ve onu kapı kapı dolaşarak halka ulaştıran okurlarının evleri basılması, işkence görüp tutuklanması da bu yüzdendir.” dendi. 18 kişinin katıldığı basın açıklamasının ardından marşlarla birlikte mahallenin sokaklarına giren okurlar, Yürüyüş dergisi önlükleri ve sesli tanıtımlarla toplu dergi dağıtımı yaptılar. Saat 21.00’e kadar yapılan dergi dağıtımı boyunca 50 dergi halka ulaştırıldı. Yürüyüş okurları 17 Temmuz Pazar günü ise Kadıköy Boğa Meydanı’ndaydılar. Saat 14.30’da başlayan toplu dergi dağıtımı 15.30’a kadar sürdü. 7 kişinin katıldığı dergi dağıtımında 20 dergi halka ulaştırıldı. Dağıtımda Yürüyüş dergisini alan genç bir kız “Yürüyüş dergisini her yerde görüyorum. Sizi burada da gördüğüme çok sevindim.” dedi. ***
17 Temmuz Pazar günü Halk Cepheliler Esenyurt köy içi meydanında Yürüyüş dergisinin toplu tanıtım ve satışını yaparak halka gerçekleri anlatmaya devam ettiler. Köy içi meydanda saat 16.30’da başlayan açıklamada Derneklerimiz Ve Yürüyüş Dergimizi Savunmaya Devam Edeceğiz Halk Cephesi imzalı pankart açıldı. Onur Polat’ın okuduğu basın açıklaması şöyleydi; Derneklerimizi ve Dergimiz Yürüyüş'ü Savunmaya Devam Edeceğiz!
Bu ülkede halkın gerçeklerini anlatmak suç… Bu ülkede açlık-işsizlik-yoksulluk olmasın demek suç… Bu ülkede devletin yaptığı katliamlarını işkencelerini anlatmak suç… Ülkemizin işgal edilmesine, emperyalistlerin ülkemizden bombaların kaldırılıp dünya halkların katledilmesine, ülkelerinin talan edilmesine karşı çıkmak suç… Bu ülkede doğruları savunmak, değerlere sahip çıkmak suç… Evet; Bağımsızlık Demokrasi ve Sosyalizm için çıkan Yürüyüş Dergisi bunları halka anlattığı için AKP iktidarı tarafından susturulmak isteniyor. Dergi bürosu yıllardır basılıp çalışanları tutuklanıyor. İnsanları sokak ortasında işkence hanelerde katledildi, sakat bırakıldı. İrfan Ağdaş, Engin Çeber devletin gerçek yüzünü anlattığı için sorgusuz sualsiz katledildi… Ferhat Gerçek daha 16 yaşında ülkesine sahip çıktığı için sokak ortasında kurşunlanarak sakat bırakıldı… Mücadeleleri ülkelerinin emperyalistlere satılmamamsı, bağımsız olması açılığın yoksulluğun olmamasıydı… İşte AKP demokrasisi… Muhalif olmak suçtur bu ülkede… Muhalif, halktan yana, bağımsızlık ve demokrasi mücadelesi yürütenlerin sesi olduğu için her türlü baskılara maruz kalıyoruz sürekli. Fakat yanılıyorlar bu ülkede ne halkı, nede halkın öncülerini yok edemezler. Dersim merkez de Ali Yıldız’ın bulunduğu toplu mezarı açtırmak ve cenazesini almak için yapılan süresiz açlık grevinin, Çayan’da tutuklanan arkadaşlarımızın serbest bırakılması için yapılan açlık grevinin ve dört duvar arasında tecrit işkencesiyle katledilmek istenen tutsaklarımıza sahip çıkmaya, onların sesi olmaya devam edeceğiz... Ülkemizde zulüm, sömürü, yoksulluk, haksızlık, adaletsizlik, yozlaşma olduğu sürece Yürüyüş dergisi halkın yanında yer almaya gerçekleri yazmaya devam edecek! Hiçbir güç Yürüyüş dergisinin gerçekleri yazmasına, ezilen halkın yanında olmasına engel olamaz! Halkımız; sizin sesiniz soluğunuz olan Yürüyüş dergisinin susturulmasına izin vermeyelim! Susturulmaya çalışılan aslında sizsiniz! Adaletsizliklere, katliamlara, baskılara karşı mücadele edelim… YÜRÜYÜŞ Dergisi çalışanları serbest bırakılsın… DEVRİMCİ BASIN SUSTURULAMAZ! GÖZALTILAR, TUTUKLAMALAR, BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ! Açıklamanın ardından Yeşilkent’e kadar yürüyüş dergisinin tanıtımı ve satışı yapıldı. Yürüyüş dergisi satışı sırasında sivil ve resmi polislerde halkı tedirgin etmeye çalıştı, fakat halkın dergiyi sahiplenmesiyle bu çaba boşa çıkarıldı. Yaklaşık 1 saat süren dergi dağıtımı Yeşilkent mahallesinde sona erdi. Dergi dağıtımı sırasında insanlarla sohbet edildi, halka çözümün mecliste değil halkın mücadelesinde olduğu anlatıldı, toplu mezarların açılması ve Ali Yıldız’ın cenazesini istiyoruz talebine dikkat çekildi. Yapılan dergi satışında 46 adet dergi halka ulaştırıldı. *** |