| Dersimdeki Süresiz Açlık Grevinin 42.Günü |
|
|
|
| Cuma, 22 Temmuz 2011 07:40 |
|
Alkollü bir abi kendi kimliğini ararken ne oldu bu Dersim’e diyor. Sabahın bu saatinde kendi halini sorgulamıyor ama. Dersim’e çok şey olduğu yok!
Festival öncesi yurt içi ve yurtdışından gelenlerin palavra caddesine bir hareketlilik getirdiği gözleniyor kalın çerçeveli güneş gözlükleri ile yabancı plakalı araçlardan çadırımıza bakan gözler görmek sık sık mümkün oluyor. Jöleli saçlarıyla erkekler ve askılı tişörtleriyle kızlar caddedeler, şıklık yarışı var. Esnaf sanki bütün yıl bu günleri bekliyormuşçasına hazırlıklı. Meydandan Seyid Rıza heykeline inmek kesin gerekiyor ve o anı resimleme, tezgahlar kurulu o bölgede daha çok süs eşyaları ile donatılmış. Aracı olanlar araçlarıyla olmayanlar dik merdivenlerden yürümeyi göze alarak Munzur kıyısına inip çay içmeleri gerekiyor. Bu kadar güzel doğası olan bir şehir çok zor bulunur. Ama çarpık kentleşme burada da izlerini gösteriyor. Tarihe ihanet eder gibi Munzur’un kenarına yapılmış çok katlı binalar görmek mümkün. Evlerini müteahhite vermek için birçok ailenin sırada olduğunu üzüntüyle öğreniyoruz. Belediyenin olanaksızlıklarını göz önüne alırsak bir on yıl sonra suyu ile o güzelim dut, erik, meşe ağaçlarını görmek hayal olacak. Patikada yürüyüp toprağın kokusunu hissetmek, dağlardan esen rüzgâr olmasa neredeyse imkânsız. Yüksek dağ köylerine yakın yerlerde esrar, hint keneviri tarlalarının olduğunu da söylüyorlar. Doğunun Paris’i diye kimilerince adlandırılan Dersim yaz, kış muhteşem doğasıyla sadece turizm ile bile olsa ayakta durabilecek şansa sahip. Fakat Paris olmanın yan etkilerini bağrında en acı şekilde hissediyor. Hayvancılık, arıcılık devlet baskısı ile bitme noktasında. Artık Dersim de geleneksel değerlerde acımasız yüzü veya hırsızlık olaylarının hiç olmadığı noktadan gün aşırı hırsızlık olaylarıyla karşılaşmak olağan bir hal almış. Sonuç mu kapitalizmin her türlü kirli ilişkileri kardeşi, kardeşe düşman etmiş. Alevi felsefesinin adı konmamış sosyalist ilişkileri, paylaşımcılığı aranıyor. Aranıyorken suyun şişesi festivalde 1,5 liraya kadar çıkıyormuş. Ortalama en büyük şehirdeki fiyatlarla yarışıyor, pahalılıkla. İlişkiler dejenere olmaya başlayınca temiz sevgiler yok sayılınca, direnenlerin ayıplandığı, dışlandığı yok sayıldığı, aşkın fiyatına konulunca… sabahın erken saatlerinde içip çadırımızda kendini arayan kişileri görmek mümkün. Çadır mı dedik 42 günün açlığını gelen dost yüklü sözcüklerle, bir merhabayla geçmenin gururunun tokluğuyla direnişle resimlemek. Belçikalı ilerici demokrat Prf.Lieven de Cauterin kardeşimin cenazesinin toplu mezardan çıkarılması için Başbakana elektronik mesaj çekmiş. Aynı mesajı Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı, Adalet Bakanı, Türkiye’nin BM daimi temsilcisi Ertuğrul Apak’a, Belçika’daki Türkiye büyükelçisi Nazif Murat Ersavcı’ya, Türkiye’nin AB nezdinde ki daimi temsilcisi Selim Kuneralp’a iletmiş. Hayat akıyor akıcılığıyla, keder ve üzüntüsü ile açlık ve toklukta. Sürekli ziyaretimize gelen amcanın kızı evleniyor Rize’de. Düğün davetiyesi bırakıyor. Sayın TAYAD’lı Aileler mutlu ve gururluyuz çiçeğimizi göndereceğiz. Avukatlarımız Selçuk abi ve Ebru bolca selam dolu kucaklaşmalarla geliyorlar. Dostça uzun soluklu konuşuyoruz. Trabzon’dan mektup aldık kayboldu misafirlerimiz vardı okuyamadık. Büyük üzüntü içindeyim. Kalben yanımızdaki dostlarımız yeryüzünün değişik yerlerinden arıyorlar, çok iyiyiz biz! Siz de iyi olun yürekten selamlar. Kızım, kardeşlerim, kuzenim ve arkadaşları sanatçı Aynur’a caz konserinde ırkçı saldırıya protesto yürüyüşüne gidiyorlar. Sanatçı, aydın ve gazetecilere bir gün önce yayınladığım mektubu çoğaltıp dağıtmışlar. Beyazlar giymiş bebeğim anlatmış onlara babasının haklılığını. “En önde durdum babacığım” diyor. Kurban olduğum kızım. Bir tanem benim, seni çok özledim binlerce kez kucaklıyorum seni. Ciğerimsin kızım benim. Söyle demişti günlüğünde “babam bazen benim 11 yaşında küçük bir kız olduğumu unutuyor. Her şeyini benimle paylaşıyor. Ama olsun geçecek bu günler. Ben babamı bu dünyadaki her kesten daha çok seviyorum” babası kurban olsun ha! İyi geceler bir tanem. 21 Temmuz 2011 ALİ YILDIZ’ın abisi HÜSNÜ YILDIZ Tel: 0533 300 96 07 www.cenazemiziistiyoruz.blogspot.com |