| Dersim’deki Ölüm Orucu Direnişinin 49.Günü |
|
|
|
| Cuma, 29 Temmuz 2011 13:04 |
|
Mektuplar geliyor yine uzaklardan ilişiyorlar kalplerimizin en güzel yerine “demiş ki bir Arap şairi; ‘kim ki dağlara çıkmayı göze alamıyorsa hayatı boyunca kuytuluklarda yaşamaya mahkûmdur’ kazanacağımıza olan inançlarını” dile getiriyorlar. Çünkü diyorlar “onurlu bir ölüm, zalimlerin esareti altında ölmekten iyidir” “Merhaba Hüsnü abi, Sana merhaba demeyeli yıllar oldu değil mi… demesek bile her karşılaştığımızda hep berabermişiz hissine kapılırdık hatırlarsan. Oysa ki aradan yıllar geçmiş olurdu şu an olduğu gibi. İlk merhabamızda nesli suyu bekliyordunuz. O nasıl bekleyişti öyle heyecan, özlem, özveri, sabırsızlık hepsi bir aradaydı. Ve sonunda ismi de netleşmişti. İsmi nesli su olacaktı… Size ailemize yakışan bir isim, tertemiz, su gibi berrak… Bu karşılaşmamız çok farklı oldu; haberini ilk okuduğumda dakikalarca baktım, düşündüm paylaştığımız her şey (çok şey sayılmasa da unutulmaz) gözümün önünden geçti. Ama inan bana hiç şaşırmadım. Gözlerine baktığımda acı, öfke ve büyük bir huzur gördüm. Her zamankinden daha yakındın. Belki bir gün gerçekten karşılaşırız kim bilir… Karşılaşmasak da biz hep beraberiz biliyorsun ve yine yiyecek sadece dört zeytinimiz varken, dördünü paylaşmanın buruk ama tatlı mutluluğunu bu seferde açlığını paylaşarak yaşıyoruz. Zor günlerimizde olduğu gibi. Sen de çok iyi bilirsin ki; aradan yıllar geçse de hiç beklenmedik dertler, tasalar, acılar gelse de başımıza biz bize ait olan güzellikleri taşıdığımız sürece yine birbirimizi bulur ve paylaşırız acıları, mutluluğu ve özlemi ve açlığı… Bak yine bir aradayız. Bu sefer bizi birleştiren Alimiz… Alilerimiz… Sen sadece gözlerinde sorardın onu. Şimdi tüm bedeninle, beyninle, kanın, canınla soruyorsun… Ona kavuşacağından, kavuşacağımızdan eminim abi… Şimdi bile farkındasındır. Binlerce Ali var etrafında… Dünyanın bir ucundan diğer ucuna kadar… Bu soyut bir şey değil, gerçekten hepimiz Aliyiz şimdi… Seni sizleri Ali’nin sevgisi, bağlılığıyla, özlemle kucaklıyor, annemizin ellerinden öpüyorum. Oradaki herkese selam ve sevgimizi yolluyoruz. Kardeşin…” Paylaşmak istedim geçmişten gelen merhabayı. Doktorlar geliyorlar, biraz da kan alarak kontrol ediyorlar sağlık durumumu… Önce İngiltere’den aramıştı geleceğim diye, sonra Ankara’dan aradı geliyorum diye. İsmi Semra Eren. Kardeşi faili meçhul... konuşuyoruz, dertleşiyoruz. Samimi, sıcak... sonra bir bakıyoruz aynı köylü çıkıyoruz. Hayat o kadar güzel tesadüflerle dolu ki Dersim’de... Oldukça yoğun ziyaretçi akınımız var. İnsanlar desteklerini benimle paylaşmak istiyor. Görmek, konuşmak ve anı görüntüleme peşindeler. Maya-Der’li ve barış anneleri karanfillerle geliyorlar. Sıcak sohbetimiz Kürtçe, Zazaca ve Türkçe devam ediyor. Devletin yurtsever ve devrimcilere uyguladığı şiddeti yok etme politikasını, faili meçhulleri, gözaltında kayıpları, toplu mezarları, konuşuyor acılarımızı paylaşıyoruz. 6225 imzamızı TAYAD’lı Aileler, Maya Der’li barış inisiyatifi anneleri ve devrimci kurumların desteği bir yürüyüşle sloganlarımız eşliğinde postaneye, TBMM’ye verilmek üzere imzalarımızı postalıyoruz. Eylemimizi Palavra caddesinde 15 dakikalık oturma eylemiyle bitiriyoruz. Bugün 1000’e yakın imza toplamışız, tabi bunlar gönderdiklerimizin dışında. Kızım Su gün boyu dağıttığı bildirilerden yorgun boynumda dolanıyor. Kaçıncı öpücüğüdür boynuma serinlik veren. Yüzünde karışık bir hüzün var çocukça. Arada fırsat buldukça bir birlerine su atıyorlar bilgen. Havanın sıcaklığında bir tek bu oyun oynanır değimli. Gelmesini çok beklediğimiz kızım Su beklemenize değdi diyor. Hiç tanımadığı, tanıyamayacağı yürekleri üzerine gömlek gibi giyiyor. 28 Temmuz 2011 ALİ YILDIZ’ın abisi HÜSNÜ YILDIZ Tel: 0533 300 96 07 www.cenazemiziistiyoruz.blogspot.com
|