Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Çayan'da 77. günümüzden notlar PDF Yazdır e-Posta
Pazartesi, 01 Ağustos 2011 14:35

Bugün açlık grevimizin 77. günü. Eyleme 2 kişi olarak devam ediyoruz. Hani hep derler ‘ya sözün bittiği yer’ diye. Hayır! Bizim daha söyleyecek çok sözümüz, yapacak çok işimiz var.

O yüzden burada hala direniyoruz. Polisin her türlü ahlaksızlığına, saldırılarına, kaçırma işkencesine, tutuklamasına rağmen buradayız. Marşta söylendiği gibi 'işte buradayız şimdi burada'.

 

Havalar sıcak ve bunaltıcı. Ama bu sabah biraz sertti, hatta üşüyoruz. Düzen havaları da kendine benzetti, kendi gibi bozuk ve istikrarsız diye espri yapıyoruz. Öğlenleri çok sıcak oluyor. Çadırımız ağaçların altında ve koca bir binanın gölgesinde olunca serin serin oturuyoruz. Gelen-giden, dost cemali bir de dost sohbeti eklenince değil 77, 177 gün bile kalınmaz mı burada?

Sabah mahallede parkın müdavimlerinden Çayan’ın afacanlarından Can’la karşılaştık. 'Ne yapıyorsun Can, geçenlerde mahallede ne olmuş öyle? Parka,çadıra saldırmışlar.' dedik.

'Evet çok kavga oldu, bir sürü bir sürü kavga vardı' dedi.

'Peki en iyi kim kavga ediyordu ' dedik

3 yaşındaki Can tereddütsüz 'devrimciler' dedi.

Evet, erken büyüyor çocuklarımız. Tıpkı Filistin’deki gibi, diğer yoksul ülkelerdeki çocuklar gibi. Gece yarısı evi basılan ailesi işkenceye götürülen, gündüz gözüyle anası babası abileri ablaları sokakta kaçırılan çocuk, üç kuruş maaşla geçinen bir ailenin çocuğu büyümesin de ne yapsın?

Bugün sabahtan beri ziyaretçimiz çoktu. Pazar günü olması ve insanların yegane 'dinlenme' günü olduğundan evdeydi halkımız bugün. O günü de bizimle geçirmek istiyorlar. Mahalleden bir abimiz önceden kahveden çıkmadığını çadır kurulduğundan beri üç defa kahveye gittiğini anlatıyor. Yediden yetmişe, her yaştan ziyaretçimiz var. Çocuklar çadırımızı hiç boş bırakmıyorlar. Mahallemizin bebekleri Mahir cevahir, Yaman Deniz ve Tuana çadırımızın daimi ziyaretçileri. Anneleriyle geldiler, aldık sevdik. Büyüdükçe hırçınlaşıyorlar, direngenleşiyorlar sanki. Ne de olsa Çayan’ın çocukları diyoruz.

Bir teyze evine kahvaltılık alışverişinden geliyor. Kendine ne almışsa derneğe de almış. Açlık grevinde olmayan arkadaşlar yesin diye. Teyzenin oğlu askerde ölmüş. 'Oğlum orada ölmeseydi bu yolda ölürdü o da' diyor, gözleri doluyor.

Mahalleden abiler geliyorlar. Okmeydanı’ndan bir abi de gözaltından çıkanları görmeye geliyor, geçmiş olsuna.

Masada kalabalıkça oturuyorduk, bir yandan da yeni dergiyi inceliyorduk. Cepheli köşesindeki 'Cepheli Militan Düşünendir' ve nasıl bir yaşam köşesindeki  ‘Neden Açlık Grevi Yaparız?' yazısını hep beraber okuduk. Bulunduğumuz şu duruma ne kadar uygun diyoruz. Kafamıza takılan birçok şeye cevap buluyoruz yazılarda.

Akşama doğru Sarıgazi ve Gülsuyu’ndan arkadaşlar gelince iyice kalabalıklaştı çadır. Çaylarımızı doldurup sohbete başladık. Çay olmayınca bir eksiklik oluyor sanki. Sesleri güzel olan arkadaşlar da türkü söylediler. Önce çekindiler sonra hep beraber söyleyince onlar da açıldılar.

Dün de Nurtepe’den tutuklanan arkadaşlardan mektup geldi. Seviniyoruz ama buradaki arkadaşların sevinçleri apayrı. Daha fazla paylaşımları olmuş ne de olsa. Hepsi mektuplarında özlemlerini, onları tutuklayan iktidara, düzene olan öfkelerini yazmışlar.

77. böyle dolu dolu geçti işte.

Cayan-AG-Cadir-77-20110731-1Cayan-AG-Cadir-77-20110731-2Cayan-AG-Cadir-77-20110731-3Cayan-AG-Cadir-77-20110731-4

Ana sayfa