|
Direniş Çadırında 78. gün |
|
|
|
|
Salı, 02 Ağustos 2011 19:13 |
|
“Bugün iş günü olduğundan herhalde sabah biraz durgun geçti. Ama akşam saatlerine doğru Çayan halkı onlarca kişiyle tekrar yanımızda. Benim ilk açlık grevim,
2. günümdeyim ve hiç de dergide okuduğumuz kadar basit değilmiş, irade gerektiriyor gerçekten. Ama arkadaşlara verdiğim sözü tutmanın sevinciyle yarın öğleden sonraya kadar açlık grevini sürdüreceğim.” “Evet iki haftalık bir aradan sonra Çayan'a açlık grevi çadırımıza, direniş çadırımıza geldim. Bu iki haftada neler oldu. Düşmanın bizden, örgütlülüğümüzden ve güç olmamızdan ne kadar korktuğunun göstergesi olan saldırılar yaşandı. Bizi tanımayanlar tutuklu olan arkadaşların resimlerine bakıp umutsuzluğa kapılabiliriz ya da son saldırılardan sonra çadır nasıl açılacak, insanlar artık gelirler mi diye düşünebilir. Oysa bu iki haftada sahiplenmenin güzel örnekleri yaşandı Çayan'da. Saldırılardan sonra Hüseyin Aksoy Parkı'na geldiğimde gerçekten o saldırı havasını hiç hissetmedim. Biz her zaman olduğu gibi “halkız biz yeniden doğarız ölümlerden”... Aynen öyle yıkarlarsa yeniden kurarız, hem de daha iyisini, daha güzelini, hep birlikte... Gün boyu açlık grevinde 1 Mayıs mahallesinden bir arkadaşla birlikteydik. Havaların gündüz sıcak olmasından kaynaklı sabah saatlerinde pek uğrayanımız olmamıştı. Sonrasında mahalleden arkadaşlar sürekli gelip gittiler. Hep birlikte Çayan tutsaklarına mektup yazdık, dergi okuduk, çay içtik sohbet ettik. Okmeydanı'ndan tutuklanan Ceyhun Bay'ın babası ve kız kardeşi geldi, onlarla sohbet ettik, yine geçen hafta sokak ortasında kaçırılarak gözaltına alınıp tutuklanan Yusuf Aslan'ın kardeşi geldi. Sohbetlerimizde Hüsnü abinin ölüm orucuna başlayışı, buradaki direnişimizin son günlerine yaklaşması, keyfi gözaltı, tutuklamalar oluyor genellikle... Gece yarısını geçtiği halde çadırda 20 kişilik bir grup oturuyor. Umut bizde, umut burada oturan insanlarda...”
Ana sayfa |