Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Kaçırma Terörüne Son! PDF Yazdır e-Posta
Salı, 02 Ağustos 2011 20:29

1 Ağustos Pazartesi günü saat 13.00’te Galatasaray Lisesi önünde biraraya gelen Halk Cepheliler, geçtiğimiz hafta polisin sokak ortasından mafya yöntemleriyle devrimcileri kaçırıp gözaltına alması ile ilgili bir basın açıklaması yaptılar.

Açıklamaya TAYAD’lı Ailelerin Ali Yıldız’ın toplu mezardaki cenazesini almak için ölüm orucuna başlayan abisi Hüsnü Yıldız’ın eylemine destek amaçlı başlattıkları üç günlük açlık grevini bitirdikleri açıklamanın ardından başlandı.

Devrimcileri Kaçırarak Yıldıramazsınız! Direnişimizi Vatanımızın Her Yanına Yayacak Komploları Boşa Çıkaracağız!- Halk Cephesi” yazılı pankartın arkasında toplanan Halk Cepheliler, “Kaçırma Terörüne Son!”, “Keyfi Gözaltı Terörüne Son!”, “İşkence Yapmak Şerefsizliktir!”, “Komploları Boşa Çıkardık Çıkaracağız!”, “Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!”, “Halkız Haklıyız Kazanacağız!” sloganlarını haykırdılar.

Okunan basın metninin ardından polis tarafından kaçırılarak gözaltına alınan Halk Cepheliler söz alarak yaşadıklarını anlattılar. Nasıl kaçırıldıklarını, gözaltında yaşadıklarını, kurulan komployu anlatan Halk Cepheliler; bu kaçırma terörünün kendilerini mücadelelerinden yıldıramayacağını, kaçırma terörünün bir sonraki aşamasının kaybetme politikasına geri dönülmesi olduğunu, komplolarıyla bir sonuç alamayacaklarını, bu komploları boşa çıkarmaya devam edeceklerini anlattılar.

Yaklaşık 50 kişinin katıldığı açıklama atılan sloganların ardından sona erdi.

Okunan açıklamanın tam metni aşağıdadır:

HALKIMIZA

Yola Getiremeyen, Islah Edemeyen Devlet; Kaçırmalarla Korkutmaya, Sindirmeye Çalışıyor, Başaramayacaklar!

Son 6 ayda bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi verdikleri için yüzlerce insan polisin mahalleleri binlerce polisle abluka altına aldığı, helikopterlerle gece yarıları terör estirerek gerçekleştirdiği ev ve dernek baskınlarıyla yüzlerce insan hukuksuzca gözaltına alındı. 100’den fazla insan tutuklandı.

Bu saldırılar artarak sürüyor. 22-27 Temmuz 2011 tarihleri arasında da İstanbul ve Ankara’da, 9 devrimci sokaktan kaçırılarak gözaltına alındı. İnsanlar sokak ortasından, bulundukları yerden, minibüslerden tamamen hukuksuz bir şekilde, mafya ve kontrgerilla yöntemleriyle kaçırıldılar.

Bu 5 gün içinde gözaltına alınanların isimleri: Çiğdem Yakşi, Gazi Nefes, Özlem KütükFatih Özgür Aydın,Emel Keleş, Yusuf Aslan, Yasemin Karadağ, Pembe Özlem Olgun, Sevgi Daylan. Gözaltına alınanlardan Fatih Özgür Aydın, Sevgi Daylan ve Yusuf Aslan polisin komplolarıyla tutuklandı.

Başbakan Tayyip Erdoğan, “Bundan sonra terörle mücadelede yeni bir dönem başlattıklarını” açıkladı. Bu açıklama polis için adeta bir saldırı talimatı oldu. AKP’nin polisi başbakandan talimatını aldı ve elinde liste, kontrgerilla yöntemleriyle devrimcilere, halka karşı terör estirmeye başladı.

Bu “yeni dönem” diye kastedilen bilindik kontrgerilla yöntemlerine geri dönülmesinden başka bir şey değildir. 90’ların kaçırma politikasına geri dönülmektedir. Bu kaçırmaların arkasından kaybetmelere geri dönülmeyeceğinin bir garantisi var mıdır?

Polis yeniden sokak ortasından insan kaçırmaya başlamıştır. Kaçırıyor, tehdit ediyor, teslim olmaya zorluyor, işkencehanelerine alıyor ve komplolarla tutuklatıyor. Alçakça bir komployla düşüncelerinden vazgeçirmeye çalışmak güçsüzlüğün ifadesi olduğu gibi, polisin komploculukta ne kadar pervasız olduğunun da göstergesidir. Gerçekler er geç ortaya çıkacaktır, ama buna rağmen pervasızdır polis. Onlarca kar maskeli, kapkara giysili, uzun namlulu silahlı polisin sokak ortasında insanları kaçırmasının hukukla uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Polis alenen suç işlemektedir. Bu suça hakimler ve savcılar da göz yummaktadır.

İnsanları basit bir belgeyle savcılığa ifade vermeye çağrılabilecekken bu yöntemlere başvurulması; polisin, ülkemizde bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi veren devrimcilere olan düşmanlığının, komploculuğunun göstergesidir.

Ülkemizde polis komploculukta sınır tanımamaktadır. Öyle ki, bir kişinin emniyet müdürlüğünün yakınından geçmesini bile “suç delili” yapmaya kadar vardırmıştır bunu. Düşünün, herhangi bir devlet binasının yakınından geçtiniz; hemen “terörist” ilan edilebilir, sokak ortasından kontrgerilla yöntemleriyle kaçırılabilir, mahkemelerce tutuklanabilirsiniz.

Bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi veren devrimcilerle de sınırlı değildir polisin komploculuğu… Devrimci mücadelede öne çıkanlara, bir şekilde “bertaraf edilmesi” gerekenlere, gözü korkutulacaklara karşı pek çok kez bu yönteme başvurulmuştur. Hapishanelerdeki tutsaklardan onlarcası bu tür komplolar, düzmece ifadeler, sözde “deliller” sonucu tutuklandı, kimisine idamlar, onlarca yıllık cezalar verildi.

Komploculuk, kontrgerillanın psikolojik savaşının önemli araçlarından biridir. Emperyalizm tarafından halk muhalefetine, devrimci mücadeleye karşı geliştirilen komploculuk, aynen katliamcılık gibi, soygunculuk gibi, emperyalizme uşaklık gibi, işkencecilik gibi, özgürlüklere düşmanlık gibi... oligarşinin temel karakteristik özelliklerinden biridir. Amaç, insanları sindirmek, kendisi için, düzeni için “tehlike” olmaktan çıkarmaktır.

Kontrgerilla tüm yöntemlerinde nasıl hiçbir kural, ahlak, kanun, yasa tanımıyorsa, bunda da aynı dizginsizlikle hareket ediyor. Komplolarla saldırmaya, oligarşinin, polisin bir yöntemi olarak muhaliflerini yoketmenin, sindirmenin, düşüncelerinden vazgeçirmenin bir aracı, bir yöntem olarak kullanılmaya devam edeceklerdir.

Ancak bugüne kadar kontrgerilla yöntemleriyle sonuç alamayan polis; bugün de, bugünden sonra da hiçbir sonuç alamayacak; bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinin zaferine engel olamayacaktır.

Evet, mücadelemiz böyle bir düzene karşı… Bu zulme, komplolara, kontrgerilla yöntemlerine, keyfi tutuklama zulmüne karşı sesimizi yükseltmeye, bu hukuksuzlukların, keyfiliklerin karşısında direnişimizi vatanımızın dört bir yanına yayacak ve büyüteceğiz! Bu güne kadar tüm komplolarını boşa çıkardık, çıkarmaya devam edeceğiz!

YOLA GELMEYECEĞİZ, ISLAH OLMAYACAĞIZ!

KAÇIRMA TERÖRÜNE SON!

KOMPLOLARI BOŞA ÇIKARDIK ÇIKARACAĞIZ!

KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!

HALKIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!

HALK CEPHESİ

HC-Acklma-kacirmalar-Taksim-20110801-1HC-Acklma-kacirmalar-Taksim-20110801-2

Ana sayfa