Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Dersim’deki Ölüm Orucunun 54. Günü PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 03 Ağustos 2011 13:25

Şafak olmasına rağmen henüz sıcaklık çok fazla. Saat sabah 10.00 ve ben üçüncü atletimi değiştiriyorum. Serçeler çadırın yanındaki dolapların gölgesinden faydalanıyorlar.

Ağızları açık hızlıca soluk alıp veriyorlar. Şehirde gördüklerimizden daha ufaklar. Söğüt gölgesinde misafirlerimizden biri doktor sık sık gelmeli iç organların zarar görür ölürsün diyor. Ölürüm mü! Kızım yanımda sertçe “neden ölsün ki ölmeyecek babam tamam mı” diyor.  Kızıl oluyor bir anda. Misafirimiz biz Almanya’da çok açlık grevi yaptık diyor hala. Kelimeler anlamıyor çocuk halini. Ben kalkıyorum dinleneceğim diye. Kızım peşimde. Uyandığımda ise küçük bir çocuk oluyor yine. Eli boynumda şımaracak konu peşinde. Gazeteler geliyor sayfalara yapışmış ölüm haberleri var. Genç yoksul askerler var… yanında enselerinden infazlar bir de gaz bombasının acımasızca almaya çalıştığı çocuk bedenleri.

‘Dereler akar gider taşları yıkar gider’… her günkü HES haberleri var. Derelerin talanının peşinde olanlarla direnenler. Zengin tayfasının Türk bükündeki plajlı kadın resimlerini koymuşlar. Bir de gözünüz aydın bu da Kürt bükü deyip Dersim derelerinin bir kısmını paylaşıyorlar okuyucuyla. Yağması nerde peki Munzur’un sırada olan barajdan neden bahsetmiyorsunuz? Bütün canlıların kıyısında uyumaktan mutlu olduğu cennetin talanını anlatın.

Festival nasıldı sorusunun cevabı biraz da burada. Düzenleyenlerin ve katılımcıların ortak noktası Munzur’un doğasının ön plana çıkarılması. Tahribatın önlenmesi… ancak pekte öyle olmuyor. Dersim’e ait özellik olan çok seslilik ve demokratik yapı olumlu bir durum. Karar alma ve uygulama aşamasında bu çok seslilik bir yarışa dönüşüyor. Konuların gerçek hakiminden ziyade benim konuşmacım benim sanatçım 1. gün sonucu gün ve sıralama kaygısı gereğinden fazla yer kaplıyor hafızalarda. Dersim’e yeni karakolların yapılması, toplu mezarlar, geleneksel paylaşımcılık, kültürel erozyon, derelerin talanı ve dağlarına hareket özgürlüğü hep geri planda kalıyor. Büyük beklentileri olanlar için hayal kırıklığı yaratıyor bu durum. Sadece bir avuç esnaf bu durumdan hoşnut kalıyor. İlk defa gelen biri bu durumdan asla keyif almadan dönüyor.

Düşlerin sonsuzluğa koştuğu yerde…

Sabrın çiçeklerinin açtığı yerde iseniz eğer bu çadır son sözü söyledi. Festivalde en önemli uğrak oldu. Geleneksel ilişkiler yaşandı burada hem de binlerce Dersim’li ile birlikte. Acı paylaşıldı, iki paket çay ile, imza ile sohbet ile. Avuçlar terledi, ayaklar üşenmedi gelip meydanı slogana boyadı.

Özgür tutsaklar konuşuldu ve tecrit. Umut olundu aktık birbirimize. Dediler ki kalem sende şimdi tarihi bir de sen yaz. Çadır yazsın Ali’mizi… Ali’lerin dağları yazdığı gibi. Pankart açıp sesleniyor tutsaklarımız Kandıra’dan, Alanya’dan, Bafra’dan, Sincan, Kırıklar ve Tekirdağ’dan ve Malatya’dan TOPLU MEZARLARI AÇIN diye.

Biraz da gülelim ve teşekkür edelim tutsaklarımızın yaratıcılığına. İki bildiğimiz öküz bankta oturup sohbet ediyorlar. ‘Büyük bir şirketin ulaştırma departmanında çalışıyorum’ deyince biri diğeri ‘öküz arabası çekiyorsun yani!’ gülemedik mi doğrudur. Çünkü karikatürünü de görmek gerekiyordu.

Serinlemiş hava acayip güzel. Anılar peşpeşe çaylarla yudumlanıyor. Temizlik görevlisi arkadaş mesaisini çadırımızda noktalıyor. 3. gününüzde gelmiştim ilk defa 54 gün olmuş, dün gibi. Evet dün gibi geçen zaman ardımızda kalan. Kaç kişi ile tanıştık konuştuk dertleştik ve andık. Yanımızdan ayrılmayacak gibi duranlar gittiler tek tek. Yeni arkadaşlar bırakmadı hiç boşluk. Kim elinden ne geliyorsa yapıyor. Bakmayın derme çatma duruşuna her gün binler izliyor ekrandan.  Merak tutku sahiplik var. Bağlılık var takvime eklenen her güne. Ortaklaşa düşler kuruluyor bir ağ gibi aralıyor açlığa karşı direnç. Mahpushane olur apartman katı veya mevsim yazlık ta olsa patos ta havalanan düşünce gelir bu meydana düşer. Tabaklar sofraya kaçak gibi iner tam oralarda. Kaşıklar ters daldırılır. Toktur orda gözler, burada Munzur Dersim gökyüzü ve ben… iyi geceler güzel insanlar güzel kalabilenler…

2 Ağustos  2011

ALİ YILDIZ’ın abisi HÜSNÜ YILDIZ

Tel: 0533 300 96 07

www.toplumezarlaracilsin.com

www.cenazemiziistiyoruz.blogspot.com

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Hüsnü Yıldız'ın "Kardeşimin Cenazesi ve Toplu Mezarların Açılması İçin Ölüm Oruncundayım" başlıklı mektubunu okumak için TIKLA

  • "Toplu Mezarlar Açılsın" İMZA METNİ için TIKLA
  • "Toplu Mezarlar Açılsın" İNGİLİZCE İMZA METNİ için TIKLA
  • "Toplu Mezarlar Açılsın" ALMANCA İMZA METNİ için TIKLA
  • "Toplu Mezarlar Açılsın" FRANSIZCA İMZA METNİ için TIKLA
  • "Başka Çarem Kalmamıştır" Bildiri Metni için TIKLA
  • Dersim-AG-cadir-54-gun-20110802-01Dersim-AG-cadir-54-gun-20110802-02Dersim-AG-cadir-54-gun-20110802-03Dersim-AG-cadir-54-gun-20110802-04Dersim-AG-cadir-54-gun-20110802-05Dersim-AG-cadir-54-gun-20110802-06Dersim-AG-cadir-54-gun-20110802-07Dersim-AG-cadir-54-gun-20110802-08Dersim-AG-cadir-54-gun-20110802-09Dersim-AG-cadir-54-gun-20110802-10

    Ana sayfa