| SİZE TECRİTİ ANLATIYORUZ |
|
|
|
| Çarşamba, 03 Ağustos 2011 17:12 |
|
Hapishanelerde 10 Yılda 1758 Ölüm. Tecrit Can Almaya Devam Ediyor. Siz Neredesiniz? pankartı açan TAYAD'lılar adına yapılan açıklamada iktidarın direnişin kazanımı olan sohbet hakkını uygulamadığına vurgu yapılarak şunlara değinildi: “Bir eksiklik değil, iradi bir tercih söz konusudur. İktidar SOHBET HAKKININ tutsaklar için önemini bilmektedir. Tecritte açılan bir gedik olduğunun farkındadır. Çünkü SOHBET HAKKININ kullanılması tretman şartına bağlı değildir. SOHBET HAKKI tutsakların idarenin denetimine tabi olmadan, iradelerini idareye teslim etmeden kullanabilecekleri tek haktır. Diğer hakların tümü kâğıt üzerinde varmış gibi görünse de aslında yoktur. Çünkü hapishane idaresi bu hakların bir kısmını ya da tamamını istediği zaman yasaklayabilir. Nitekim yasaklamaktadır da. Bugün hapishanelerde yılları bulan disiplin cezaları almış insanlar vardı. Bu durum tecritin sonucudur. İktidar bu sonucu alabilmek için tutsakları tek başına tutmaya çalışıyor. Ama tutsaklar direniyor, biz de direneceğiz. And olsun ki bir gün bu topraklar tecriti kaldırdığımızı görecek” Açıklama “Tecrite Son, Sohbet Hakkı Uygulansın, Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur” sloganlarıyla sona erdi.
Okunan açıklama metni:
İŞTE YİNE KARŞINIZDAYIZ. YAŞLI BEDENLERİMİZLE SİZE TECRİTİ ANLATIYORUZ. ANLATMAYA DEVAM EDECEĞİZ. Türkiye hapishanelerinde tecriti 2000 yılında gördük. Koğuş sistemini tutsakların bir arada olması, dayanışmaları, örgütlü yaşamlarını sürdürmeleri nedeniyle istemeyen iktidar, düzenin bireyci ideolojisinin pohpohlayarak tecrit hapishanelerinin propagandasını yaptı. Tecrit hapishaneleri – F tipi hapishaneler – 5 yıldızlı lüks otellerdi, herkes tek başına rahat yaşayabilecekti. Zaten sorun da buydu, tek olmak!. İktidar karşısında örgütlü, bir araya gelmiş haklarını arayan bir halk değil, tek tek bireyler istiyor. Biliyor ki tek bireyler çok rahat sömürülür, hiçbir baskı ve saldırıya karşı direnemezler. Birbirleriyle dayanaşamazlar, birbirlerinin sorunlarının çözümü için mücadele edemezler. Ama olmadı, başaramadılar. 20.000 asker, 20.000 bomba, bilinmeyen kimyasal bombalarla 20 hapishaneye birden yaptıkları HAYATA DÖNÜŞ operasyonu kendilerini vuran silah oldu. Bu operasyonla halk iktidarın katliamcılığını, vahşetini gördü, tanıdı. Tutsaklar nezdinde ise halk sevgisini, vatan sevgisini, Sosyalizme inancı, Devrime olan inancı tanıdı. İki ayrı ideoloji, iki irade çarpıştı. Kazanan devrimci irade oldu. 7 yıl süren, 122 şehit verilen Ölüm Orucu direnişinde kazanan devrimciler oldu. İktidar devrimcileri, devrimciliği yok etme amacına ulaşamadı. Yenilen iktidar yeni oyunlar oynamaktan vazgeçmedi. Direnişin kazanımı olan SOHBET HAKKI bilinçli olarak uygulanmıyor. Çünkü SOHBET HAKKI tecritin var olduğunun kabulüdür. Tecritte açılan bir gediktir. İşte bunun içindir ki bu hak uygulanmıyor. Üstelik kendilerini küçülten gerekçelerle uygulanmıyor. Neymiş efendim, hapishanelerde yer yokmuş, yeterli personel yokmuş. Kimi kandırıyorsunuz? Bu devlet bu kadar aciz mi? Topu topu 13 F tipi hapishanede SOHBET HAKKINI uygulamak için personel mi bulamıyor? Bu hapishanelerde yer mi yapamıyor? Gerçekten bu kadar aciz mi bu devlet? Bu kadar aciz olmadığını iyi biliyoruz. Yüzlerce polisle, helikopterle, panzerlerle mahallelerimizi basmasından iyi biliyoruz. Stoklarındaki tüm bombaları üzerimize pervasızca boşaltmalarından biliyoruz. Bir eksiklik değil, iradi bir tercih söz konusudur. İktidar SOHBET HAKKININ tutsaklar için önemini bilmektedir. Tecritte açılan bir gedik olduğunun farkındadır. Çünkü SOHBET HAKKININ kullanılması tretman şartına bağlı değildir. SOHBET HAKKI tutsakların idarenin denetimine tabi olmadan, iradelerini idareye teslim etmeden kullanabilecekleri tek haktır. Diğer hakların tümü kağıt üzerinde varmış gibi görünse de aslında yoktur. Çünkü hapishane idaresi bu hakların bir kısmını ya da tamamını istediği zaman yasaklayabilir. Nitekim yasaklamaktadır da. Bugün hapishanelerde yılları bulan disiplin cezaları almış insanlar vardı. Bu durum tecritin sonucudur. İktidar bu sonucu alabilmek için tutsakları tek başına tutmaya çalışıyor. Ama tutsaklar direniyor, biz de direneceğiz. And olsun ki birgün bu topraklar tecriti kaldırdığımızı görecek. TAYAD'LI AİLELER
|