| Dersim’deki Ölüm Orucunun 56. Günü |
|
|
|
| Cuma, 05 Ağustos 2011 06:55 |
|
Kardeşim Nurten dönüyor İstanbul’a. Kızım dinlen artık baba diyor. Yamaç paraşütünü denedim tavsiye etmem diyor güven dolu pak yüzle. Kazım Koyuncu Kültür Merkezi’ni ben bilmiyorum, evet Nazım Kültürü biliyorum. Karşısında Ada Kafe’yi bilirsiniz. Ne güzel orayı da biliyorsunuz. Gülerek içten diyaframdan anlatıyorum. Biraz dinlenmeli… Yayınlanan günlüklere bakıyorum. Yazan arkadaşımız bir sayfa eksik yazmış. Üstelik unuttuğu veya anlamı eksik cümleler de eklemiş. Sevgili Ceyhun duyuyor musun beni. Demet Demet bazen eksik kalıyoruz. Bizleri takip eden dostlarımızın anlayacağını umuyoruz. Avusturya’da Anadolu Federasyonu yayınını yapan Anadolu Radyo’ya canlı bağlanıyorum. ( Ben iyiyim her zamanki gibi. Yüzlerce gün de sürse açlığa karşı direnç, ‘kötüyüm’ü kimse duymayacaktır. Açlık nedir ki sizdeki karşılığını bilemeyiz. Bizde kardeşlik, yoldaşlık ve bağlılıkla bezenmiş sevgidir. Açlıkta da olsa bu beden tek hücresiyle de olsa haykıracaktır. O mezar açılacak ve alacağız. Kaç kez söylememiz gerekiyorsa söyleyeceğiz. Hayatı öyle algılıyor yaşamayı öyle seviyoruz. DHF’den gelen konuğumuz yaklaşık iki saat kalıyor yanımızda. Hep yanımızdaydılar yine öyle geçiyor sohbet 56 günlük ölüm orucunu konuşuyoruz. Bir el çıkıyor önce sonra şakakları çökmüş bir baş ve zayıf gövde. Bir el çıkıyor ve bir tane daha. Çadırdan yüzlerce parlak göz ardı ardına uzatıyorlar bakışlarını. Uzaklardan binlerce haykırışa binmiş insanlar kavrıyor çadırı. Açar gibi mezarları açar da hasretle kucaklar gibi kucaklıyor. Yola çıkmış çoktan serüvenciler atları dört nala Dersim’e doğru sürüyorlar. Az soluklanıp çok yol almaktalar. Kimse bu hikayede geride kalmak istemiyor. Haydi haydi haydi kimse değil siz konuşun kendi adınıza. Almanya’dan gelip imza atan bir kardeşimiz annesi imza atmadığı için kızıyor. Kolundan tutup getiriyor imza masamıza. Erdal abi İstanbul’a dönüyor ailesiyle güle güle güzel adam. Hüseyin Aygün hatırımızı soruyor. Toplumsal baskı var deyip ekliyor, halk bu durumun çözülmesini istiyor. Bu günkü Radikal gazetesinde İsmail Saymaz imzalı çıkan bir haber vahşetin boyutunu gösteriyor. Katliamın boyutu dehşet verici. Kafası kolu bacağı veya gözleri oyulmamış kimse kalmamış gibi. Hangi insan müsvettesi yapar bunu. Ne hisseder bir canlıya dokunurken. Peki bunları koruyup kollayanlar ne demeli hangi vasıflarını değerlendirmeliyiz. Saltanat sürdürdüğünüz mekanlar size mezar olmayacak kadar küçük kalacaktır. Yakın tarih kralların çöplüğü ile doludur unutmayın. Kızım Erdem abilerde yatacak bu gece… Seni seviyorum bir tanem… 4 Ağustos 2011 ALİ YILDIZ’ın abisi HÜSNÜ YILDIZ Tel: 0533 300 96 07 www.cenazemiziistiyoruz.blogspot.com |