Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Dersim’deki Ölüm Orucunun 58. Günü PDF Yazdır e-Posta
Pazar, 07 Ağustos 2011 12:02

Ali Yıldız kardeşimin panosu önünde ilk çayımı içmeyi düşünüyorum. Tunceli Emek Gazetesinin emekçilerinden adını bilmediğim bir arkadaş geliyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı burada, dün akşam sizden bahsettik çabası içinde oluyor. Rengim değişiyor teşekkür ediyorum içtenliğine sonsuz saygı duyuyorum.

 

Eray annemi kardeşimi kızımı kardeşlerimi çabuk çağır. Saat kaç böyle mi olmalıyız. Acele edin! Koşturuyoruz hep birlikte. Annem kızım ve kardeşlerim bakanı çevirip konuşacaklar anlatmaya çalışıyoruz.

İlk temas kurulmuş bakanla telefonumu almış. Adalet Bakanına bilgi vermiş 10 dakika sonra telefon çalıyor. Arayan bakanın kendisi. Kamer vakfında görüşebileceğini söylüyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı bizi bekliyor. Hareket ediyoruz mesafe kısa ama yorulmamamız için taksi çağrılıyor. Tam bunlar olurken kendi aramızda eksiklikleri konuşuyoruz. Her şey bu çadır eksenli hepimizin burada olmasının nedeni bu. Bu çadır ki duruş, konuşulanlar artık bizden çıkmış dünyalara mal olmuş bir direniştir. Azız sayıca, yorgunuz belki hülyalılar da var sanki. Arkadaşlar iyi şeyler yapıyoruz, devam edelim olur mu.

Kızım elimden tutuyor sıkıca. Çocuk yüreğiyle güç veriyor buradayım baba… Annem kardeşlerim sıralanıyoruz adımlarımızda kararlılık var. Yüzlerimizde kendine güven…

Kapalı ortam boğucu gibi loş bahçenin daha uygun olduğunu söylüyorum. Bakan geliyor evet merhaba biz iyiyiz her zamanki gibi. Bakan, vali, bürokratlar, emniyet ve biz konuşuyoruz. Eğer o an unutulmadıysa söylenmesi gereken söylenmiş, sorumluluk hatırlatılmış ve direnişimizle konunun takipçisi olacağı dile getirilmiştir. Konuşmanın kayıtları video olarak Halkın Sesi Tv’de  sanırım gösterilecektir. Takdir dedik ya halkımızın.

Az gibiyiz mi! Ne kadar sunabildiğimize bağlı bu. Yer altı çarşısı esnafını ziyarete gidiyoruz. Şeker ikram edip biz de gönül sohbetlerini alıyoruz. Az gibi mi demiştik, kim demiş onu! Gül yüzlü gelin ve damadımız buradalar. Alkış ve resimle bu güzel iki kardeşimizi yolcu ediyoruz. Tabiî ki bir çeyrek altın ve direniş çadırı TAYAD’lı Aileler notunu unutmuyoruz. Kızım koşturuyor babacığı için. Amcası için arada kendisi için de dondurma ve soğuk içeceklerle koşturunca yorgun ve halsiz düşüyor. Koşuyor neyse ki ateşi yok bilir babası yapıyor kontrolleri.

Mektuplar aramalar ve ziyaretçilerimizle bir günü daha gece yaslıyoruz. Kızım koynumda baba ben daha küçüğüm evet aşkım tabiî ki küçüksün sen civcivi ne yaptın. Halan çoraplarımızı kutuya koydu. Civciv sıcaklığını kanat sanıp alırsa uyuyacak bizi de uyutacak. Hadi bizde gürültü yapmayalım. Hep birlikte uyuyalım olur mu…

6 Ağustos  2011

ALİ YILDIZ’ın abisi HÜSNÜ YILDIZ

Tel: 0533 300 96 07

www.toplumezarlaracilsin.com

www.cenazemiziistiyoruz.blogspot.com

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

***

Direniş çadırının emekçilerinden İlyas’ın ölüm orucu direnişçimize dair gözlemleridir:

Dersim’in orta yerine bir adam gelip gönlümüze girdi. 47’sinde bir adam. Kır saçıyla… yabancısı değil bu toprakların. Aynı dili konuşuyoruz. Yabancı hissetmiyoruz onu. Gülüşü kır saçı duruşu yaşlılarımızı anımsatıyor. Her yanı emekçi bir adam. Parmağını vermiş makinenin çarkına. Ama durmadan yazıyor.

14 yılın ardından artık yeter sana zulüm dercesine gelmiş. Gelmiş ve kurmuş evini. Çaresiz bırakmışlar onu. Başka yol bırakmamışlar. Canından bir parça kardeşiyle birlikte yatmayı göze almış. “Ya cenazesini  alırım kardeşimin yada ben de onunla yatarım”  demiş ve bedenini açlığa yatırmış. Sonrasında tanışıyorum kendisiyle.

Sadece kardeşinin değil tüm kayıpların, toprak altında kalıp da duyulmayanların sesi olmaya karar vermiş.  Binlerle ifade edilenlerin. Kaldırmak istemiş katledilenlerin üstündeki  toprağı. Kaldırmak istemiş ki kalksınlar el ele kol kola versinler  ve anlatsınlar Anadolu’nun direnenler tarihini doğan çocuklar bu tarihle büyüsün istemiş. Ve durmuş Dersim’in ortasında ve vurmuş zulme bedenini.

Yabancısı değil ya bu toprakların Pir Sultan’ı alıp getirmiş uzun saçlarında. Diz çökmüş Seyit Rıza’nın dizleri dibine. Buyur! demiş zulme.

Zulüm ona ‘açmayacağız’ dedikçe ‘ben de açtıracağım’ demiş. Karanlığa mahkum edilen canların üstünü süpürerek de olsa açmayı kafasına koymuş. Hepsi  için bir mezar taşı olsun istemiş. Haklı mı, haklı. Dünyaya duyurmuş sesini. Dünyanın her yerinde direnenler ‘seninleyiz’ demişler. Vermişler ellerini. O da ‘zulüm uslanmazsa vermezse kardeşimi ben de kendim alırım ’ demiş. Ee son sözü direnenler söyler.

Dersim’in orta yerinde bir adam kalbimize girdi. Onu çok seviyoruz…

Dersim-AG-cadir-58-gun-20110806-1Dersim-AG-cadir-58-gun-20110806-2Dersim-AG-cadir-58-gun-20110806-3Dersim-AG-cadir-58-gun-20110806-4Dersim-AG-cadir-58-gun-20110806-5Dersim-AG-cadir-58-gun-20110806-6

Ana sayfa