Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Dersim’deki Ölüm Orucu Direnişinin 61.Günü PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 10 Ağustos 2011 12:46

“Utandım” diyor mısaybım. “Neden?” diye soruyorum. Çadıra gelmiş bir ziyaretçimiz ama görememiş beni, dinleniyorum deyince, yine gelirim demiş. Fakat on metre gitmeden dönüyor ve  “şu da benden direnişe çay şeker için katkım olsun” diyor. “Uzaktan bakınca pek anlaşılamıyor” diyor mısaybım “ama şu ana kadar gördüklerim yaşadıklarım, beni çok etkiledi. Karşılıksız bir özveri, ilişki var çadırda. Analığım bile çok farklı biri sanki. Saygıyı hak ediyorlar burada bulanan bu duyguyla buraya gelenler” diyor. Haklısın mısaybım. Bire bir aile fertlerinin yabancılaştığı, ilişkilerin maddiyata döndüğü ortamda bu çadırın ruhunu bilmeyenlerin etkilenmesi gayet normal. Sadece burası da değil, bak hiç tanışmadığım, belki tanışamayacağımız İlker Şahin, Dom meydanında çadır kurmuş kardeşliğe, dostluğa, yoldaşlığa dair… Oradaki çadırında buradan farkı yoktur. Öyle ki “Ali Yıldız verilmezse bize otuz gün açlığa öfke katarım” demiş. Dersim’e şiir okur, türkü söyler halay dururum demiş ve durmuş arkadaşlarıyla. Bu düşünce yakın eder uzağı. Biner çayın buğusuna iner Dersim meydanına. Meydanlar çadır görsün derler rüzgâra binenler. Gecelere yıldızlar gibi akmak için Munzur’un. Çoğalırlar her sabah.

Bir çadır kültürü yerleşiyor savunulası. Hani bu günlerde çokça gündem de olan. Bu yaygınlaşacaktır bizde de haklı ve meşru olan her talep için.

Seyid soyundan bir ziyaretçimiz, geleneklerine göre giyinerek yaşayan biri geliyor. Belinde saz elinde sopası. İnsanlığı konuşuyoruz, deyişlerini dinlerken. 2 Temmuz Sivas anmasında bizimkilerle karşılaşmış, bu çadırı öğrenince mutlaka uğrayacağını da belirtmiş, ilk geldiğinde dinlendiğim için görüşememiştik ama bu sefer görüştük ve çokta mutlu olduk.

Gazetelerde serinlemek için boğulan yoksul çocuklar, mevsimlik işçiler, mülteci ırkçı bakışlar da var.  Yoksul gecekondularda cinnet halleri devam ediyor. Sevgisiz yaşamlar umutsuzca işliyor cinayetleri. Toplumun büyük kesimi yoksulluk sonucu kaybolan değerler sonucu böyle yaşamaktadır. Yani ölüm ve yoksulluk şeklini seçmekte özgür.

Bir diğer küçük azınlık (sermaye) kârlarını katlamış, şiş göbekli karikatürlerde zenginliklerini sergileme yarışındalar. Tekneler, uçaklar, villalar, dolarlar… yarış halindeler. Bir de kayıkçı kavgası YAŞ toplantıları (Yüksek Askeri Şura) oligarşik yapının içinde iktidar savaşından başka halklar için hiçbir şey yoktur. Ordunun hiçbir harcaması sorgulanmayan ülkelerin başındayız. Darbeler yapan, kısmi özgürlükleri askıya alan, işkence tezgâhlarını olağan hale getiren, hapishaneleri cehennemden farksızlaştıran ordunun ta kendisidir ve taraftır. Halklara karşı burjuvazinin tarafıdır. Bu günkü duruma böyle bakmak gerekir. Kürt ve Türk halklarına karşı kontrgerilla yöntemlerini, JİTEM’i örgütleyendir, uygulayandır.

Çocuklar ölüyor her gün aç ve yoksul Kürt çocukları. Ölüm onların oyunlarına karabasan gibi girmiş. Çocuklar satılıyor organları seçiliyor ırk ve rengine göre. Çocuk düşleri terbiye ediliyor başları dik durmasınlar diye. Somali’de on binleri buluyor açlıktan ölen çocuk sayısı. Aslında çokta uğraşmayın, kendi yarattığınız 2. Emperyalist (paylaşım) savaşında olduğu gibi, bir sabah en kalabalık saatte Little Boy (küçük oğlan) havalandırın Hiroşima’da 140.000 ışığı söndürün. Bunu yapıyorsunuz sinsi ve hain şekilde.

Gazi’den gemi yollamışlar. Binelim açılalım yelkenlere. Vuralım Munzurdan vuralım da en yüksekten el edelim diye.

9 Ağustos  2011

ALİ YILDIZ’ın abisi HÜSNÜ YILDIZ

Tel: 0533 300 96 07

www.toplumezarlaracilsin.com

www.cenazemiziistiyoruz.blogspot.com

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Dersim-AG-cadir-61-gun-20110809-1Dersim-AG-cadir-61-gun-20110809-2Dersim-AG-cadir-61-gun-20110809-3Dersim-AG-cadir-61-gun-20110809-4Dersim-AG-cadir-61-gun-20110809-5Dersim-AG-cadir-61-gun-20110809-6

Ana sayfa