Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

“Ali`yi Almasaydınız Size Kapımı Açmazdım” PDF Yazdır e-Posta
Perşembe, 18 Ağustos 2011 07:38

"...Tek istediğimiz sizin gibi biz de Yürüyüş dergisini halka ulaştırmak istiyoruz...”

İzmir, Adana, Hatay ve Dersim'de Yürüyüş halka ulaştırıldı...

Dersim: O Mezar Sadece Bir Mezar Değil!

“O mezar sadece bir mezar değil. O mezar bizim devrim inancımızdır. Kararlılığımız, ısrarımız ve emeğimizle devrim inancını büyüttük. Nasıl ki Güler Zere’yi hapisten çıkarttık şimdi de bedel ödeme kararlılığımızla şehidimizin cenazesini alıyoruz. Bu zafer bizim, hepimizin!”

17 Ağustos 2011 günü bu şiarla Dersim’in merkezinde çıktığımız dergi satışında 65 adet Yürüyüş dergisi halka ulaştırıldı. Gittiğimiz çoğu yer bize çay ve yemek ikram etti. İnsanlar direniş ve açılan mezarlar hakkında daha ayrıntılı bilgiler alabilmek için sorular sordular. Direnişimizden dolayı bizleri tebrik ettiler. Biz de Dersim’de böyle bir ilki yaratmanın ve bu direnişin tanığı ve emektarları olmanın onuruyla sorulara cevap verdik, sohbet ettik...  çalışmamızı sonlandırdık.  

Hatay: "Kapımız Her Zaman Sizlere Açıktır"

Hatay’ın Samandağ beldesinde 15-16 Ağustos tarihlerinde mağaracık ve kurt deresi mahallelerinde dergi dağıtımı yapıldı. Üç Yürüyüş okurunun katıldığı dergi dağıtımında Hüsnü Yıldız’ın kardeşi Ali Yıldız için Dersim’de başlattığı ölüm orucu oturduğumuz yerlerde ve ayak üstü sohbetlerimizde direnişten ve açlık grevinin önemini halkımızla derin bir sohbetler oluşturarak tartıştık. Bir ailemiz Yürüyüş okurlarını çay içmek için evlerine davet ettiler. Ailemiz bölgelerindeki insanların her geçen gün yozlaştığını ve son seçimlerin insanlar üzerinde umutsuzluğu arttırdığını ancak umudun devrimciler olduğunu halkın birliğini sağlayacak ve harekete geçirecek yöntemlerin uygulanması için düşüncelerini belirtiler. Yürüyüş okurları birkaç sayıdır yayınlanan komiteleri tartışarak yeni mücadele yöntemlerin geliştirilmesi gerektiği bu da insanlara coşku ve duyarlılık kazandıracağını belirtti. Ailemizin yanından ayrılırken Yürüyüş okurlarına, kapımız her zaman sizlere açıktır dediler. Bir ailemiz de arap halkının bayramı vesilesiyle bir kazan dolusu yemek kaynatıyorlardı ve dergi aldılar  ve akşam yemeğe çağırdılar.

Toplam 150 dergi halkımıza ulaştırıldı.

Adana: ‘Bizler de Sizler Gibi Yürüyüş Dergisi Satmak İst.Yoruz’

Adana’da 11 Ağustos Perşembe ve 14 Ağustos Pazar günü,  dört Yürüyüş dergisi okuru  Perşembe günü Akdeniz mahallesinde, Yürüyüş dergisi tanıtımı yapıldı. Halktan bazıları grup halinde oturan mahalle sakinleri ‘böyle gelmiş böyle gider siz de zamanınızı boşa harcamayın bu düzeni kimse yıkamaz bak Osmanlı’dan buyana bu şekilde gelmiş zengin de olacak fakir de takdir böyle gençler’ söylemi ile karşılaşıldı. Ne kadar hayattan bıkmış olduğunuzu gösteriyor, ama öyle değil aslında yaşadığımız sürece mücadele devam edecektir. Çünkü; zenginlerden alacağımız bir ömür ve geleceğimiz var bunu da birlik olabilirsek başarabiliriz, unutmayalım ki Osmanlı da yine bu şekilde, halkların kurtuluşu sağlandı. Birlik ve beraberlikle hedefimiz olan geleceğimizi zenginlerden alarak...  şeklinde Yürüyüş okurları ve halk arasında ki kısa sohbet gerçekleşti ve okurlar dergilerini tanıtmaya devam etti.

İki liseli genç kız kardeş ile de sohbet eden Yürüyüş okurlarına, kardeşler:  Canan ve Zehra kardeşleri bildiklerini söylediler ve “... dergi de geldiği zaman sevinçli oluyoruz.  Bazen tek dergi aldığımız zamanlarda sorun oluyor ikimizin arasında,  annemin haberi yok ondan gizli okuyoruz. Tek istediğimiz sizin gibi biz de Yürüyüş dergisini halka ulaştırmak istiyoruz...” dediler.  Kısa bir sohbetten sonra kız kardeşlerden ayrılarak iki saat dergi tanıtıma devam eden okurlar 26 Yürüyüş’ü halka ulaştırdı.

 … Dergi Bizim Geç Gelmeyin!

14 Ağustos Pazar günü ise 3 Yürüyüş okuru bu kez yüksek sesli çağrılar ve konuşmalarla Meydan Mahallesi halkı ile buluştu. ‘Artık sizleri burada görmeden olmuyor, dergi bizim geç gelmeyin, cumartesi günleri bekliyorduk sizleri neden Pazar günü geldiniz dergi gelecek diye pikniğe gitmedik’. sorusu ve eleştirisi ile karşılaştı Yürüyüş okurları. Cumartesi günü bazı nedenlerden dolayı gelemediklerini, o yüzden bu hafta Pazar günü gelebildiklerini ama her cumartesi aynı şekilde gelmeye devam edeceklerini açıkladılar ve “bu haftalık mahzur görün bizleri” diyerek bize ikram ettikleri soğuk su ile dergi tanıtımına devam ettiler.  Yaklaşık 15 yaşlarında olan genç bir kız ve annesiyle karşılaşan okurlara, gelişen sohbette, anne: “kızımın dergi okumasına seviniyorum babası da izin veriyor kendini daha iyi tanıtabiliyor”  dedi.  2 saat süren dergi tanıtımında 40 dergi halka ulaştırıldı.

İzmir:  “Ali`yi Almasaydınız Size Kapımı Açmazdım”

Yürüyüş dergisi bu hafta 13 Ağustos Cumartesi günü Yamanlar Mahallesi ve Narlıdere-Narbel Mahallesindeydi. Çalınan evlerin kapısı ilk açıldığında sorulan soru “Ali`yi aldınız mı o çukurdan” oldu. Yürüyüş okurları da savcılığın mezarların açılmasını kabul ettiğini ve ilk defa mezarların usulün uygun şeklide uzmanlar eşliğinde açıldığını kazı çalışmalarının devam ettiğini anlattılar. Bir evde yaşlı bir teyze “haberlerden takip ediyorum eğer bu işi yarıda bıraksaydınız size kapımı açmazdım, Ali`den vazgeçseydiniz yüzünüze bakmazdım” dedi.  Gidilen evlerde halk çay içmeye oturmaya davet etti.  “Tamam biliyoruz dergiyi dağıtmanız lazım ama en azından gelin bir soluklanın, soğuk su için” diyerek sahiplendi halk Yürüyüş okurlarını. Yamanlar’da 28, Narbel’de ise 50 dergi halka ulaştırıldı.