Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

“Sizin yanınıza oğlumu gözümü kırpmadan yollarım” PDF Yazdır e-Posta
Salı, 23 Ağustos 2011 13:39

Derbent Çadırının 2. Günü

Derbent'te sabahın 7'sinde Dev-Genç'liler çadırlarından yeni bir güne merhaba diyerek uyanıyorlar. Bu gün ikinci günümüz ama insanların merak dolu bakışları hala üzerimizde. Soruyorlar, "bu gençlerin işi ne burada, güneşin alnında duruyorlar böyle" diye.

Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra karşı binadan bir teyze yorgan yünlerini çırpmak için dışarı çıkarttı. Bir arkadaşımız teyzeye yardıma gitti. Beraber yün çıpmaya başladılar. Derken mahalleli kadınlar da geldi ve bir yandan sohbet edildi bir yandan da teyzenin yünleri çırpıldı.

Öğlen saatlerinde iki arkadaşımız "Liseliyiz, Mahallemize, Kültürümüze, Geleceğimize Sahip Çıkıyoruz!" kampanyasının bildirilerini dağıttılar. Mahallede uzun yıllardır böyle bir şey yapılmadığı için şaşıranlar oldu. Bizim özellikle gençleri sahiplenmemizin kendilerini etkilediğini söylediler.

Yıkım sürecinden Dev-Gençlilere gözleri aşinaydı halkın. Bizi cesaretimizden, Engin abimizden (Engin Çeber) tanıyorlardı.

Çadırımız kahve işleten bir abimizin hemen yanı başında. Abimiz, bizim çay ve su ihtiyacımızı karşılyor. Yanımıza geliyor, sohbet  ediyoruz. Dün bizi gören bir mahalleli bugün gelip bizimle sohbet ediyor. Gece çadırda yatmamıza üzüldüklerini söyleyerek evlerine davet ediyorlar bizi.

Akşam üzeri küçük bir arkadaşımız bizimle birlikte mahallede dergi dağıtımına katılıyor. Döndüğümüzde başka bir abimiz bize yemek getiriyor. Çayımızı ise iki sokak aşağıda oturan arkadaşlar getiriyorlar. Onlarla daha önce de karşılaştığımızı sohbet edince öğreniyoruz. Yıkımlara karşı mahalledeki iletişim ve paylaşımın azlığından, yıkımların amacının bu mahalle kültürünü yok etmek olduğunu anlatıyoruz.

Hemen karşı binadaki ablamız mısır patlatmış bize getiriyor. Soframız yine çok güzel. Bu güzelliği yaratan halkımız. Yemeklerimiz, tatlımız, lokumumuz, çekirdeğimiz, mısırımız, çayımız... her şey var soframızda. Mahalleden arkadaşlarla beraber yiyoruz, sohbet ediyoruz. “Bu halkla olmaz, yapamayız, başaramayız” diyenlere iki günlük bu yaşamımız bile çok şey gösteriyor. Dün sohbetimizde bu mahallede "buraya kimse gelmez, seyrederler ama gelip destek olmazlar" diyen abi de bugün tanık oldu halkın umuduna. Evet umudumuz mahallerimizde, halkımızda. Onu kimse yok edemez.

Güzel bir günün ardından ve nöbetçileri belirledikten sonra çadırlarımızı kurup yatıyoruz.

*

Okmeydanı

DEV-GENÇ’liler Mahallerinde Liseli Gençliğe Ulaşıyor

“Liseliyiz, mahallemize, kültürümüze, geleceğimize sahip çıkıyoruz”  sloganıyla başladığımız kampanyamıza ikinci günümüzde de devam ediyoruz.

Masamıza gelen annelerle-babalarla, liseli arkadaşlarımızla gençliğin yozlaşması, kültürsüzleşmesi üzerine sohbetler ediyoruz. Sloganımız açıklıyor her şeyi. Ailelerde düzenin yaratmaya çalıştığı gençlikten şikayet ediyor. Anlatmaya çalışıyoruz gençliğe yapılan saldırının amacını.

Neredeyse bütün aileler, öğrenciler paralı eğitimden şikayet ediyor, bizler de onlara Ferhat ve Berna'yı anlatıyoruz: “Paralı eğitime, dershane sistemine karşıdır mücadelemiz” diyoruz.  Onları ücretsiz SBS-LYS  kurslarımıza davet ediyoruz. Halkımızın sanatçılarını yetiştirme ihtiyacımızdan ve amacımızdan bahsediyoruz. Grup Yorum'u tanıyan aileler kurslara ilgi gösteriyor ve çocuklarını göndereceklerini söylüyorlar.

Kampanyamızı bütün Okmeydanı halkına duyurmaktır amacımız. Bu yüzden bu günden itibaren kapı kapı bildirilerimizi dağıtmaya da başladık. Masamızda ve kapı kapı yaptığımız çalışmamızda 750 bildiriyi halkımıza ulaştırdık. Ve kapısını çaldığımız bir ablamızın “Sizin yanınıza oğlumu gözümü kırpmadan yollarım” sözü tüm yorgunluğumuz aldı. Bu coşkuyla, saat 11.00’da açtığımız masamızı 20:00'da yarın yine aynı saatte açmak üzere kaldırdık.

 Ana sayfa