| TÜRKİYE HAPİSHANELERİNDEN KAN DAMLIYOR |
|
|
|
| Çarşamba, 24 Ağustos 2011 17:34 |
|
Lerzan Caner tarafından yapılan açıklamada saldırıları planlayan, organize eden, talimatlarını verenin AKP iktidarı olduğu vurgulandı. Açıklamada, en son Alanya L Tipi Hapishanesinde tutulan Gülay Efendioğlu'na yapılan saldırı protesto edildi. Halkı mücadeleye çağıran TAYAD'lılar açıklamalarında “Devrimciler Bağımsızlık, Demokrasi, Sosyalizm için mücadele ediyorlar. Halkların sorunlarının tümünün çözümünün mümkün olduğunu bilerek mücadele ederler. Bizlere ve dünya halklarına reva görülen yoksulluk ve açlığın çözümünün olduğunu bilerek mücadele ederler. Bunun için de bedel öderler. Ödedikleri bedeller alınlarının akıdır. Hapishanelerdeki tecrit devrimcileri bekleyen saldırı araçlarından biridir. Devrimciler bunun bilincinde olarak mücadele ederler. Mücadelelerini tecritte de sürdürürler. Tecrit onların düşüncelerini değiştiremez. Zaten saldırıya uğramaları da bundandır. Onlar bizim için mücadele ediyorlar. Bizim için kendilerini feda ediyorlar. Bizim için bedel ödüyorlar. Bizim için hapishanelerde tecritte, işkence altındalar. Bize düşen onların sorunlarını paylaşmak, tecriti kırmaktır. Defalarca zaferler kazandık. Verilmez denilenleri aldık. Bunu da örgütlü, ısrarlı, kararlı mücadelemizle başarabiliriz. Yeter ki örgütlü mücadelemizi sürdürelim. Örgütlülüklerimizi büyütelim. Dünya ve ülkemiz tarihi göstermektedir ki örgütlü halk en büyük güçtür. Henüz örgütlü halkı yenebilecek silah icat edilmemiştir. Sorunlarımızın çözümü biziz. Kimse bizim sorunlarımızı, bizim adımıza çözmeyecektir. Halkımızı büyük mücadelemize katılmaya çağırıyoruz” sözlerine yer verdiler. Açıklamanın ardından oturma eylemi yapan TAYAD'lılar, “Tecrite Son, Sohbet Hakkı Uygulansın, Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz, Halkız Haklıyız Kazanacağız” sloganları attılar. Okunan açıklama metni. TÜRKİYE HAPİSHANELERİNDEN KAN DAMLIYOR. TÜRKİYE HAPİSHANE GERÇEĞİ BUDUR! Gün geçmiyor ki Türkiye hapishanelerinden yeni saldırı haberleri gelmesin. En son Alanya L Tipi Hapishanesinde tutulan Gülay Efendioğlu'na saldırı haberini aldık. Ayrıntısını bilmemekle birlikte görüşçülerden aldığımız bilgilere göre saldırıya uğrayan kadınların yüzleri yara, şiş, kan içinde. Türkiye hapishanelerinden kan damladı dediğimiz ajitasyon değil, GERÇEK. Gün geçmiyor ki bir saldırı haberi almayalım. Saldırılar iktidarın bilgisi ve izni ile yapılmaktadır. Yoksa generalleri bile tutuklatan bir iktidarın hapishanelerdeki saldırıları engelleyemediğini düşünmek mümkün değildir. Saldırıları planlayan, organize eden, talimatlarını veren AKP iktidarıdır. Çünkü AKP iktidarı 9 yıllık iktidarı süresince tecritte ısrar etmiş, tecrit uygulamıştır. Ölüm Orucu eyleminin kazanımı olan SOHBET HAKKINI ısrarla uygulamamaktadır. Tutsaklara ardı ardına görüş yasakları, mektup yasakları, yayın yasakları, telefon yasakları verilmesini sağlayan, muayene ve tedavilerinin yapılmasını engelleyen İnfaz Kanunu'nu çıkartan parti AKP'dir. Avrupa Birliği'ne uyum için çıkartılan yeni İnfaz Kanunu tecriti yasalaştıran, tecritin yasal zeminini sağlayan, tecrit saldırısının yasal çerçevesini çizen kanundur. Bu kanunla tutsakların her türlü hak arama eylemleri, direnişleri suç kabul edilmiştir. Pasif direnişi bile suç olarak kabul eden bir yasadan da başka bir şey beklenmez. AKP demokrasi peşinde olan bir parti değildir. AKP tekellerin, emperyalizmin, ABD'nin hizmetinde olan bir partidir. Bunun karşılığında da ödüllendirilmekte, desteklenmektedir. Halktan çaldıklarından küçük bir kısmı kendi ceplerine atmasına izin verilmektedir. Yoksa dünyanın en zengin Başbakanı durumunu nasıl açıklarız? Aldığı maaştan tasarruf yaparak mı dünyanın en zengin başbakanı olmuştur? Onların zenginleşmesi için bizim çocuklarımız işkence görmekte, katledilmektedir. Devrimciler Bağımsızlık, Demokrasi, Sosyalizm için mücadele ediyorlar. Halkların sorunlarının tümünün çözümünün mümkün olduğunu bilerek mücadele ederler. Bizlere ve dünya halklarına reva görülen yoksulluk ve açlığın çözümünün olduğunu bilerek mücadele ederler. Bunun için de bedel öderler. Ödedikleri bedeller alınlarının akıdır. Hapishanelerdeki tecrit devrimcileri bekleyen saldırı araçlarından biridir. Devrimciler bunun bilincinde olarak mücadele ederler. Mücadelelerini tecritte de sürdürürler. Tecrit onların düşüncelerini değiştiremez. Zaten saldırıya uğramaları da bundandır. Onlar bizim için mücadele ediyorlar. Bizim için kendilerini feda ediyorlar. Bizim için bedel ödüyorlar. Bizim için hapishanelerde tecritte, işkence altındalar. Bize düşen onların sorunlarını paylaşmak, tecriti kırmaktır. Defalarca zaferler kazandık. Verilmez denilenleri aldık. Bunu da örgütlü, ısrarlı, kararlı mücadelemizle başarabiliriz. Yeter ki örgütlü mücadelemizi sürdürelim. Örgütlülüklerimizi büyütelim. Dünya ve ülkemiz tarihi göstermektedir ki örgütlü halk en büyük güçtür. Henüz örgütlü halkı yenebilecek silah icat edilmemiştir. Sorunlarımızın çözümü biziz. Kimse bizim sorunlarımızı, bizim adımıza çözmeyecektir. Halkımızı büyük mücadelemize katılmaya çağırıyoruz. TAYAD'LI AİLELER |