Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Derbent'de 3., 4., ve 5. günlerimiz PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 26 Ağustos 2011 00:00

Derbent'te  5. Günümüz 

Derbent mahallesinde devam eden kampanya çalışmamızda 5.günümüzdeyiz. 5 gündür mahalleliye anlatıyoruz. Yozlaşmaya karşı, birlik olmak için, birliği ve beraberliği güçlendirmek için buradayız diyoruz. Bugün mahalledeki teyzeler bize semaverde yapılmış çay ikram ettiler. Kendi sorunlarından bahsettiler, ev geçindirmenin zorluğundan. Gün geçtikçe insanların merakı da artıyor. İlk başta uğramayıp sonrasında yanımıza gelenler, sohbet edenler, çay ısmarlayanlar artıyor. Akşam film izledik mahalleliyle. Anadolu'nun Kayıp Şarkıları. Kendi kültüründen örnekler gören amcalarımız, teyzelerimiz filmi çok beğendiler. Filmden sonra çay ve sıkı bir sohbete daldık tekrardan. Nöbetçilerimizi de ayarladıktan sonra 5.günümüzü de tamamlıyoruz.

*

Derbent'te Dev-Genç'liler 4.günlerini geride bıraktılar.

Geçtiğimiz pazar gününden beri Derbent'te çadırda olan Dev-Genç'liler 4.günlerini bitirdiler.

Bugün Kocaeli'nde tutuklanan arkadaşların mahkemesi olduğu için çadırda iki kişiydik. Diğer arkadaşlar mahkeme önüne gittiler. Sabah 7.00'de kalkıyoruz her sabah. Yatış saatimiz de çok bir netlik olmuyor çünkü mahallenin abileri, ablaları, amcaları, gençleri gece geç saatlere kadar sohbete kalabiliyorlar. Çay eşliğinde uzun süren sohbetler sürüp gidiyor. Bugün az kişi olduğumuz için mahalleyi çok dolaşamadık ama gün boyunca ziyaretçimiz hiç eksik olmadı.

Karşımızda evleri olan teyze bize kahvaltı getirdi beraber kahvaltı yaptık. İşe gelip gidenler selamlarını eksik etmiyorlar ve her geçişte ihtiyacımız olup olmadığını soruyorlar. Çadırımızın demirbaşları diyebileceğimiz bir abimiz de var. O da genelde gece uzun süren sohbetlerimize kaldığı için öğlen geliyor yanımıza. Ve 7.00'de kalktığımızı duyunca şaşırıyor nasıl bu kadar enerjik, coşkulu olabiliyorsunuz diye.

Öğleden sonra mahallenin küçük çocuklarıyla biraz top oynadık. Sonra onlarla Yürüyüş dergisi ve Engin Çeber’le ilgili sohbet ettik. Bize yıkım zamanlarındaki direnişlerini anlatıyor henüz 12'sinde olan bu çocuklar. Polisi nasıl mahalleye sokmadıklarını, nasıl direndiklerini. Gözümüzün önüne Çayan’ın çocukları geliyor onları görünce. Onları anımsatıyorlar bize.

Akşama doğru Türkan ablamız (Albayrak) Devrimci İşçi Hareketi'nden iki kişiyle birlikte ziyaretimize geldiler. Beraber çay içip kampanya üzerine sohbet ettik. Türkan abla tekrar gelmek üzere söz verip yanımızdan ayrılıyor.

İftar vaktinin gelmesiyle biz de yemek soframızı kuruyoruz. Mahallede oruç tutan insanlarımız olduğu için gün içinde dikkat ediyoruz göz önünde bir şeyler yememe içmemeye. İftardan sonra mahalle hareketlenmeye başlıyor. Çayını alan çadıra geliyor. Kahvenin de dibimizde olması oradakileri çadıra yönlendiriyor. Yine koyu bir sohbete dalıp geceyi yarılıyoruz. Gece nöbetçilerini ayarladıktan sonra çadırlarımızı kurup yatıyoruz. Ve bir gün daha geride kalıyor.

*

Derbent'te 3.Gün

Çadırdaki 3.günümüze karşı binadaki Sivaslı ablamızın hazırladığı kahvaltıyla başladık.

Gecekondu mahallelerindeki insanlar için gün sabah saat 06.00'da başlıyor, erkenden yollara düşüyorlar. Çadırımızın yanından geçerken selam vermeden hal hatır sormadan geçmiyorlar.

Gün içinde hem mahalledeki ablalarla hem de mahallenin gençleriyle sohbetimiz oluyor. Aslında bizleri dergi satışlarından tanıyorlar ama alışılagelmişin dışında bir şey yapınca acaba diye düşünüyorlar. Kafalarında soru işareti varken bile ihtiyaçlarımızı soruyor, karşılıyorlar da... İşte halk kültürü böyle bir şey.

Akşam üzeri yemeğimizi yedikten sonra bağlama çalıp türkü söylüyoruz. Sonrasında kalabalıklaşıyor etrafımız­; birinin dikkatini masamızdaki Canan ve Zehra kitabı çekiyor. Ölüm orucu sürecinden bahsediyoruz. Gece beş genç arkadaşımız geliyor yanımıza; ellerinde bir sopa gece güvenliğiniz için gerekli diyerek veriyorlar. Saatler ilerleyip uykumuz geldiğinde bizi yalnız bırakmayan ihtiyaçlarımıza koşturan abimizin de yardımıyla çadırımızı kuruyoruz.

Ana sayfa