Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Kurslarımızı tanıtmaya devam ediyoruz PDF Yazdır e-Posta
Pazar, 28 Ağustos 2011 00:00

Okmeydanı'nda Kampanyamızın 8. Günü

'Liseliyiz, mahallemize, kültürümüze, geleceğimize sahip çıkıyoruz!' sloganıyla başlattığımız kampanyamızın 8. gününü de geride bıraktık.

Kampanyamız boyunca her hafta Okmeydanı'nın farklı bir yerinde masalarımızı açacağız. Bugün masamızı 7 gündür masa açtığımız Anadolu Parkı'ndan Cemal Kamacı durağının yanına taşıdık.

Masamıza gelenlere ve oradan geçenlere ücretsiz kurslarımızdan bahsederek kampanyamıza destek olmalarını istedik. Bir çok liseli ve üniversiteli öğrenciyle tanıştık. Kayıt yaptıranlar oldu. Anne- babalarında ilgisi yoğundu. Ücretsiz SBS ve LYS kurslarımızdan bahsettiğimizde varolan eğitim sisteminden yakınarak en çokta eğitimin paralı olmasına sitem ettiler. Çocuklarını göndereceklerini ve çevresindeki insanları da bu ücretsiz kurslara yönlendireceklerini söylediler. El ilanı dağıttığımız sırada ilanı okuyan bir teyze 'Aaa Dev-Gençliler!' diyerek yanımıza geldi. Sohbet ettik. Kurslarımız hakkında bilgi verdik. Bizimle tanıştığına çok memnun olduğunu, eşine bizi anlatacağını ve eşinin bunu duyunca çok mutlu olacağını söyledi. Çocuğunu mutlaka kursa göndereceğini belirterek kayıt yaptırdı. Gün boyu el ilanları dağıtarak oradan geçenlerle sohbet edip kayıtlar aldık. Her gün olduğu gibi saat 11.00'da açtığımız masamızı saat 20.00'da kapattık.

Ayrıca bugünkü masamızda 600 el ilanı dağıtıldı ve Yürüyüş dergileri ve 2 kitapta halka ulaştırıldı.

Okmeydani'nda Liselilere Ulaşmaya Devam Ediyoruz!

Bugün Cumartesi, hafta sonu. Masamızı açmak için yola çıkıyoruz. İnsanlar geçerken selam veriyor. Kısa bir yürüyüşün ardından masa kuracağımız yere geliyoruz. Herkes bir işin ucundan tutuyor. Bir yandan pankartımız asılırken diğer arkadaşlar masamızı düzenliyor ve bir kaç dakikada halledip çalışmamıza başlıyoruz.

Anadolu Parkında masa açıyoruz. Okmeydanı'nın giriş noktası olduğu için çok kalabalık oluyor. Ama her gün işe gidip gelen insanların yüzlerini artık biliyoruz. Bir de sürekli parkta dolaşan ana-babalarımız var. Her geçtiklerinde selam veriyorlar.

Dün el ilanımızı verdigimiz bir abi gelip daha geniş bilgi alıyor. Ona yozlaşmayı ve eğitimin ticarileşmesini anlatıyoruz. Oğlunu kursa yazdırıyor.

İkiye bölünüyoruz. Her gün mahallenin belli bölgelerine evlere çıkıyoruz, kampanya duyurusu yapıp kayıt alıyoruz.

İki arkadaşımız evleri gezmeye gitti. Evlerden çoğu insan parkta da bizi gördüklerini söylüyorlar. Bazıları liseli bir çocuğu olmadığını söylüyor. Olsun diyoruz belki sizin değil ama komşunuzun, akrabanızın var. Onlar oğlunu dersanelere gönderebiliyor mu rahat rahat. Doğru söylüyorsunuz bir çevremize soralım diyorlar.

Tanıdığımız insanlar geliyor selam veriyorlar oturup biraz sohbet ediyoruz. Bir üniversiteli bizi ziyarete gelmiş. Onu da buyur ediyoruz. Aramızda üniversiteli olan arkadaşlar da var. Liselerde de üniversitelerde de aynı rant düzeni.

Bugün rüzgar her şeyi yıkarcasına esiyor. Pankartımız üç kere koptu yeniden daha sağlam bir şekilde bağladık.

Dönen arkadaşlar 75 tane evi gezdiklerini söylüyorlar. Gün boyunca yaklaşık 400 bildiriyi halkımıza ulaştırdık. 8 tane kayıt aldık. Ve masamızı yarın yeniden kurmak üzere topluyoruz.

Derbent: "Ben de sizler gibi olmak isterim"

6.günümüze kapalı, bol bulutlu bir havada uyanıyoruz. Hava biraz serin. Kalkar kalkmaz çadırlarımızı ve battaniyelerimizi toplayıp temizlik yaptık. Sonrasında kahvaltı için hazırlık yaptık. Mahalle, sabah saatleri olduğu için sessiz, tek tük insanlar geçiyor. Kimi işine gidiyor, kimi daha yeni geliyor işten.

"Ben de sizler gibi olmak isterim" diyor bir abimiz. İşiniz zor ama bir şekilde destek olmak lazım diyor. Çaylarımızı yudumluyoruz sonrasında. Halimizi hatrımızı soranlar selam verenler çoğaldıkça canlanıyoruz. Kurslarımıza davet ediyoruz insanlarımızı.

Öğleden sonra yağış başladı. Yağışla birlikte kuvvetli rüzgar da olunca çadırımız biraz dağıldı. Hemen tekrardan düzelttik. Bir kez daha bozuldu. Bu kez mahalleliler yardımımıza koştu. El birliğiyle ayağa kaldırdık tekrardan çadırımızı.

Akşam da soğuktu ama türkülerimizle ısındık. Hep bir ağızdan türkü söyledik, halaylar çektik. Ve 6.günümüzü de böyle bitirmiş olduk.

Ana sayfa