| Bayramda da Kampanya Çalışmalarımıza Devam Ettik... |
|
|
|
| Cuma, 02 Eylül 2011 14:30 |
|
Bayramın ikinci gününde, bencilliğe, bireyciliğe,kültürsüzlüğe ve yozlaşmaya karşı Okmeydanı Şark Kahvesinde, Liseliyiz Mahallemize, Kültürümüze, Sahip Çıkıyoruz kampanyası çerçevesinde Dev-Gençliler masa açtılar. Bayram nedeniyle masamız 11.00-15.00 saatleri arasında açık kaldı. Gün içinde masamıza birçok insan gelip bayramımızı kutladı. Aynı zamanda Liseli Dev-Gençlilerin ziyareti de bizi çok mutlu etti. Grup Yorum Korosuna kayıt olmak isteyen bir liseli arkadaşımız da bayramımızı kutlamaya geldi ve kursların ne zaman başlayacağını sordu. Masayı toplayana kadar bizimle sohbet etti. Masamızda gün içinde 100 bildiri dağıtıldı ve 1 tane kitap verildi. * Derbent'te, Liselilerin Çadırı 12. Gününde Bugün bayramın 3. , Derbent' teki çadırımızın 12. günüydü. Her zamanki gibi sabah 7.00' de kalkıp çadırlarımızı topladık, etrafımızı temizleyip toparladık. Bayram günü bile işe giden insanlarımız vardı. Yanımızdan geçenler "günaydınsız, merhabasız" bırakmıyorlardı bizi. Mahallenin afacanlarından Orhan, sabah kahvaltısı için bize evden kurabiye getirmiş, oturup birlikte yedik. Orhan' la dün tanıştık, bizi tanımaya, bir şeyler öğrenmeye çalışıyor. Politik olarak bir şeyleri öğrenemedi ama devrimcilerin iyi insanlar olduğunu öğrendi. Gün içinde de hep bizimleydi zaten. Bugün aynı zamanda 1 Eylül "barış" günüydü. Mahalleden de Kadıköy'deki mitinge gidenler oldu. Her geçen bize "siz gitmiyor musunuz?" diye soruyordu. Biz de onlara neden bu mitinge katılmadığımızı anlatıyorduk. Kimin barışı, neyin barışı? Barışı bize faşizm vermeyecek, onu da savaşarak yine biz kazanacaktık. Tıpkı Sovyetler’de olduğu gibi. Evet ülkemizde bir savaş var. Halk ve emperyalizm ve onun işbirlikçisi oligarşi arasında. Oligarşi bize yani halka saldırıyor. Tutukluyor, işkence yapıyor, katlediyor, o da yetmiyor ölülerimize bile işkence yapıyor, toplu mezar denilen çukurlara atıyor. Peki bunun çözümü barış istemek mi? Hayır! Bizi katledenlere karşı daha çok örgütlenip savaşı büyütmek ve bütün savaşların sorumlusu olan emperyalizmi yok etmek. İşte barış o zaman gelecektir. Bizi barış mitingine çağıranlara böyle anlattık. Kahve önü kalabalıktı bugün. Gelenimiz gidenimiz de çoktu yani. Hava sıcak olduğundan her gelen soğuk bir şeyler getiriyordu. Akşam yandaki kahvede kına vardı. Davul zurna olunca biz de durur muyuz? Gidip halaya katıldık. Kınaya Derbent dışından gelenler çoktu. Çadırımızı bilmediklerinden görünce şaşırdılar. Yanımıza gelip soranlar oldu. Gün içinde çadırda genelde iki kişi oluyoruz. Akşam kalabalıklaşıyor çadırımız. Arkadaşlar gelince daha bir şenleniyor çadır. Bu akşam ziyaretçilerimiz de çoktu. Mahallenin gençleri ziyaretimize geldiler. Burası akşam ve gece daha kalabalık oluyor. Mahalleliler sık sık bizi kontrole geliyorlar. "Gençler durum ne, rahatsız eden var mı?" diye soruyorlar. Derbent halkı genciyle, yaşlısıyla, çocuğuyla 12 gündür hiç yalnız bırakmadı bizi. |