Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

8 Geleneksel Halk Sofrası Pikniği PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 07 Eylül 2011 16:37

“Yeni dostluklar, yeni umutlarla ayrıldık piknik alanından”

İstanbul’umuzda halkımızla Sarıyer’de Mehmet Akif Ersoy Piknik Alanında buluştuk. Yazın son, sonbaharın ilk günlerinden 4 Aylül pazar; tepemizde güneş, toprakta sarı yapraklar. Türkülerimizi söylemek, halaylarımızı çekmek, kardeşçe, yoldaşça eğlenmek, birlikte büyük ailemizle coşkumuzu paylaşmak için sabahın çok erken saati düştük yollara.

Ancak geceden misafirleri vardı piknik alanının. Halk Cepheli görevliler, her yıl olduğu gibi bu yıl da hazırlıkları geceden tamamlamak, gelenleri mağdur etmemek için alanda sabahladılar.

O yüzden işte sabahın çok erken bir saati de olsa HOŞGELDİNİZ pankartı karşıladı bizi.

Kendi arabalarıyla gelen aileler de erkenciydi. Sahneyi, piknik boyunca sürecek faaliyetleri de izleyebilmek için en güzel yerleri seçtiler.

Bir yandan ses sistemi kuruluyor bir yandan da stantlar hazırlanıyordu. TAYAD, İdil Kültür Merkezi, Gençlik Federasyonu, Boran-Haziran Yayınları ve Yar Yayınları da stantları, stantlarındaki özgür tutsak ürünleri, devrimci hareketin yayınları ve diğer yayınlarla tanıtım ve satış yaptılar. Stantlara ilgi piknik boyunca devam etti.

Stantların kurulmasıyla birlikte alana ilk otobüsler girmeye başladı. Otobüslerden inen yüzlerce mahalleli sloganlarıyla girdiler alana. Ve bir masa kapma yarışıdır başladı. Onlarca masa bir araya getirilip uzun sofralar oluşturuldu.

Saat 11.00’de program hoş geldiniz konuşması ile başladı. Konuşmada “nasıl ki yüz binleri buluşturduğumuz konserlerimiz için ‘bir konserden fazlası dediysek’ halk sofrası pikniği için de aynı şeyi söylememiz mümkün. Düzen halka karşı yürüttüğü savaşın bir parçası olarak yozlaşmayı büyütürken bizler alternatif olanı yaşamak ve yaşatmak zorundayız. Şunu unutmayalım ki düzen gücünü aynı zamanda bizim dayanışma, yardımlaşma ve örgütlü olma konusundaki eksikliklerimizden alıyor. Pikniğimizi ve sonrasını bu konudaki eksikliklerimizi gidermenin bir aracı olarak görmeliyiz. Bir arada olunca, birlik olunca çok daha büyük işler başarabileceğimizi göreceğiz.” denildi.

Konuşmanın ardından İdil Çocuk Korosu sahne aldı ilk olarak. İçlerinde bir kaç yıldır koroda olanlar da vardı, yeni başlayanlar da… ancak hepsi kendine güvenli ve rahattı çocuklarımızın.

Gelenekselleşen pikniğin bir geleneği haline gelen yarışmalar yapıldı. Halat çekme, yumurta taşıma, yoğurt yeme yarışmaları coşkulu bir şekilde yapıldı.

Yarışmaların ardından bir saatlik yemek arası verildi. Sahne önünde biriken çocuklar ve gençler ailelerin hazırladığı sofralara oturdular. Bir de uzun bir kuyruk vardı. Halk Cepheli görevliler pilav dağıtımı yaptılar.

Saat 15.00’te Burhan Berken sahne aldı. Yüzyıllardır egemenlerin inkâr, imha ve asimilasyon politikalarına uğramış, adı, dili, kültürü yasaklanmış ve buna karşı acılarıyla direnmiş ve hala direnmeye devam eden bir halkın türkülerini söyledi Burhan Berken. Omuzlar yanyana dizildi, zılgıtlar mücadelenin, barış için savaşmaya devam etme gerekliliğin bir parçası olarak yükseldi.

Dersim’de bir direniş vardı, 66 gün süren bir açlık, 66 gün süren bir kararlılık, iddia, sahiplenme…

Hüsnü Yıldız, DHKP-C gerillası olan 1997’de Dersim’de şehit düşen kardeşi Ali Yıldız’ın cenazesini almak için başlamıştı direnişe. Ölüm orucu silahı halkın elindeydi artık ve o silah kararlılıkla taşındığında zafere de taşıyordu direnişi… Hüsnü Yıldız’ın direnişi de zafere ulaşmış, Ali Yıldız’ın da içinde bulunduğu gerillalara ait bir toplu mezar açılmıştı.

Tarih yazıyoruz… bu tarihin içinden geçerken şiirlerimizle, türkülerimizle, oyunlarımızla destanlaştırıyoruz mücadelemizi. İşte bu direnişe şiirler yazıldı, öyküler yazıldı ve bir de tiyatro oyunu yazıldı. İdil Tiyatro Atölyesi “Bu Dağlara Bahar Gelsin Diye” isimli oyununu oynadı piknikte.

Hiç kıpırtısız izledi halk, oyunu. Sahnenin önü kalabalıktı. Ve en arkadakiler görsün diye oturdu herkes yere. Çocuklar en öndeydi, küçük Aliler… dikkatle izlediler, coşkuyla alkışladılar.

Hüsnü Yıldız da oradaydı. Sahneye davet edildi, “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz, Yaşasın Direniş Yaşasın Zafer, Ali Yıldız Ölümsüzdür” sloganlarının dinmesini bekledi önce Hüsnü Yıldız, sonra da ölüsünü dahi almak için kardeşinin, ölüme neden ve nasıl yürüdüğünü anlattı.

Hüsnü Yıldız konuştukça, Dersim’de 66 gün süren direnişi anlatan fotoğraf sergisinin olduğu pankarta dikkat kesilenler de çoğaldı.

Hüsnü Yıldız sahneden sloganlarla inerken, sunumda sahneye Marsis grubunun çıkacağı anons edildi. Gençler safları daha da sıklaştırdı. Tulum ve kemençe sahnedeydi. “Onca soykırım, onca asimilasyon etti de, yine de bitiremedi beni zulüm…” der gibiydi.

Ve bitmeyecekti direnen halklar olduğu sürece, bu ülkede devrimciler olduğu sürece bitiremeyeceklerini biliyordu zalimler. Bunca pervasızlıkları, bunca saldırıları bunaydı işte! Piknik alanında ağaçlar arasına asılan resimler bunun kanıtıydı. Bu halkın yiğitliğinin, başeğmezliğinin kanıtı olarak özgür tutsaklarımız başucumuzda, aramızdaydılar.

Ve yine kocaman bir pankart vardı, Keyfi Tutuklama Zulmüne Son!...

Derelerimizi satmayacağız, diyerek suyun ticarileştirilmesine karşı mücadele ettiklerini söyleyen Marsis’le birlikte dinleyenler horona durdular.

Marsis bu coşkulu kitleye teşekkür ederek ayrıldı sahneden.

Ve sıra YORUM’daydı. Beklenen an gelmişti işte. Binlerce kez dinlediysek de, yüzlerce kez gittiysek de konsere, hep ilk kez kadar heyecan ve coşkuyla bekleriz ve dinleriz Grup Yorum’u. O, devrimci hareketin, halkın 26 yıllık yoldaşı, mücadele arkadaşıdır.

Bu onura layık olmanın bilinciyle çıktılar sahneye, ıslıklar, zılgıtlar ve alkışlarla… önce türkülerini, sonra halaylarını ve marşlarını okudular.  Bir gün önce Dünya Barış Günü vesilesiyle İzmir’de sahne aldıklarını, 20 bin kişiyle türkülerini söylediklerini ifade ettiler, “1 Eylül Dünya Barış Gününde, nihai barış için kavga türkülerimizi söyledik, insanın insanı sömürmediği, halkların barış içinde yaşadığı ve yaşayacağı tek bir sistem vardır; sosyalizm!” dediler.

İşte o anda sloganlar daha da gürleşti… “Mahir Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş, Kurtuluş Kavgada Zafer Cephede, Mahir’den Dayı’ya Sürüyor Bu Kavga”

Deyim yerindeyse bir de süprizi vardı Yorum’un. Tam 3 yıldır özgür tutsak olan Yorum üyesi Muharrem Cengiz, bir kaç gün önce tahliye olmuştu. Onu davet ettiler sahneye… Pikniğe katılan beş bine yakın kişi coşkuyla selamladı Yorum üyesini ve “Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!”diye haykırdı.

Muharrem Cengiz, halkı selamlayıp teşekkür ettikten sonra gitarıyla yerini aldı Yorum’da. Ve Cemo, ardından Çav Bella ile piknik programı bir sonraki yıl buluşmak üzere sona erdi.

Mahallelerden piknik için kaldırılan otobüsler bir kez daha doldu, yol aldı. Yeni dostluklar, yeni umutlarla…

8halkSofrasiPiknik-HC-20110904-018halkSofrasiPiknik-HC-20110904-028halkSofrasiPiknik-HC-20110904-038halkSofrasiPiknik-HC-20110904-048halkSofrasiPiknik-HC-20110904-058halkSofrasiPiknik-HC-20110904-068halkSofrasiPiknik-HC-20110904-06a8halkSofrasiPiknik-HC-20110904-078halkSofrasiPiknik-HC-20110904-088halkSofrasiPiknik-HC-20110904-098halkSofrasiPiknik-HC-20110904-108halkSofrasiPiknik-HC-20110904-118halkSofrasiPiknik-HC-20110904-128halkSofrasiPiknik-HC-20110904-138halkSofrasiPiknik-HC-20110904-148halkSofrasiPiknik-HC-20110904-158halkSofrasiPiknik-HC-20110904-168halkSofrasiPiknik-HC-20110904-178halkSofrasiPiknik-HC-20110904-188halkSofrasiPiknik-HC-20110904-198halkSofrasiPiknik-HC-20110904-208halkSofrasiPiknik-HC-20110904-218halkSofrasiPiknik-HC-20110904-228halkSofrasiPiknik-HC-20110904-238halkSofrasiPiknik-HC-20110904-248halkSofrasiPiknik-HC-20110904-258halkSofrasiPiknik-HC-20110904-268halkSofrasiPiknik-HC-20110904-278halkSofrasiPiknik-HC-20110904-288halkSofrasiPiknik-HC-20110904-298halkSofrasiPiknik-HC-20110904-308halkSofrasiPiknik-HC-20110904-318halkSofrasiPiknik-HC-20110904-328halkSofrasiPiknik-HC-20110904-338halkSofrasiPiknik-HC-20110904-348halkSofrasiPiknik-HC-20110904-358halkSofrasiPiknik-HC-20110904-368halkSofrasiPiknik-HC-20110904-37

Ana sayfa