Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Tavır Kültür Sanat Festivali Sona Erdi PDF Yazdır e-Posta
Salı, 20 Eylül 2011 06:04

YENİLENDİ - Habere Fotoğraflar eklendi

Geleneksel 2. İstanbul Tavır Kültür Sanat Festivali Sibel Yalçın Parkı’nda gerçekleştirildia

2. Tavır Kültür Sanat Festivali Okmeydanı Sibel Yalçın Parkı’nda 16 Eylül Cumartesi günü başladı.

Hazırlıkların sabahın erken saatlerinde başlayan festivalde ilk olarak kitap stantları, tutsak ürünleri stantları ve yiyecek stantları açıldı. Gün boyunca parka gelen insanlar stantları dolaşarak tutsak ürünlerinden, kitaplardan aldılar, çeşitli konularda sohbet ettiler. Akşam 17.00’de “Gerilla’nın Barışı” adlı kitabın yazarı Metin Yeğin’in söyleşisiyle program devam etti. Metin Yeğin kitabında bahsettiği konulara değinip El Salvador, Guatemala ve Meksika gibi Latin Amerika ülkelerinde, gerillalarla yapmış olduğu röportajlarını ve izlenimlerini anlatan Yeğin, daha sonra izleyicilerin sorduğu soruları cevapladı. Türkiye’deki “Barış” görüşmelerine dair; “Barış, eşitliğin adaletin özgürlüğün sağlandığı olduğu koşullarda olur. Böyle koşullarda ben de desteklerim, ama Türkiye’de olacak olan bence barış olmaz, ben buna barış demem, çünkü bu güne kadar yaşanan deneyimler barışın bu şekilde olamayacağını gösteriyor, ben böyle görüyorum” diyerek düşüncelerini ifade etti.

Söyleşinin ardından Mehmet Özer şiirlerini dinleyicilerle paylaştı. Okuduğu şiirlerin iki tanesini Ölüm Orucu Direnişi’nde şehit düşen Canan ve Zehra’ya adadı.Yarım saat süren şiir dinletisinin ardından Mehmet Özer kitaplarını ve şiir albümünü imzaladı.

Mehmet Özer’in şiir dinletisinin ardından, kısa film gösterimine geçildi. Yönetmenliğini Vedat Özdemir’in yaptığı Eceba ve Pardon filmleri gösterildi. Faaliyetlere 70’er kişi katıldığı birinci günün programı Grup Yorum’un 12 Haziran İnönü Konseri DVD’sinden gösterilen şarkılar eşliğinde çekilen halaylarla bitirildi.

İkinci gün yine ilk olarak stantlar açılıp park hazırlandı, Okmeydanı halkı gün içinde parka uğrayarak stantları dolaştılar, akşam olunca programa başlandı. İlk olarak saat 17.00’da yayın evleri sahipleri ile kitap dağıtımı yayınevlerinin tekelleşmesi bunun kitabın halka ulaşmasında ve kitap okuma kültürü ile yazarların yozlaşması üzerindeki etkileri nedenleri konuşuldu.Yar yayınlarından Osman Yeşil’in, Pencere yayınlarından Muzaffer Erdoğdu’nun, Gerçek Sanat yayınlarından Güngör Gencay’ın ve Tavır dergisi’nden Veysel Şahin’in katıldığı söyleşide kağıdın ithal edilmesinden, korsan kitap basımına, kitap dağıtımlarını ve yayın evlerinin artık tekelleşmesine, kitap fiyatlarına kadar bir çok konuda fikir belirten yayın evleri sahiplerinin ortaklaştıkları konulardan en dikkat çekenler:

-büyük yayınevi tekellerinin ortaya çıkması ve bu tekellerin küçük yayın evlerinin halka ulaşmasının önünü maddi anlamda tıkadığı, bundan dolayı sosyalist gerçekçi, demokrat, aydın yayınların halka ulaşmakta ciddi sorun yaşadığını;

- ayrıca bu tekellerin kendi yozlaşmış okuyucu kitlelerini yarattığını, özellikle gençlerde ciddi bir kültürel dejenerasyona neden olduğunu;

-zaten az okuyan halkın okuyanının da gidip abuk subuk aşk, gerilim vb türde kitapları tercih etmesine neden olduğunu, bunun da sosyalist gerçekçi yazarları kitap yazamaz, yayınevlerini kitap basamaz, dağıtamaz hale getirdiği, oldu.

Ve bunun çözüm yollarının konuşulup tartışıldığı söyleşinin ikinci bölümünde ise; Sennur Sezer, Adnan Özyalçıner, Cezmi Ersöz ve Tavır  dergisinden Veysel Şahin ile birlikte “Edebiyatta star Sistemi Yaratılması ve Sosyalist Gerçekçiliğin günümüzdeki Önemi” üzerine konuşuldu.

Söyleşinin bu kısmında kapitalizmin kendi yoz kültürünü yaymak için kendi yazarını ortaya çıkardığını ve bunları yıldızlaştırdığını sonrasında sürekli onların kitaplarının reklamını yaparak okuyan kitleyi bu şahıslara yönlendirerek insanları zehirledikleri diğer yandan sadece ismi bilinen şair ve yazarların kitaplarının satılması özellikle genç yazarları ne yazdığından çok, nasıl meşhur olacağını düşünmeye ve bu yönde savrulmalarına kirlenmelerine neden olduğu, yine bunun da toplumun gelişmesine bilgilenmesine büyük bir darbe engel olduğuna, bu nedenlerle de bugün eskisine oranla gerçekleri doğruları daha çok ve daha hızlı yazarak halka ulaştırmalı, sistemin ideolojik saldırısına cepheden cevap verilmesini bunun içinde şairlerin yazarların daha çok çabalaması ve bedel ödemeyi göze alması gerektiğine değinildi.

İkinci bölümün ardından yazarlar okurlarına kitaplarını imzaldılar.

Ve gün İdil Kültür Merkezi Tiyatro Atölyesi’nin “Bu Dağlara Bahar Gelsin Diye” adlı oyununu oynamasıyla bitti. Okmeydanı halkının severek izlediği oyunu yaklaşık 250 kişi izledi.

Ve geldik son güne; üçüncü günde ilk günlerde olduğu gibi ilk olarak gün içinde insanlar kitap stantlarını gezdiler ama üçüncü gün festival alanı çok daha kalabalıktı, akşam saatlerinde kalabalık daha da çoğaldı. Üçüncü günde ilk olarak akşam 18.00’da şairler ve yazarlar kıraathanesi olarak adlandırılan bahçede şairlerle şiirin günümüzdeki önemi ve genç şairlerle sohbet konulu sohbet havasında bir söyleşi yapıldı.

Söyleşi öncesi Tiyatro Simurg oyuncuları iki kişilik, şairleri anlatan kısa bir skeç oynadı.

Ruhan Mavruk, İbrahim Karaca, Gülsüm Cengiz, Temel Demirer ve Emin Karaca katıldığı söyleşide “Şiir nasıl yazılmalı, halka nasıl ulaşmalı, şiirin bir şey konuşma ve yazma derdi olmalı, şiirde mütevazılık konularına değinilirken, esas şiiri halk kendi mücadelesiyle yazar, esas şair halktır” denildi. Söyleşinin ardından şairler ve Ahmet Kulaksız okurlarına kitaplarını imzaladılar.

Saatler 20.00’yi gösterdiğinde parkın amfi bölümü dolmaya başladı. İnsanlar gittikçe çoğalıyorlardı ve direniş ezgilerini yani Yorum’u dinlemek için sabırsızlanıyorlardı… konser başladı.

Sahneye ilk olarak Karadeniz ezgileriyle Selçuk Balcı ile ekip arkadaşları çıktı. Kitleyi kemençe ve tulum sesiyle coşturan horon teptiren Balcı’dan sonra sahneye yabancı ama dost ellerden gelen konuklar çıktı. Halkın Hukuk Bürosu’nun katledilen avukat yoldaşları Fuat Erdoğan adına düzenledikleri sempozyuma gelen ordan da festivale gelen Chavez’in avukatı, av. dr. Manuel Vodell, Venezuella milletvekili Avisnail Tasollio, Küba büyük elçisi sahnede kitleyi selamlıyor ülkelerinden selam iletiyorlardı. Misafirler kısaca kitleyi selamladıktan sonra kitlenin içinde yerlerini alarak sahneyi herkesin saatlerdir beklediği Grup Yorum’a bıraktılar.

Grup Yorum’un sahneye çıkmasıyla kitle adeta coşku seline kapıldı. Öyle ki misafirlerde bu atmosferden etkilenerek zafer işaretleri yaptılar, yumruklarını sıktılar halay çekip slogan attılar, gençlerle birlikte devrim yürüyüşüne katıldılar. En son konuklarını sahneye davet eden Grup Yorum’la birlikte misafirler ve kitle hep birlikte Çav Bella’yı söylediler ve binlerce kişinin katıldığı festival seneye tekrar görüşmek üzere bitirildi.

Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-01Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-02Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-03Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-04Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-05Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-06Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-07Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-08Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-09Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-10Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-11Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-12Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-13Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-14Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-15Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-16Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-17Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-18Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-19Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-20Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-21Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-22Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-23Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-24Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-25Ist-2-TavirKultFest-3gun-20110918-26

Ana sayfa