| NATO’ya ve Füze Kalkanı’na Hayır! |
|
|
|
| Salı, 20 Eylül 2011 06:39 |
|
NATO Füze Kalkanı Karşıtı Birlik’in çağrısı ile bir araya gelen çeşitli devrimci-demokratik kurumlar, 24 Eylül 2011 Cumartesi günü yapacakları eyleme çağrı için 19 Eylül, Pazartesi günü basın açıklaması yaptılar. Taksim Tramvay durağında saat 19.00’da bir araya gelen kurumlar, örgütlerini temsil eden flamalarıyla eyleme katılırken, “NATO’ya ve Füze Kalkanı’na Hayır! Emperyalizme ve Siyonizme Kalkan Olmayacağız!” pankartı açtılar. “Emperyalistler, İşbirlikçiler 6. Filo'yu Unutmayın!”, “Emperyalizm Yenilecek, Direnen Halklar Kazanacak!”, “Yaşasın İşçilerin Birliği, Halkların Kardeşliği!”, “Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği!”, “Bıji Bıratiya Gelan!” sloganlarını atan eylemciler adına yapılan açıklamada şunlar ifade edildi: “NATO'ya ve “füze kalkanı” projesine hayır! Emperyalizme ve Siyonizme “kalkan” olmayacağız! AKP hükümeti “füze kalkanı” projesine imza attı, ülke topraklarını emperyalizmin ve siyonizmin ön cephesi haline getirdi. Böylece TC devleti, ABD başta olmak üzere emperyalistlerin Ortadoğu'da yürüttüğü kirli politikalara ve savaşlara taşeronluk yapacağını, onlarla birlikte bölge halklarına saldıracağını, yani emperyalist-siyonist güçlere “kalkan” olacağını kabul etti. Geçtiğimiz yıl kalkan olmayı kabul ettikleri zaman bu durumu, “hedef gösterilen bir ülke ismi koydurmadık” diyerek “başarı narası” atan işbirlikçi ve uşak düzen güçlerinin yaptığı ise, halkları aptal yerine koymaktan ve işbirlikçiliklerini örtmeye çalışmaktan başka bir şey değildir. Nitekim emperyalist şefler hedefin açıkça İran olduğunu söylüyorlar. Daha dikkat çekici olan AKP hükümeti bu ağır suça İsrail’e yönelik sözde yaptırım kararlarını açıkladığı gün imza atmıştır. Yani tam bir ikiyüzlülük yapmıştır. Çünkü daha sonra bir kez daha teyit edildiği gibi İsrail siyonizmi “Kalkan”dan yararlanacak ilk ülkelerden biridir. Besbelli ki bu ağır saldırganlık girişimi, aynı zamanda Kürt halkına yönelik tırmandırılan saldırganlığın bir parçasıdır. Çünkü her şeyden önce emperyalistler “Füze kalkanı”nı kurdukları topraklarda tehdit istememekte, bu nedenle Kürt hareketini tasifiye etmek konusunda TC’ye tam destek sunmaktadır. Silah tekellerinin de iştahını kabartan bu kapsamlı saldırganlık projesi, emperyalist-kapitalist düzenin yaşadığı krizle de doğrudan bağlantılıdır. Öyle ki, içerisinden çıkılamayan bu kapsamlı kriz emperyalist-kapitalist dünyanın efendilerini küresel ölçekte fiziki işgal ve saldırganlıklara itmekte, bunların provası niteliğindeki silahlanma yarışını ise hızlandırmalarına neden olmaktadır. Bu durumla bağı içinde, NATO'nun ABD patentli “füze kalkanı” projesinin tüm dünya işçi, emekçilerini ve ezilen halklarını tehdit ettiği de açık bir gerçektir. Bugün Ortadoğu halklarına doğrultulan namluların bir ucu, hiç şüphe yok ki Türkiye ve Kürdistan'dan Avrupa'ya, Asya'dan Latin Amerika'ya dünyanın diğer bölgelerindeki ilerici ve devrimci mücadeleleri de hedef almaktadır. Bunalımlar içerisinde debelenen emperyalist sistem, olası kitlesel kalkışmaların da erkenden önünü almak niyetindedir. Emperyalizmin Türkiye'deki işbirlikçi ve uşaklarının, sözcüleri AKP hükümeti eliyle halklara dönük yeni saldırganlık projesine onay vermesi hiç de şaşırtıcı değildir. Emperyalist güçlerle ve siyonist İsrail'le süregelen tarihsel 'suç ortaklığını', “one minute” gibi ikiyüzlü çıkışlarla ya da “bölge barışı”, “komşularla sıfır sorun” gibisi hamasi sözlerle gizlemeye çalışmaları ise nafiledir. Öyle ki, egemenler için aslolan sınıfsal çıkarlarıdır ve AKP, CHP, MHP’sinden ordusuna tüm düzen güçlerinin 'ekseni' emperyalizm ve siyonizm, omurgası ise kapitalist saldırganlıktır. Emperyalizmin bölgedeki ileri karakolu ve vurucu gücü sıfatını pekiştirmeye çalışan Türkiyeli egemen sınıflar, bir yandan da işçilere ve emekçilere dönük sosyal yıkım saldırılarını ve kölece çalışma koşullarını derinleştirmekte, Kürt ulusu başta olmak üzere ezilen halklara dönük baskı ve sömürülerini ise katmerleştirmektedir. Özetle, emperyalizme uşaklıkta sınır tanımayan işbirlikçi egemen sınıflar, hem içeride hem de dışarıda işçilere, emekçilere ve ezilen halklara dönük suç işlemekte, yeni suçların ise yolunu düzlemektedir. Emperyalist-siyonist güçlerin ve işbirlikçi-uşak TC devletinin planlarını bozmak, bu ağır suç için kullanılan üs ve tesislerin kapatılmasını sağlamak üzere, bu çerçevede birleşik ve örgütlü bir mücadele hattı ortaya koymak bugün için oldukça önem taşımaktadır. Bizler aşağıda imzası bulunan devrimci ve ilerici kurumlar olarak, emperyalistlerin bu saldırganlık girişimine karşı işçileri, emekçileri ve ezilen halkları birleşik mücadeleye çağırıyoruz. Emperyalizme ve siyonizme uşaklıkta sınır tanımayan ikiyüzlü AKP hükümetine ve düzen partilerinden ordusuna kadar bir bütün olarak işbirlikçi TC devletine karşı “Füze kalkanı projesine hayır! NATO'dan çıkılsın, emperyalist üsler kapatılsın! Tüm emperyalist anlaşmalar iptal edilsin!” şiarlarını yükseltmeye çağırıyoruz. İşte bu yüzden bizler, buradan bir kez daha haykırıyoruz: NATO'nun füze kalkanı projesine geçit vermeyeceğiz! Emperyalist-siyonist cellatlara “kalkan” olmayacak, halklara karşı işlenecek yeni cinayetlere taşeronluk etmeyeceğiz! Emperyalistlerden ve işbirlikçilerinden-uşaklarından mutlaka hesap soracağız! Ve bizler; işçilere, emekçilere ve ezilen halklara kölece çalışma koşulları ile baskı ve sömürüden başka bir şey sunmayan emperyalist-kapitalist sistemi alaşağı edene dek, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz! Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filo'yu unutmayın! Emperyalizme karşı yaşasın halkların birleşik mücadelesi! Emperyalizm yenilecek, direnen halklar kazanacak! Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği! Kahrolsun Emperyalizm Yaşasın mücadelemiz!”
Metnin okunmasının ardından, işçiler, emekçiler, ezilenler, yoksullar Cumartesi yapılacak yürüyüşe çağrıldı. Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, Demokratik Haklar Federasyonu, Devrimci Hareket, Emek ve Özgürlük Cephesi, Emekçi Hareket Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Halk Cephesi, Kaldıraç, Odak, Partizan, Proleterce Devrimci Duruş, Sosyalist Demokrasi Partisi, Toplumsal Özgürlük Platformu, Ürün adlı kurumların katıldığı basın açıklaması, atılan sloganların ardından sona erdi...
NATO füze savunma kalkanının erken uyarı sisteminin kurulmasının planlandığı Kürecik’te halk füze kalkanına karşı eylem kararı aldı. 18 Eylül’de Kürecik Cem Evi’nde bir araya gelen, içlerinde Halk Cephelilerin de olduğu, halk, 2 Ekim’de radar üssüne kitlesel bir yürüyüş yapılmasını ve radar üssünün kürecikte ya da başka bir yerde kurulmasının engellenmesi için de eylemlerin arttırılarak devam ettirilmesini kararlaştırdı.
|