Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

5 Tutukluyu Diri Diri Yakan AKP'dir PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 21 Eylül 2011 00:00

HAPİSHANE NAKİL ARACINDA YANARAK ÖLEN 5 TUTUKLUNUN KATİLİ AKP İKTİDARIDIR

TAYAD'lı Aileler, 20  Eylül Salı günü saat 14.00'de İstanbul, Şişli Cevahir önünde yaptıkları eylemde hapishanesinin nakil aracında ölen 5 tutuklunun katilinin AKP iktidarı olduğunu dile getirdiler. Mehmet Güvel tarafındnan yapılan açıklamada sohbet hakkının uygulandığına dikkat çekilerek “16 Eylül günü Van'dan İstanbul'a 5 tutukluyu getiren nakil aracı Kayseri Pınarbaşı tarafında yanmıştı. Aracın motor bölümünde çıkan yangında tüm araç yanmış, araçta bulunan şoförler, jandarmalar sağ kurtulmuş ama araç içindeki hücrelerde bulunan 5 tutuklu diri diri yanarak ölmüşlerdi. Bakanlık kısa sürede teknik bir arıza olduğunu, yapılacak bir şey olmadığını, ölümlerden üzgün olduklarını açıkladı.

Karayollarında araçlarda yangın kazalarına daha önce de rastladık. Üstelik içi yolcu dolu otobüsler de teknik nedenlerle çeşitli kereler yangınlar çıkmış ve hemen tümünde yolcular sağ – salim çıkarılmışlardır. İki kaza hariç diğer tüm kazalar da yolcuların sadece eşyaları yanmış, kendilerine hiçbir şey olmamıştır. Çünkü o yolcular araç içindeki hücrelere kapatılmamışlardı.

Hapishane işleyişinde herşey tutsakların aleyhine düşünülür. Tutsakların hiçbir hakkının olmadığı kabul edilir. Kayseri'deki yangında da görüldüğü gibi Adalet Bakanlığı tutukluların kaçışını önlemek için her ayrıntıyı düşünmüş, firarlarını önlemek için tüm tedbirleri almış ama herhangi bir kaza sırasında nasıl kurtarılacaklarını düşünmemiştir. Elbette bu basit bir düşünmeme sorunu değildir.

17 Ağustos 1999 büyük Marmara depreminde hapishanelerde depremden etkilenmiş, hatta Sakarya hapishanesi yıkılmıştı. Sağmalcılar Hapishanesinde buluna gardiyanlar deprem esnasında tutsakları hücrelerinde, demir kapılar üzerlerine kilitli bırakıp kaçmışlardı. Ne de olsa tutsaklar çıkamayıp hücrelerinde ölseler bile kimse hesabını sormayacaktı. O zaman iktidarda olan parti başka bir parti idi. İktidardaki parti değişmiş ama zihniyet değişmemiştir.

Çeşitli uygulamalar nedeniyle tartışılan üçlü protokolün ne anlama geldiği bir kez daha görülmektedir. Elbette bu son değildir. Üçlü protokolün başka sonuçlarını da göreceğiz. Van'dan İstanbul'a yaklaşık 2000 kilometrelik bir yolculuk ne demektir? Bu tutukluları uçakla götürme olanağı yok muydu? Yoksa uçakla götürmek porotokoldeki hakim mantığa göre ekonomik olmaz mıydı? Ne de olsa protokolle tutukluların ekonomik sevklerinin sağlanması onların can güvenliklerinden üstün tutulmuştu. Sevk aracı adeta dolmuş gibi yol boyunca tutuklu indirip bindirerek ekonomik bir sevk sağlayabilirdi. Gerçi böyle yapıldığında yol süresi en azından iki katına çıkardı ama olsun. Ne de olsa tutukluların hiçbir hakkı yoktur.

Bu kaza denilen katliamla çok övülen sevk araçlarını da gördük. İçi hücre şeklinde düzenlenmiş, havalandırma penceresi bile olmayan, içindeki tutukluya dışarıyı görmesi bile çok görülen yeni model araçlarda tutuklular diri diri yanarak ölüyor. Çünkü bu araçlar tutukluların ihtiyaçları değil, güvenlik ön planda tutularak yapılmış. Tutuklular araçlarda diri diri yanabilir ama asla kaçamazlar. Asıl olan kaçamamalarıdır.

Diri diri yanarak ölen 5 tutuklunun katili kimdir? Kaza denmesi kimi inandırır? Kimseyi kandıramazlar. Katili üçlü protokoldür, AKP iktidarıdır” sözlerine yer verildi.

Açıklamanın ardından 10 dakikalık oturma eylemi yapıldı.

Ana sayfa