| 9 Aydır Tutuklu 9 Devrimciye Adalet İçin Ankara ve Antalya'da Açıklama |
|
|
|
| Cuma, 23 Eylül 2011 00:00 |
|
İki haftada bir Cuma günleri imza masasından sonra Kışlahan meydanında, bu adaletsizlik, yapılan basın açıklaması ile halka duyuruluyor. 23 Eylül Cuma günü 9. ayın dolduğu gün ve tutuklu olan bu 9 devrimcinin dosyalarındaki gizlilik kararı olduğu ve halen davalarının açılmamış olduğu belirtildi. Antalya Özgürlükler Derneği adaletin olmadığı yerde ekmek ve suyun da olmayacağını, yine açtıkları masa ve saat 19.00’da yaptıkları basın açıklaması ile halka seslendiler.
Antalya Pir Sultan Abdal Derneği’nin destek verdiği basın açıklamasını Sinan Mitil okudu. “ Adalet İstiyoruz, Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur, Mehmet Ali Uğurlu Serbest Bırakılsın, Yürüyüş Dergisi Çalışanları Serbest Bırakılsın, Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz “ sloganlarının atıldığı basın açıklaması alkış ve sloganlarla bitirildi. Okunan açıklamanın tam metni: Bir insan ekmek ve su olmadan yaşayamaz. Bir insan adalet olmadan da yaşayamaz. Bizim ülkemizde işbirlikçi iktidarlar emperyalizmin çıkarları için her gün halkın ekmek ve suyunu ancak sömürünün devamı için yaşatacak kadar veriyorlar. Adaletin terazisinin kefesi ise insanın insanı sömürmeye başlamasından beri hiç düzelmedi. İşte bu adaletsizliğin içinde bizler o adalet terazisinin kefesinin bütün insanlar için düzelmesi amacı ile bu meydanlardayız. Dernek başkanımız da tam 9 ay önce bu meydanlarda adaletsizliğe uğrayanlar için bizimle birlikte mücadele ediyordu. Onu, 24 Aralık sabahı özel timlerle evine yapılan baskın ile tutukladılar. Yine Anadolu topraklarındaki adaletsizliği, zulmü yazıp, yayınlayarak zulüm sahiplerini rahatsız ettikleri için YÜRÜYÜŞ dergisinin binası helikopterlerle basıldı. Çalışanları tutuklandı. Tam 9 aydır 9 devrimci hiçbir mahkeme önüne çıkarılmadan tutuklu. Adli tatil 6 Eylül’de bitti, bugün Eylül’ün 23’ü. Hala 9 insanın dosyaları dahi açılmış değil. Bu keyfilik, bu 9 insanın özgürlüğünü gasp etme özgürlüğünü yargıya kim verdi? AKP iktidarı. AKP iktidarı, yargının bağımsız olduğunu ve yargıya müdahale etmediklerini söylüyor. Bağımsız bir ülkede ve halk için iktidar olan devletlerde yargı bağımsızdır. Bizim ülkemiz, emperyalizme göbeğinden bağımlı bir ülke. Bunun en somut kanıtı emperyalizmin askeri kurumu NATO’nun 132 tane askeri üssü topraklarımızda bulunmasıdır. Şu son günlere bakın, emperyalizm, bölgede yeni sömürüleri için işbirlikçisi Tayyip Erdoğan’ı kuzu postuna büründürerek, Ortadoğu, Afrika halklarına temsilcisi olarak gönderiyor. Bizim ülkemizde, yargı yasaları da dahil yasalar, emperyalizm ve işbirlikçilerin çıkarları doğrultusunda meclisten çıkar. Onun için yargının bağımsızlığı da sadece bir söylemdir. Eğer böyle olmasa, son 10 yılda 12 897 siyasi hükümlü ile dünya birincisi olur muyduk? Eğer böyle olmasa, bir kurum temsilcisi Mehmet Ali Uğurlu hastalıklarına rağmen 9 aydır yargı önüne çıkarılmadan tutulur muydu? Yürüyüş dergisi çalışanları gazetecidir, teknik çalışan elemanlardır. 9 aydır mahkemeye çıkarılmadan hangi adalet mekanizması bu insanları hapishanede tutabilir. Bağımsız olan hiçbir mahkeme adaletten yoksun bir şekilde hastalıkları ile birlikte insanları hapishane de tutmaz. 9 aydır yargı önüne çıkarılmamalarının ve Mehmet Ali Uğurlu’nun tedavisinin engellenmesinin tek sebebi bu işbirlikçi sisteme karşı bağımsız Türkiye mücadelesi veren devrimciler olmasıdır. Dernek başkanımızın ve Yürüyüş dergisi çalışanlarının tek suçu budur. Bizler halkımız ve arkadaşlarımız için adalet mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz. Adalet olmayan yerde ekmek ve suda olmaz. Halkımızı adalet mücadelesine çağırırken, adaletin bir gün bugünün zalimlerine de gerekeceğini söylüyoruz. * ANKARA: “Yürüyüş Dergisi Çalışanları Serbest Bırakılsın”
Yapılan açıklamada şunlara değinildi “Yürüyüş dergisi halkın ve haklının sesidir. Bizim sesimizdir. Ezilen, sömürülen, yoksul halkın sesidir. Bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinin sesidir. Bu nedenle basılmış, çalışanları tutuklanmıştır. Kim bu ülkenin bağımsızlığını istemiyor. Kim bu ülkeyi parsel parsel satıyor. Yürüyüş dergisi ve çalışanları mı? Bugün ülkemizin her bir karış toprağı emperyalistlere satılmış, denizlerimiz, ormanlarımız, madenlerimiz emperyalistler tarafından işletilmektedir. Yürüyüş dergisinin suçu bunları yazmak bunları dile getirmektir.” 30 kişinin katıldığı açıklamada; “Yürüyüş Dergisi Çalışanları Serbest Bırakılsın” yazılı dövizler ve “Derneklerimizi Ve Dergimiz Yürüyüş'ü Savunmaya Devam Edeceğiz!” yazılı pankart açıldı. “Baskılar Bizi Yıldıramaz, Yürüyüş Dergisi Çalışanları Serbest Bırakılsın, Yürüyüş Halktır susturulamaz, Adalet İstiyoruz, Halkız Haklıyız Kazanacağız” sloganları atıldı. Yapılan açıklamanın ardından Ankara Halk Cephesi'nin “Yürüyüş Dergisi Çalışanları Serbest Bırakılsın” başlıklı bildirisi ve Yürüyüş dergisi halka ulaştırıldı. Açıklamanın tam metni: YÜRÜYÜŞ DERGİSİ ÇALIŞANLARI SERBEST BIRAKILSIN! Yürüyüş Dergisi'nin İstanbul'daki merkez bürosunun basılıp, talan edilerek çalışanlarının hukuksuzca tutuklanmalarının üzerinden 9 ay geçti. 9 Yürüyüş çalışanı hala ne ile tutuklandıklarını bilmeden, mahkemeye çıkarılmadan F tipi tecrit hücrelerinde tutuluyorlar. Hukuktan, demokrasiden bahseden ABD uşağı işbirlikçi iktidar, ülkemizdeki hukuku nasıl ayaklar altına aldığını, çiğnediğini saklamak istemektedir. AKP'nin demokrasisinin nasıl bir demokrasi olduğunu görmek, anlamak isteyenler bu davaya baksınlar. Kendi yasalarıyla çıkan bir dergi bürosu Hiçbir gerekçe gösterilmeden basına “hücre evi” denilerek basılıyor. Kendi gibi olmayan, Amerika'nın işbirlikçisi olmayan herkesi “terörist” ilan edip gözaltına alıyor ve tutukluyor AKP iktidarı. Ülkemizdeki asıl terörist AKP iktidarı ve efendisi ABD'dir. Esas terörü uygulayan onlardır. Yürüyüş dergisi halkın ve haklının sesidir. Bizim sesimizdir. Ezilen, sömürülen, yoksul halkın sesidir. Bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinin sesidir. Bu nedenle basılmış, çalışanları tutuklanmıştır. Kim bu ülkenin bağımsızlığını istemiyor. Kim bu ülkeyi parsel parsel satıyor. Yürüyüş dergisi ve çalışanları mı? Bugün ülkemizin her bir karış toprağı emperyalistlere satılmış, denizlerimiz, ormanlarımız, madenlerimiz emperyalistler tarafından işletilmektedir. Yürüyüş dergisinin suçu bunları yazmak bunları dile getirmektir. Bizler yürüyüş dergisi okurları olarak dergimizi ve dergimiz çalışanlarını sahiplenmeye devam edeceğiz. Baskınız terörünüz bizleri yıldıramayacak YÜRÜYÜŞ DERGİSİ ÇALIŞANLARI SERBEST BIRAKILSIN! YÜRÜYÜŞ HALKTIR SUSTURULAMAZ! KEYFİ TUTUKLAMALARA SON! ADALET İSTİYORUZ HALKIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ! ANKARA HALK CEPHESİ |