| Bursa da Yozlaşmaya karşı halk şenliği yapıldı |
|
|
|
| Cuma, 07 Ekim 2011 00:00 |
|
Çalışmaları günler öncesinden başlayan şenlik hazırlıkları kapsamında daha önce film gösterimlerinin yapıldığı alana bir sahne kurulması kararlaştırıldı. Elde kazma kürek, bazen de mahallelin olanaklarıyla gelen kepçeyle sahne hazırlıkları başladı. Çevreden geçen halk merakla ve ilgiyle olanları seyrediyor, bazen de gelip soruyordu. Sahne yapılacağını öğrenince sonucu görmeden ikna olmaz bir tarzla düşüncelerini ifade ediyorlardı. Çalışmalar süresince mahalle halkı ve özellikle çocukların yardımları oldu. Bir yandan da şenlik duyurusu için afişler asıldı, duyuru kâğıtları dağıtıldı. Mahalle girişine 29 Ekim günü üzerinde şenlik programının yazılı olduğu pankart asıldı. 30 Eylül günü akşamüzeri AKP’nin polisi tarafından sökülüp alındığı bildirildi. Yozlaşmanın, uyuşturucunun, çeteleşmenin, fuhuşun bekçileri tahammül edememişti pankarta. Sahne inşası bittikten sonra bir çok insanın gelip ortaya çıkan emeği sahiplendiği gözlendi. Sahne çalışması bir yanda da kampanya ve şenlik propagandasına dönüştürüldü. Şenlik günü sabah erkenden hazırlıklar başladı. Alanın düzenlenmesi, cihazların hazırlanması, pankartların asılmasıyla birlikte şenlik alanı asıl olarak gerçek durumunu gösterdi. Bu mahalleler bizim. Emeğimiz ve geleceğimiz üzerine karar verecek ve sahiplenecek bir ortam yaratana kadar daha çok emek harcanacak. Pankartlar asıldı; “Mahallelerimizde; Uyuşturucuya, Çeteleşmeye, Yozlaşmaya İzin Vermeyeceğiz! Halk Cephesi”, “Yozlaşmaya Karşı Halk Kültürümüze Sahip Çıkalım”, “Gücümüz Birliğimizdir! Birleşelim Savaşalım Kazanalım Halk Cephesi” “HOŞGELDİNİZ” Diğer yandan da stantlar açıldı. Yürüyüş dergisi, Grup Yorum İnönü DVD’leri, Grup Yorum baskılı tişörtler, mendiller ve takılar sergilendi. Bu sırada Bursa polisi de boş durmadı. İki sivil polis alana girmek istedi. Halk Cepheli görevliler önlerini kesip buradan gitmelerini söyledi. Ancak sıradan bir halk olarak gelip izlemek istediklerini, telsiz ve silahlarını olmadığını söyleyip ısrar edince Halk Cepheliler buna izin vermeyeceklerini “siz halk olamazsınız, düzenin bekçilerisiniz” diyerek gitmelerini söylediler. Önüne geçip duran Halk Cepheliler karışışında acizleşen polisler yukarı çıkmak istediklerini ve araçlarının orada olduğunu, rencide olduklarını söyleyerek yürüdüler. Bu sırada da Halk Cepheliler adım adım yanlarında yürüyerek alana bakmalarını engelleyerek mahalleden yolladılar. Daha sonra şenlik yapılan alanın çevresindeki yollar Halk Cepheli görevliler tarafından trafiğe kapatılarak araçlar başka yollara yönlendirildi. Yaşanan bu durum halkın gözü önünde gelişirken kimi insanların gelip görevlilere teşekkür etti ve tavrın doğru olduğunu söylediği gözlendi. Hatta, kimi yerde mahalleli görevlilerle birlikte trafik akışını kontrol etti. Şenlik saati geldiğinde alanı ilk önce çocuklar ve gençler doldurmaya başladı. Daha sonra kadınlar erkekler ve yaşlılarımız. Halk şenliği, kısa bir slayt gösterimi ve açılış konuşması ile başladı. Konuşmada; düzenin Anadolu halkını teslim almak için ve halk kültürünü yozlaştırmak için uyguladığı politikalar anlatıldı. Sahneye ilk olarak Mitralyöz Gençlik Korosu çıktı. Bu düzen gençleri yozlaştırmak, düşüncesiz, ne yaptığını bilmeyen boş insanlar haline getirmek istiyordu. Ve onlar da ülkemiz gençliğinin öncüleriydi. Gençlerimizin hiçbir zaman teslim alınmayacağını, bu ülkede DEV-GENÇ’lilerin var olduğunu gencecik bedenlerinde taşıdıkları kocaman gibi yürekleriyle, marşlarımızı ve halk türkülerimizi bir kez daha haykırdılar oligarşinin yüzüne.
Gençlik korosunun sahneden ayrılmasının ardından sahneye halk oyunları ekibi çıktı. Halkımızın kültürü, devrimci kültürle her zaman bir bütünlük içerisinde olmuştur. Onu yaşatmak için mücadele etmek her devrimcinin görevi ve sorumluluğudur. Halk oyunları ekibimiz de bu sorumlulukla hazırlandılar bu şenliğe. Halkımızın en önemli değerlerinden biri olan halk oyunlarımızı televizyonlarda yarışma programlarını kazanmak için sergileyenlere karşılık, yozlaşmaya karşı düzenlenen şenliğimizde, halkın önünde tüm içtenliği ve güzelliğiyle sergilediler. Ve onların heyecanı ve inancıyla izleyenler de halaylarına eşlik ettiler. Türkülerimiz bizim acımızı, sevincimizi, derdimizi kederimizi, emeğimizi, alın terimizi, zalimin zulmünü ve zulmedenlere karşı direnenleri anlatır. Halkı anlatır. Halk oyunları ekibinin ardından halk kültürümüzün vazgeçilmez bir parçası olan türkü ve deyişleri ile Munzur Polatlı ve ekibi çıktı. Halkın, mücadelenin türkülerini söylediler. Çekilen halaylarla bitirdiler türkülerini ve sahneden ayrıldılar. Türkülerimizin ardından Bursa Haklar Derneği Tiyatro Ekibi sahneye çıktı. Tiyatro on yıllarca her zaman egemenlerin hedefi oldu, dünyada hangi ülkede bir darbe gerçekleşse orada tiyatrolar kapatıldı, tiyatro sergileyenlere zulmedildi. Ve bugünde yine oligarşinin hedefinde olan sanattır tiyatro. Halkın devrimci sanatçıları tiyatroyu yaşatmak için her şeyi yapıyorlar. Devrimci sanatçılar düzenin her saldırısına karşı oyunlarını sergileyecek yerler buluyorlardı. Sokak ortası ya da küçük bir sahne fark etmiyordu onlar için. Yozlaşmaya karşı yaptığımız halk şenliğimizde tiyatro ekibimiz halka karşı uygulanan yozlaştırma politikalarını anlatan oyunlarıyla düzenin yoz kültürü ile devrimci kültür arasındaki farkı ortaya koydular. Tiyatro ekibimiz sahneden ayrılırken Grup Yorum korosu hazırlıklarını yapıyorlardı. Halk bütün etkinliği coşkulu bir şekilde izlemişti, fakat sabırsızlıkla bekledikleri kişilerdi onlar. Çünkü Grup Yorum’du halka karşı yapılan tüm saldırılarda susmadan türkülerini söyleyen ve onlardı gecekondu direnişlerinde, öğrenci eylemlerinde, grevlerde halkın yanında yer alarak büyük bedeller ödeyen. Şimdi onların öğrencileri çıkacaktı sahneye ve herkes onları bekliyordu. Söyledikleri her türküde kitlenin coşkusu daha da arttı. Bu arada mahalleden Nazlıcan adında genç bir kız sahneye davet edildi. Güzel sesiyle Grup Yorum’dan Voltada söylenen türkü’yü seslendirdi ve coşkulu bir alkış aldı. Mücadelenin sesini haykırıyorlardı her türküde, halkın sesini haykırıyorlardı, sıra halaylara geldiğinde herkes ayakta halaya durmuştu. Grup Yorum Korosu türkülerini bitirip sahneden inerken halktan gelen Cemo türküsü isteğini geri çevirmediler ve son olarak coşkulu bir şekilde Cemo türküsü söyledikten sonra sahneden ayrıldılar. Şenlik boyunca “Mahir Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş, Halkız Haklıyız Kazanacağız”, “Yaşasın Dev-Genç, Yaşasın Dev-Gençliler!” sloganları atıldı. Yaklaşık 350 kişinin katıldığı ve üç buçuk saat süren etkinlik uyuşturucuya ve yozlaşmaya karşı mücadelemizin yaygınlaşarak büyüyeceği belirtilerek bitirildi. AÇILIŞ KONUŞMASI; Merhaba, geçmişimizin, bugünümüzün, geleceğimizin yaratıcıları! Merhaba, en büyük ilham kaynağımız halkımız! Fabrikalarda, atölyelerde var edenler, emekleriyle kazananlar! Üretenler, dünyayı her gün yeniden kuranlar! Emeklerine kar diye el konulan, hakları gasp edilen işçiler! Grevleriyle, direnişleriyle adlarını tarihe yazdıran işçilerimiz! Merhaba! Geleceksiz, umutsuz bırakılmaya çalışılan, bilimsel, nitelikli eğitimden uzak, düzenin dayattıklarına göre şekillenmiş, paralı eğitimle, düşünmeyen, üretmeyen bireyler haline getirilmek için geleceğe dair tüm hayalleri ellerinden alınanlar! İşsizlikle, yoksullukla, yoksunlukla, baskıyla dört bir yandan sarılmış olan ama yine de boyun eğmeyen mücadelenin en önünde bayrağı taşıyan gençlerimiz, Merhaba! Evde, fabrikada, tarlada tüm yükü omuzlayan, ayrımcılığın ve baskının her türlüsüyle karşı karşıya kalan cefakar kadınlarımız! Hayatın her alanında en büyük üretkenliği gösterenler, Anadolu kadınları! Merhaba! Biz bu toprakların insanıyız... Babamın teriyle bereketli Çukurova, anamın yazması Tokat işi, nenem çok arşınlamış Trabzon’un dik yamaçlarını, Rumca yakmış ağıdını, Türkçe gülmüş... dilinden dininden sürgün, böyle olduğu için de mahzun karşılamış Azrail’i... Yengem Kürt kızı, Hakkari’nin Cizre’sinde kalmış ahı, Türkçeyi küçük kızıyla sökmüş, danteline ilmek ilmek örmüş Kürdistan dağlarında açan mor sümbülü... Tam da bu yüzden işte acılarımızla, sevdalarımızla, biz Anadolu’nun asıl sahipleriyiz. Biz Anadolu’yuz, Anadolu biz... yazımız güzümüz, sazımız sözümüz, dirimiz ölümüz bu topraklardadır. Halkız biz; bu topraklar bugün yalnız sömürüldüğümüze değil zalime karşı nasıl dövüştüğümüze de tanıktır. Ve bu toprakların bağımsızlığı içindir kavgamız, şehitlerimiz bu topraklar uğruna düşmüştür, bu topraklara gömülmüştür. Bağımsız, demokratik, sosyalist Türkiye için hiç durmadan sürdürdüğümüz bu savaşta, iddiamıza, kültürümüze, değerlerimize sahip çıkmak için buradayız. Yeryüzündeki en yenilmez gücüz! Halkız! Kültürümüzle Varız! Anadolu İhtilalı’nın Son Halkasıyız! Hepinizi bu iddia ve kararlılığımızla selamlıyoruz. HOŞGELDİNİZ! |