| Toroslarda Bir Köy Haskızılören |
|
|
|
| Çarşamba, 12 Ekim 2011 15:00 |
|
Köprünün yıkılması ile karşı taraftaki onlarca köye de ulaşım kesilmiş oldu. O köylere ulaşmanın tek yolu şuanda Antalya-Isparta yolu üzerinden ayrılan yağmurla birlikte daralan bir yol var. Bu dar, her an yarılmaya ve dere yataklarına kaymaya uygun yol, köylere ulaşmak için kullanılıyor. Bu yolla da yıkılan köprünün bulunduğu Akçapınar köyüne kadar ulaşılıyor. Fakat asıl oradan sonra bu yollardan Haskızılören gibi Torosların tepelerindeki köylere ulaşılıyor. Yağmur Akdeniz’in kışı demektir. Her yıl sel felaketinin yaşandığı oranda olmasa da yoğun yağış olmaktadır. Halk Cepheliler, yolda sel sularına kapılarak kaybolan insanların aramasına katılan iki köylü ile karşılaşarak araçlarına aldılar. Köylüler her yıl yaşadıkları durumu anlattılar. Kış geldi mi Doğunun karı ile yolların kapanması gibi yağmur ile birlikte çok zorunlu kalmadıkça İlçeye gitmediklerini anlatıyorlar. Devletin sel felaketi ile birlikte kendilerini hatırladığını, kaybolan insanların aranmasına da arama-kurtarma ekiplerinin değil, köylülerin katıldığını anlattılar. Araç ile yağmurdan dolayı birkaç defa tehlike atlattıktan sonra Haskızılören köyüne karanlığın bastığı, yağmurun yoğunlaştığı saatlerde ulaşıldı. Helikopter ile yardım paketleri ulaştırılmış. Antalya valisi, kaymakam ilk günden gelmiş ama ancak bakmışlar, çünkü asıl olarak halkın ihtiyaçlarını karşılayacak olan, ne ta Somali’leri ulaşan Kızılay, ne halkın barınma ve sağlık sorunlarını çözecek sağlık ekipleri vardı. Köyde sel yaşanalı iki gün olmasına rağmen elektrik yoktu. Devlet, akşam saatlerinde 3 tane jandarmanın olduğu bir araç ile orada zaten sürekli bulunan orman ekibi ile bulunmaktaydı. Zaten Halk Cephelilerin köye ulaşmaya çalıştığı saatlerde devletin mesaisi dolmuş ve resmi araçları köyden geri dönüyorlardı. Selin, Pazar akşamı vurduğu köylüler ise kendileri ile baş başa kalmış durumda idi. Yardım için götürülen koliler bırakıldıktan sonra köyde selin etkilediği yerler gezildi. 3 katlı binanın bulunduğu yerde binadan bir parça dahi kalmamıştı. Normal dere yatağı burada da 100-150 metre genişleyerek binaları vurmuş. Köyün yeni yapılan binaları tepeye doğru yapıldığı için onlarda zarar yok. 60 yıldan beri ilk defa yaşanan bu felaketle köyün büyük bölümü yok olmuş durumda idi. Köylüler, 12 Ekim Çarşamba günü valinin ve diğer görevlilerin cenazeler için geleceğini anlattılar. Daha sonra sağlık ekibi ile birlikte tekrar gelineceği anlatılarak köyden Halk Cepheliler ayrıldı. |