Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Zamanaşımı Kararlarıyla Gerçeklerin Üstünü Örtemezsiniz PDF Yazdır e-Posta
Perşembe, 13 Ekim 2011 05:46

19-22 Aralık hapishaneler katliamında Ümraniye Hapishanesi’ndeki tutsaklara ölmedikleri için açılan davanın görülmesine 12 Ekim Çarşamba günü Üsküdar Adliyesinde devam edildi.

13.30’da başlayan dava 15 Şubat 2012 tarihine ertelendi. Mahkeme heyeti, 15 Şubat tarihinde görülecek duruşmaya 16 tutsağın mahkemeye getirilmesine ve kararın açıklanmasına karar verdi.

Mahkeme öncesi “19-22 Aralık Katliamcıları Hala Cezalandırılmadı” pankartı açarak eylem yapan TAYAD’lı Aileler “bu davada verilecek kararın hiçbir hükmü yoktur. Tarih hükmünü vermiştir” dediler. Nuri Cihanyandı tarafından yapılan açıklamada Her davanın her duruşması yeni gerçeklerin ortaya çıkmasını sağladı. Çünkü tutsaklar mahkeme önünde yargılanan değil yargılayanlardı. Aradan geçen 11 yılda gerçeklerin bu kadar ortaya çıkmasını sağlayan verilen mücadeledir. Israrlı ve kararlı mücadeleyle gerçeklerin ortaya çıkmaya başlaması iktidarı rahatsız etti. Ve zamanaşımı silahına sarıldılar. Çanakkale, Sağmalcılar hapishanelerindeki operasyonlardan dolayı tutsaklara açılan davalar zamanaşımı kararları ile kapatıldı.

Şimdi de Ümraniye hapishanesindeki operasyondan dolayı açılan dava zamanaşımıyla kapatılmaya çalışılıyor. Davalar yoluyla gerçeklere ulaşmamız engellenmeye çalışılıyor. Niye? Ne gizleniyor?” denildi. Eylem “19-22 Aralık Katliamcıları Cezalandırılsın, Adalet İstiyoruz, Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz, Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur” sloganlarıyla sona erdi.

OKUNAN AÇIKLAMA METNİ:

Bugün bu davada verilecek kararın hiçbir önemi yoktur. Tarih hükmünü vermiştir artık. Çünkü burada yargılanan gerçeklerdir. Böyle davalarla gerçeklerin üzerini örtemezsiniz. Nitekim gerçeklerin üzerini de örtemiyorsunuz.

19 Aralık 2000 tarihinde 20 hapishaneye birden operasyon yapıldı. Toplam 20.000 bomba kullanıldı. Kullanılan bazı bombaların cinsi halen tespit edilemedi. Tutsaklar beyaz fosfor bombalarıyla diri diri yakıldılar. 20.000 askerin katıldığı operasyonda 28 tutsak katledildi. Katliamdan sağ kurtulan tutsaklara adam öldürme, isyan, yaralama, mala zarar verme gibi iddialardan davalar açıldı. Çünkü sağ kalma suçunu işlemişlerdi. Operasyonda ölen iki askeri tutsakların öldürdüğü iddia edildi. Ama gerçeklerin üzeri örtülemezdi. Nitekim örtülemedi de. Operasyonun ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı. Artık operasyonu yapanlar bile savunamaz hale geldi.

Her davanın her duruşması yeni gerçeklerin ortaya çıkmasını sağladı. Çünkü tutsaklar mahkeme önünde yargılanan değil yargılayanlardı. Aradan geçen 11 yılda gerçeklerin bu kadar ortaya çıkmasını sağlayan verilen mücadeledir. Israrlı ve kararlı mücadeleyle gerçeklerin ortaya çıkmaya başlaması iktidarı rahatsız etti. Ve zamanaşımı silahına sarıldılar. Çanakkale, Sağmalcılar hapishanelerindeki operasyonlardan dolayı tutsaklara açılan davalar zamanaşımı kararları ile kapatıldı.

Şimdi de Ümraniye hapishanesindeki operasyondan dolayı açılan dava zamanaşımıyla kapatılmaya çalışılıyor. Davalar yoluyla gerçeklere ulaşmamız engellenmeye çalışılıyor. Niye? Ne gizleniyor?

-      Operasyonun başlamış bir isyanın bastırılması için değil, tutsakları hücrelere atmak için yapıldığı mahkemelerde ortaya çıktı.

-      Tutsakların kendilerini savunmak için hiçbir silahlarının olmadığı ortaya çıktı. Tek silahları bedenleriydi.

-      Operasyonu yapan askerlerin özel kimyasal silahlar kullandıkları ortaya çıktı. Çeşitli etkileri olan bu kimyasal bombaların neler olduğu halen tespit edilemedi.

-      Sağmalcılar Hapishanesinde 6 kadının diri diri yakıldığı ortaya çıktı.

-      Hapishanelerde askerler tarafından koğuşlara her türlü silah ve bomba ile ateş açıldığı ortaya çıktı.

-      Çanakkale ve Ümraniye Hapishanelerinde ölen askerleri birbirlerinin vurduğu ortaya çıktı.

-      Sağmalcılar Hapishanesinde havalandırmada halay çeken tutsakları askerlerin taradığı ortaya çıktı.

-      Operasyonda katledilen tutsakların vücutlarının kasaturalarla delindiği, parçalandığı ortaya çıktı.

-      Operasyonu durdurmak için kendilerini feda eden ölüm orucu savaşçılarını askerlerin öldürdüğü ortaya çıktı.

-      Operasyonun ordu ve hükümet tarafından en üst düzeyde planlandığı, yıllarca hazırlık yapıldığı ortaya çıktı.

-      Operasyon için tamamı subaylardan oluşan özel bir birliğin hazırlandığı ortaya çıktı.

-      Operasyondan önce askerler ve savcıların operasyona katılanların kimliklerinin açıklanmaması konusunda anlaştıkları ortaya çıktı.

Bütün bunlar tutsaklara açılan davalarda ortaya çıktı. Ve şimdi zamanaşımı kararlarıyla gerçeklerin ortaya çıkması engellenmeye çalışılıyor. Neden?

Gerçekler güçlüdür. Verilen zamanaşımı kararları gerçeklerin üzerini örtemez. Er ya da geç gerçekleri herkes bilecek. Mücadelemiz bu katliamın tüm sorumluları hesap verene kadar sürecek.

TAYAD’LI AİLELER

Ana sayfa