| İkitelli'de Füze Kalkanı'na Karşı Meşaleli Yürüyüş Yapıldı |
|
|
|
| Çarşamba, 19 Ekim 2011 21:12 |
|
Burada yapılan basın açıklamasında “Topraklarımızın 35 milyon metrekarelik bölümü NATO ve ABD’nin denetimine girdi. Amerikan komutanlarının iznini almadan oligarşinin ordu komutanları, bakanları dâhil bu üslere girişi yasaklandı. Ülkemiz emperyalizmin hizmetinde ve emperyalist tekellerin çıkarlarının bekçisidir. Bizlerden istenen böyle bir orduya hizmet etmemizdir. Emperyalizmin bir dediğini iki etmeyen işbirlikçi AKP iktidarı şimdi de Malatya Kürecik’e radar sistemi kurarak bir kez daha halkların katliamcılığına ortak oluyor. AKP iktidarı Ortadoğu halklarını katletmek için radar üssü adı altında kurulacak üsse karşı mücadele etmek bugün insanım, devrimciyim, demokratım, vatanseverim diyen herkesin namus borcudur.” denildi. Basın açıklamasının ardından sloganlar ve marşlarla yürüyüş cem evinin önünde bitirildi. Okunan açıklamanın tam metni: ÇÜRÜMENİN YOZLAŞMANIN SORUMLUSU AMERİKA DEFOL
1945’ lerden bu yana, yeni sömürge olan ülkemizde, açlığımız yoksulluğumuz yetmezmiş gibi, işkenceler, katliamlar, infazlar, linçler halkların üzerinde baskı aracı olarak kullanıldı. Ülkemiz AKP iktidarı tarafından emperyalizmin Ortadoğu halklarına karşı, kullandığı savaş karargâhı haline getirildi. Dünya hakları Amerikan silah tekellerinin çıkarları için aç bırakılıyor, katlediliyor. 1966dan bu yana ülkemizdeki üs sayısı 112’ye ulaştı. Topraklarımızın 35 milyon metrekarelik bölümü NATO ve ABD’nin denetimine girdi. Amerikan komutanlarının iznini almadan oligarşinin ordu komutanları, bakanları dâhil bu üslere girişi yasaklandı. Ülkemiz emperyalizmin hizmetinde ve emperyalist tekellerin çıkarlarının bekçisidir. Bizlerden istenen böyle bir orduya hizmet etmemizdir. Emperyalizm bir dediğini iki etmeyen İşbirlikçi AKP iktidarı şimdi de Malatya Kürecik’e Radar sistemi kurarak bir kez daha hakların katliamcılığına ortak oluyor. AKP iktidarı Ortadoğu halklarını katletmek için radar üssü adı altında kurulacak üsse karşı mücadele etmek bugün insanım, devrimciyim, demokratım vatanseverim diyen herkesin namus borcudur. Amerika 2010 yılında dünya çapında 40,4 milyar dolar değerinde silah anlaşması yaptı. Ülkemiz üs olarak kullanılırken, diğer yandan okullarımız da karakollara çevrildi. Okullarımız tel örgülerle çevrilip, paralı eğitim dayatılarak, disiplin cezaları, okuldan atılmalar, her türlü yozlaştırma politikaları ülkenin geleceği olan gençlik üzerinde bir silah olarak kullanıldı. Öğrencilerin her hareketi kameralarla izleniyor özgürlükleri kısıtlanıyor. Okuduğumuz okullar bencilliği yozluğu dayatıyor. Polis eliyle uyuşturucu sokuyor okullarımıza. Bencilliği aşılamaya çalışıyorlar beyinlerimize. Bizi düşünmeyen üretmeyen sorgulamayan insanlar haline getirmeye çalışıyorlar. Ülkemizde 82 bin 107 öğrenci bulunuyor. İlköğretime kaydı olup da yoksulluktan dolayı okula gidemeyen öğrenci sayısı ise 326 bin 513. Bunun yanında okul masraflarını karşılayamayan ve eğitimlerine devam edemeyen binlerce öğrencide ücretli işçi olarak çalışmak zorunda kalıyor. Parasız eğitim istedikleri için Ferhat ve Berna arkadaşlarımız 19 aydır hukuksuz bir şekilde tutuklu kaldılar. Parasız eğitim istemek suç değil bir haktır. AKP iktidarı halkın kazanılmış haklarına saldırmaya devam ediyor. İşçilerin memurların mimar ve mühendislerin hakları, kanun hükmünde kararnamelerle bir gecede ellerinden alınıyor. İşçi köylü veya öğrenci gençlik ülkemiz mücadelesinde her zaman ön plana çıkmış bu anlamda toplumun mücadelesinde hep önemli bir yer tutmuştur. Biz devrimciler olarak emperyalist ve tekellerin çıkarlarını korumak için halka karşı işbirlikçi oligarşinin paralı askeri, ücretli kölesi olmayacağız. Paralı eğitime karşı parasız eğitim hakkımızı savunuyoruz. Vatanımızın bağımsızlılığını savunuyor demokratik bir Türkiye istiyoruz. NATONUN ASKERİ HALKLARIN KATİLİ OLMAYACAĞIZ PARASIZ EĞİTİM HAKTIR İSTİYORUZ ALACAĞIZ BAĞIMSIZ BİR TÜRKİYE İÇİN HALK İÇİN EĞİTİM İSTİYORUZ HALK CEPHESİ/LİSELİ DEV-GENÇ |