| AKP İktidarı İçin İnsan Nedir? |
|
|
|
| Cumartesi, 22 Ekim 2011 15:00 |
|
Açıklamada “Düşünün, yüzyıllardır yaşadığınız topraklarda aç yatıp yatıp-kalkıyoruz. Düşünün, vatanım dediğimiz topraklarda kiminin binlerce dönüm toprağı, ömür boyu yese bitmeyecek serveti varken, senin mezar yerin dışında 1 metrelik yerin yok. Düşünün, yarın işsiz mi kalacağım, çocuklarımın yarını ne olacak, diye düşünmediğiniz tek bir gün yok. Kış geliyor, insanların yakıp ısınacağı yakıtlara, elektriğe ağır zamlar geldi. İnsanlar hiçbir hakka sahip olmadan ve her gün sahip olduğu haklarda gasp edilerek yaşıyoruz. Bunların karşılığında da ölmeyecek kadar ücret verilirken, hakkını bir nebze diğer emekçilerden fazla alan emekçilerin aldığı ücrete göz diktiriliyor. Böylece emekçiler hakkı için mücadele etmek yerine, kendinden fazla alan diğer emekçiyi hedef alıyor. Halk her gün daha yoksullaşıyor, ülkemizin büyük nüfusu olan gençlere umutla bakacakları gelecek diye bir şeyleri kalmıyor.” denildi. Devamında ise bu sömürü ve zulme karşı sessiz kalmayalım, diye seslenilirken oğul ve kızlarının sürdürdüğü mücadele anlatıldı. “İşte onun içindir ki 11 aydır bu meydanlardayız. Çünkü bu mücadeleyi sürdüren Antalya Özgürlükler Derneği’nin başkanı ve tüm bu gerçekleri yazan, halka seslenen Yürüyüş dergisinin çalışanları 9 devrimci 11 aydır tecrit hücrelerinde yargılanmadan tutuluyorlar.” Denirken, Mehmet Ali Uğurlu’nun yaşadığı hastalıklar anlatıldı: “Mehmet Ali Uğurlu, kanser aşamasında hastalıkları olan bir insandır. Hapishanede ne doktora çıkabiliyor, ne de tedavi olabiliyor. Hastalığının aşamalarını yazdığı mektuplarla öğrenip, o koşullarda neler yapabilir doktor arkadaşlardan aldığımız önerileri yazıyorduk. Şimdi mektup cezası olduğu için hastalığının durumunu öğrenip, önerilerimizi de yazamayacağız. Yazsak da ulaşmayacak ya da geç ulaşacak. Güler Zere’nin damağında çıkan küçük bir bezeye zamanında müdahale edilmediği için kanser olması ve son aşamasına kadar kendilerine biat etmesi istenmesine gibi Mehmet Ali Uğurlu’da aylardır mahkemeye çıkarılmadan ellerinde, cezalar da verilerek tutuluyor. İsrail’in bir rehineye karşılık 1027 Filistinli tutsağın serbest bırakılmasına alkış tutan AKP iktidarının kendisi İsrail’in yöntemlerini ülkemizdeki tutsaklara uyguluyor.” Sömürü ve zulmün sahiplerine karşı birleşip, mücadeleye çağrılarak bitirilen açıklamanın sonunda sloganlar atıldı. |