Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Van’a Giden Halk Cephesi Heyetinin Izlenimlerinden... PDF Yazdır e-Posta
Perşembe, 03 Kasım 2011 18:41

“DEPREMLE ORTAYA ÇIKAN TABLO: YOKSULLUK”

HALKIN İHTİYAÇLARININ KARŞILANMASI ÖNÜNDEKİ TEK ENGEL, BU SONUCU YARATANLARDIR! DEVLETİN KENDİSİDİR!

Halk Cephesi heyeti içerisinde bulanan; Grup Yorum üyeleri İbrahim Gökçek ve Ali Papur'la Van'da gördükleri, yaşadıkları üzerine görüştük.  Grup Yorum üyelerinin bizimle paylaştıkları bu izlenimleri yayınlıyoruz...

Ali Papur anlatıyor...

Van'a gider gitmez Van ve Erciş'i gezdik. Her iki yerde de koordinasyon merkezleriyle görüştük. Burada belediye depremden beri çalışmaları yürütüyor. Onlarla neler yapabileceğimizi, nelerin gerekli olduğunu konuşmuştuk, ayrıca da bilgi aldık. Belediye çalışanlarının ve çevredeki illerden gelen zabıta görevlilerinin de yardımıyla bir koordinasyon yaratmaya çalışmışlar ve yoğun bir şekilde çalışıyorlar. Ama basına yansıyan onların çalışmaları değil, tam tersine farklı boyutlarda yansıtıyor basın.

Mesela valilik onların yardım etmelerini engellemeye çalışıyormuş.

İl dışından gelen yardımları valilik asker ve polislerle kendi yardım depolarına yönlendiriyormuş ve o depolardan yardımların nereye gittiğini kimse takip edemiyormuş.

- Valilik önünde mesela bugün bir eylem oldu, halk sürekli devleti protesto eden eylemler yapıyor, hiçbiri basına yansımıyor dedi.

- Mesela yurtdışından gelen yardımlar, durdurulmuş. Valilik izin verirse gireceklermiş.

- İl dışından gelen kamyonlar da aynı şekilde yollara askerler dikmişler, valilik kendi deposuna yönlendiriyormuş hepsini.

- Halk kendi çabalarıyla, gönüllülerin yaptığı yardımlar ile asıl olarak düzen kurmaya çalışıyormuş.

- Kesinlikle hiçbir şekilde devlet burada yok, görülmüyor da hissedilmiyor da varlığı. Mesela sık sık basında gösterilen çadır kentte 50 çadır var, doğru düzgün de hiçbir ihtiyaç giderilmemiş durumda.

Ayrıca mesela bir şeyler almak isteseler - inşaat malzemesi türünden- çadır kurmak için - aşırı pahalıymış, karaborsaya düşmüş.

- Çok açık, gözle görülen fiili bir engelleme varmış valilik tarafından, ki basına yansımayan asıl gerçekler bunlar.

- Gönüllü olarak SES'lilerin kurduuğu çadır varmış orda yardımcı oluyorlarmış.

- Koordinasyon ekibinde ÇHD’li avukatlar varmış.

- Dışarıdan - yurt dışı veya yurt içi- gelen kargolar, kişiye özel adres belirtilerek bile gönderilmiş olsa direk valiliğe götürülüyorlarmış, valilik öyle bir emir çıkartmış, tüm kargolara el koyuyormuş fiilen.

- Yardımlar gerçekten ihtiyacı olanlara bir şekilde ulaşmıyor.

*

İbrahim Gökçek anlatıyor...

Erciş'de şunu gördük; enkaz kaldırma esnasında birçok insan cesedi, parçalanmış şekilde gördük. Ayrıca bazı insanlar kendi cenazelerini de elleri ile kazarak almış durumda... buna göre bakılırsa televizyonlarda verilen 600 ölü sayısı doğru değil. Burada en az 700- 800 ölüden bahsediliyor.

Bugün sabahtan cenazeler kaldırılacakmış, o yüzden dağıtımları öğleden sonraya bıraktık.

Halen en acil ihtiyaç çadır- en acil sorun barınma sorunu buralarda.

*

Ali Papur anlatıyor...

Valilik depoları dolu... Yalnız belediyenin kullanmasına izin verilmiyor. Valilik tüm yardımları kendi topluyor, depoluyor ama asıl dağıtacak, organize edecek olan belediyeyi bilinçli olarak katmıyor, hatta engelliyor...

En son belediyenin ve halkın tepkisinden kaynaklı Valilik depolarını açmak zorunda kaldı. Ama bunu da "AKP, devletin yardımı" dercesine yapıyor. Gözüne batırıyorlar insanların. Asıl olan da ihtiyaç olanlara bir türlü ulaşmıyor Valiliğin dağıttıkları. Çok net bir şekilde AKP, kendine oy verenlere yardımları dağıtıyordu. Her zamanki açlıkla terbiye etme yolunu, dilencilik muamelesine devam ediyor AKP.

Çok büyük organizasyonsuzluk var ve bu da yardımların sağlıklı biçimde dağıtılmasını engelliyor.

Birçok insan geliyor örneğin, yardım etmek istiyor ama inisiyatif bulamadığı niçin kime ne soracağını, ne yapacağını bilemeden öylece duruyor insanlar...

*

İbrahim Gökçek anlatıyor...

Van'ın Seyrantepe mahallesindeyiz... Kriz masasındakilerle konuşup neler yapılması gerektiğini öğrendik ve sonra da faaliyete geçiyoruz. Tespit edilen mahallede gezip tam olarak ihtiyaçlar neler, onları tespit ediyoruz, sonra da kamyonlara yükleyip getiriyoruz. Küçük kamyonlar tercih ediliyor, çünkü çok fazla yağma oluyor. Bir sürü gönüllü insan gelmiş, herkes bir şeyler yapmak istiyor ama koordinasyon yok.

Ayrıca bir tarafta valiliğin depoları dolu, burada ise yardıma gelmiş birçok insan öylece bekliyor.

*

Ali Papur anlatıyor...

Çok etkileyici tablolarla karşılaşıyor, çok güzel şeyler yaşıyoruz burada. Mesela dün, kolileri açıp gruplandırma çalışması yaparken, bir koliden şöyle bir şey çıktı: küçük şişelerde - su bardağı kadar - bir kavanoz kuru fasulye, bir kavanoz pilav, bir kavanoz da zeytin...

Bunları görünce çok duygulandık, işte halkımız bu... sofrasındakini paylaşmak istemiş...

Benzeri güzel şeylerin yanında, kötü birçok şey de yaşanıyor. Aldığımız duyumlara göre, Bingöl'de dün bir kamyon, araçtaki suları satarken görünmüş. Yani - yardım malzemeleri satışa çıkartılabiliyormuş, kara borsa oluşmuş.

Oysa hiç ulaşılmayan çok fazla yerler halen var.

Depremle ortaya çıkan asıl tablo yoksulluk. İnsanlarımızın ihtiyaçları depremden değil, yoksulluktan, bazılarının evi yıkılmamış, evinde oturuyor ama ihtiyacı var, yiyeceği yok evinde mesela... onlara da veriyoruz...

Çok net görünen yoksulluk gerçeği var!

Ana sayfa