| Eğitim Sen İstanbul 3 Nolu Şubede Açıklama |
|
|
|
| Pazar, 13 Kasım 2011 15:31 |
|
Yapılan açıklamada Eğitim-Sen 3 Nolu Şube üyesi ve Eğitim-Sen Tunceli Eski Şube Başkanı Mehmet Ali Aslan'ın nicedir demokratik mücadele veren kurum ve kişilere karşı hukuksuz saldırılardan biriyle karşı karşıya kaldığı, tutuklanmasının gerekçelerinin bütünüyle geçersiz olduğu, Mehmet Ali Aslan ve diğer tutuklu KESK'lilerin serbest kalmasıyla ilgili her türlü fiili meşru girişimin yapılacağı belirtildi. Basın toplantısında okunan açıklama metni: BASINA VE KAMUOYUNA Mehmet Ali ASLAN şubemize bağlı Şişli Maçka Akif Tuncel Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nde matematik öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Kendisi bu okula Temmuz 2011’de atanmıştır. Bundan önce Tunceli’de çalışmaktaydı. Mehmet Ali Aslan öğretmenlik mesleğine Tunceli’de başlamış bir arkadaşımızdır. 2003-2006 yılları arasında Hozat’ta, 2006-2008 yılları arasında Ovacık’ta ve 2008-2011 yılları arasında Tunceli Merkez’de görev yapmıştır. Bu süreçte Eğitim Sen üyesi olmuş ve üyeliğinin dışında temsilcilik ve yöneticilik görevlerini de yapmıştır. Örgütlüdür, örgütleyicidir, örgütlü mücadeleye inanır ve onu Eğitim Sen’in ilkeleri, perspektifi doğrultusunda en iyi şekilde yerine getirmiş bir arkadaşımızdır. İşte bu muhalif yanları ve demokrasi mücadelesindeki kararlılığı yüzünden iktidar tarafından sürekli hedef gösterilmiştir. Hozat’ta Eğitim Sen baş temsilcisiyken 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ile ilgili olarak Belediye Düğün Salonu’nda çeşitli Demokratik Kitle Örgütleriyle birlikte bir etkinlik düzenlenmiş ve arkadaşımız etkinliği düzenleyen 7 kişilik tertip komitesinde yer almıştı. Etkinlikten 5 gün sonra polis, Mehmet Ali Hocayı ders anlattığı sırada gözaltına almıştır. Tunceli Eğitim Sen Şube Başkanlığı yaptığı dönemde basına da yansıdığı gibi vali korumaları tarafından vali geçerken ceketini iliklemediği gerekçesiyle otobüs beklediği sırada tartaklanmıştır. Hakkında şu ana kadar 52 tane idari soruşturma açıldığını biliyoruz. Bu soruşturmalardan çoğu kez ceza almıştır. Bu soruşturmaların hepsi sendikal çalışmalarının, demokrasi mücadelesinin ve muhalif duruşunun sonucudur. En son 2 kez kademe ilerleme durdurma cezası almıştır. 17 Ekim günü kaldığı evden gözaltına alınmış ve İstanbul TEM’e götürülmüştür. Duyumunu aldığımız andan itibaren avukatımızla beraber TEM’e gidip görüşme talebinde bulunduk. Fakat kısıtlama kararı gerekçesiyle görüştürülmedik.Aynı günün akşamı Malatya’ya götürüldüğünü, 20 Ekim’de de tutuklandığını öğrendik. Malatya E Tipi hapishanesinde bulunan Mehmet Ali Hoca müşahede odası adı verine yerde tutulmakta ve yan koğuşundan küfürlere, çeşitli aletlerin havalandırma boşluğundan atılarak tacize maruz bırakılmış ve ardından Adıyaman E Tipi Kapalı hapishanesine gönderilmiştir. Şu an hakkında bir iddianame olmadığını ya da gizlilik kararı gerekçesiyle saklı tutulduğunu bilmekteyiz. O yüzden onunla ilgili bir bilgilendirme yapamayız. Fakat edindiğimiz bilgilere göre Mehmet Ali Hocaya dair suçlamaların geçmiş davalarda olduğu gibi demokratik eylem ve etkinliklere katılmaktan kaynaklı olduğunu düşünüyoruz. Grup Yorum konserinden, Dersim’de Hüsnü Yıldız’ın kaldığı açlık grevi çadırını ziyarete; 1 Mayıs’a katılmaktan KESK’li tutuklularla ilgili bilgi almaya kadar pek çok şey bir suç unsuru, illegal çalışma olarak gösterilebilmektedir. Nitekim grup yorum dinlemek ülkemizde suç unsuru haline gelmiştir. Eğitim Sen 8 nolu şube üyesi Berivan Doğan da bilgisayarında Grup Yorum’un şarkı sözleri bulunduğu için örgüt propagandası yaptığı gerekçesiyle 10 ay ceza almıştır. İnsanlar Güler Zere eylemlerine katılmaktan içeride yatabilmektedirler. Oysa Güler Zere için Dışişleri bakanı “bizim kızımız, sahip çıkacağız” diyebilmiş veya Cumhurbaşkanı Abdullah Gül serbest kalması için affetmiştir.O zaman onlarda mı suçlu?Devlet erkanının katıldığı Newrozlara katılmak nasıl suç teşkil edebilir? Bir ülkede adalet herkes için eşit olmalıdır. Mehmet Ali’nin gittiği eylemlere ve konserlere binlerce kişi katılmaktadır. Bu bir suç olabilir mi. Nitekim üyemiz Porf.Dr Büşra Ersanlı’nın tutuklandığı dava da böyledir. Bir insan ders verdiği için tutuklanabilir mi? KESK Genel Başkanı ve Eğitim Sen Genel Merkez yöneticimizin de aralarında sanık olarak bulunduğu 31 KESK üyesinin yargılandığı davada tam bir hukuksuzluk örneğidir. Son süreçte AKP iktidarının çıkardığı KHK’lar, muhalefete karşı takındığı sert tutum bize Hitler Almanya’sını hatırlatmaktadır. AKP faşizan bir tutum takınmaktadır. Emekçi düşmanlığı yapan bir tutum sergilemektedir. Sendikalar yasası,MEB’in teşkilat yapısındaki değişiklikler,TİS ile ilgili çıkartmaya çalıştığı yasanın altında İMF’ye verdiği sözler vardır.Bunun üzerinden kamu küçültülmeye çalışılmakta özellikle sağlık ve eğitim piyasalaştırılmaktadır,kamu emekçilerinin iş güvencesi ellerinden alınmaktadır.Ama biz sendika olarak tüm bu gelişmelerin karşısında dik ve direngen bir tutum takınmaktayız. Eğitimde ve sağlıkta katkı paylarının kaldırılmasını istiyoruz. Eğitimin ve sağlığın piyasalaştırılmasına karşıyız. Kamu emekçileri sendikalarının yasasını örgütlenmenin önünü tıkayacak değil açacak bir şekilde olmasını istiyoruz. Sahte sendika yasasına karşıyız. TİS’i grev hakkımızla birlikte istiyoruz. Grevsiz bir TİS’e karşıyız. Kamu emekçilerinin siyaset yapma hakkına kavuşması için mücadele ediyoruz. Memur (kul) kavramına karşıyız. Herkese güvenceli iş ve insanca yaşanacak bir ücret istiyoruz. Güvencesiz çalıştırılma ve asgari ücrete karşıyız. İnsanların kardeşçe, özgürce, eşit bir şekilde yaşamalarını istiyoruz. Ayrımcılığa, ırkçı, şoven tutumlara karşıyız. Bilimsel eğitimin içinde yer alan anadilde eğitim istiyoruz. Tek dilliliğe karşıyız. Biz bağımsız, demokratik bir Türkiye istiyoruz. Emperyalizme ve Faşizme karşıyız. İşte geçen dönem Tunceli Eğitim Sen şube başkanlığı yapmış olan üyemiz Mehmet Ali ASLAN bütün bunları istediği için tutuklanmıştır. Bu hukuksuzluğa son verilmesini ve en kısa zamanda serbest bırakılmasını istiyoruz. Mehmet Ali ASLAN nezdinde ki tutuklamalar hak ve özgürlüğe, örgütlülüğe saldırıdır. Keyfi tutuklamalara son verilmesini istiyoruz. Arkadaşımıza sahip çıkacağız serbest bırakılana kadar gerekli mücadeleyi vereceğiz. Eğitim Sen İstanbul 3 Nolu Şube Şube Yürütme Kurulu |