| TAYAD’ın dayanışma şehidi Hasan Beyaz Toprağa Verildi |
|
|
|
| Pazartesi, 14 Kasım 2011 16:00 |
|
AKP “Böl, Parçala, Katlet” diyor. Halkın Yaralarını Sadece Halk Sarar bir slogan değildir tek başına. Hayatın özüdür de aynı zamanda, paylaşımlarımızla yaşattığımız değerlerimize sahip çıkmanın bütünüdür. Van halkıyla dayanışmak oldu depremden sonra halkın acılarını yaralarını sarmanın adı… Hasan Beyaz, dayanışmak, can bedeli omuzlamaktır halkının acısını gerçeğini hatırlattı bize. Devrimcilerde gördük can bedeli dayanışmayı, hiç yüzlerini görmedikleri için özgürlüklerinden ve canlarından vazgeçtiklerini. Hasan amca bir devrimci babasıydı, şehit babası oldu, sonra devrimcilerin babası oldu, TAYAD’lı oldu ve şimdi de bir TAYAD şehidi olarak 13 Kasım 2011 Pazar günü onu toprağa verdik. Zor zamanların insanlarıdır TAYAD’lılar. Hasan Beyaz, 23 Ekim’de Van’da meydana gelen depremde zarar gören halka yardım götürmek için gitti. Dersim halkından kapı kapı topladığı yardımları, Van halkına ulaştırdıktan sonra, acılarını sararken Van halkının, acılarına can bedeli ortak oldu. İktidarın almadığı önlemlerin sonucunda, 9 Kasım 2011 Çarşamba günü Van’da meydana gelen ikinci büyük depremde, AKP’nin sağlam dediği binanın altında kalarak şehit oldu. Hasan Beyaz’ın katili AKP iktidarıdır. Hasan babamızı deprem değil devlet öldürdü.
AKP Halkı Katletti Hasan Beyaz Halkını Çok Sevdi Depremde Dayanışma İçin Canını Verdi Van’daki enkazdan cansız bedeni çıkartılan Hasan babamız, Dersim’e getirildi. Hasan Beyaz için 13 Kasım Pazar günü, saat 12.30’da Dersim cemevinde cenaze töreni yapıldı. Yaklaşık üç bin Dersimli gelmişti onu uğurlamaya. Cenazede “Hasan Beyaz Ölümsüzdür/ Halk Cephesi” pankartı açıldı. Cenaze boyunca “Hasan Beyaz Ölümsüzdür, Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez, Bedel Ödedik Bedel Ödeteceğiz, Katil Devlet Hesap Verecek, Yaşasın Halkların Kardeşliği, Biji Bratiya Gelan” sloganları atıldı. Cem evinde yapılan törenin ardından Hasan Beyaz son defa Munzur nehrinin kenarında bulunan evine götürüldü. Evinden helallik alındıktan sonra Dersim Asri mezarlığında gerilla şehitlerimiz Cihan Taçyıldız, Haydar Aydın, Hüsniye Aydın, Fatma Ersoy, Adalet Yıldırım, Devrim Arslan Güler ve kızı Gülseren Beyaz’ın yanlarında toprağa verildi. Mezarlık girişinde kortej oluşturan Halk Cepheliler, Hasan Beyaz’ı omuzlarda taşıyarak slogan, alkış ve zılgıtlarla mezarlığa kadar kısa bir yürüyüş yapıldı. Hasan Beyaz toprağa verildikten sonra mezarı başında bir tören yapıldı. Başta Hasan Beyaz olmak üzere tüm devrim şehitleri için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Ardından kısa bir konuşma ile Hasan Beyaz ve mücadeleye olan bağlılığı, kararlığı, halka ve vatanına olan sevgisi anlatıldı. Konuşmadan sonra yurtdışında konserde oldukları için cenazeye katılamayan Grup Yorum’un gönderdiği mesaj okundu. Okunan mesajın ardından Bize Ölüm Yok ve Haklıyız Kazanacağız marşları söylendi. Yapılan anmanın ardından cenaze töreni sloganlar ve alkışlarla son buldu. Cenazeye Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin Sanatçı Ferhat Tunç ve Mazgirt Belediye Başkanı Tekin Türkel ve milletvekili Hüseyin Aygün de katıldılar. Cenazeye katılan kurumlar BDP, EMEP, PARTİZAN, ESP, DHF, KESK ve DİSK, cenaze katılmanın yanı sıra çok sayıda esnaf ve kurumlar da çelenk gönderdiler. Mezarlıktan ayrılarak arabalarla cem evine dönerken yolda polis ve özel harekatçıların kurduğu arama noktasında sadece Halk Cephelilerin ve TAYAD’lı Ailelerin olduğu araçlar durdurularak kimlik kontrolü ve araç aramsını yapılmak istendi. Nedeni her zamanki gibi sadece “rutin” bir arama olduğunu söylen halk düşmanları nedense sadece Halk Cephelilerin ve TAYAD’lı Ailelerin olduğu araçlar durduruldu. Yaşanan bu keyfilik bir kez daha ölülerimizden nasıl korktuklarını gösteriyor. Yaşanan bu keyfilikten kaynaklı kimlik ve araç kontrolünü yaptırmayan Halk Cepheliler yaklaşık yarım saat boyunca tartışmanın ardından kimlik vermeden ve araç araması yaptırmadan geçtiler. Daha sonra cem evine gidilerek yemek verildi. * Konser nedeniyle yurtdışında bulunan Grup Yorum’un gönderdiği mesaj: Kocaman Yürekli Hasan babamız Merhaba! Seni kaybettiğimizi söylemeye dilimiz bile varmıyor cümle cihana... Duyduk ki sevgili Hasan babamız halkımızın yaralarını sarmaya gittiğinde halkımızın acılarına gömülmüş... Duyduk... İçimize çöktü acın. Duyduk ve bu acıların enkazında kaldı yüreğimiz. Kocaman yürekli Hasan babamız, seni kaybettiğimizi söyleyemeyecek kadar acılı, seni katledenlere karşı bir o kadar da öfkeliyiz. Sevgili Hasan Babamız Ne zaman Dersim’e varsak ilk sen sarardın bizi kocaman kollarınla. Sarıp sarmalardın babacan yüreğinle. Bir sen, bir de Kumru anamız. Önce sevginle sarar sonra doyururdun, ısıtırdın bizi. Yedik içtik sevdik seni ve Dersim’i. Helal et hakkını. Sana türkülerimizle gelirdik. Sana türkülerimizin sıcağını getirirdik. Sizlerin dilince dertleşirdik sazımızın sesiyle. Umut hep vardı biz de umudumuzu vururduk sazın tellerine. Zalim zamanların dostuydun sen. Başımız dara düştüğünde seni yanımızda gördük hep. Zalim zamanlarda önce analar düşerdi ya toprağa gördük ki yine zalim bir zaman ve bu kez de babalar düştü toprağa, Hasan babamız, canımız... Hani bir türkü vardır: “Yiğit yarsız olur mu” diye bir söz geçer içinde. Şimdi sorarız “Dersim sensiz olur mu” Yokluğunu böylesine hissedeceğiz biliyor musun. Dersim halkı seni unutmayacak. Van halkı seni unutmayacak. Halkımız seni unutmayacak. Gülseren’imizi tanıyamadık belki ama senin ve Kumru anamızın gözlerinde gördük hep Gülseren’i. Gülseren’i hep yaşattınız. O’nun gözleriyle baktınız hayata ve Onun umudunu ektiniz devrim devrim yüreklere. İşte bu yüzden Gülseren hiç ölmedi. Sen de hiç ölmeyeceksin. Seni de devrim şehitlerimiz gibi kalbimizin en derin yerine gömüyoruz. Seni unutmadığımız gibi seni katledenleri de unutmayacağız. Seni katledenler bugün halkımızın acıları üzerinde tepinenler onlara acıyı zulmü reva görenlerdir. Kendileri sırça saraylarında keyif çatarken bugün halkımız enkaz altında, karda tipide aç ve susuzdur. Bir gün gelir bunların da hesabı sorulur babamız sen rahat uyu. Grup Yorum elemanı İhsan Cibelik tutsak düştüğünde bize yazdığın mektupta şöyle diyordunuz “Biz sizlerden öğrendik, gözyaşlarımız yanaklarımızdan süzülürken gülücüklerle bakmayı. Bizlere siz öğrettiniz umutsuz yaşanmayacağını.” Şimdi gözyaşlarımız yanaklarımızdan süzülse de yine hayata gülücüklerle bakıyoruz bütün devrimciler gibi. Böyle olmalı ki yarınlara yürüyebilelim. Böyle olabilmeli ki bunca acıdan umut yeşertebilelim. Böyle olmalı ki acıların küllerinden yepyeni bir hayat yaratalım. Sevgili Hasan babamız, Çok uzaklardayız ve varamadık yanına, bizi bağışla. Ancak bir gün mutlaka geleceğiz yanına yine türkülerimizle. Ve sen yine saracaksın bizi o kocaman kollarınla. Kumru anamızın, bütün evlatlarının, dostlarının, yoldaşlarının başı sağ olsun. Başımız sağ olsun. Sana da devrim sözümüz olsun... Dilimiz varmıyor ama Güle güle... Giderken türkülerimizi de yanında götür, yoldaş olsun sana. Güle güle Hasan baba, güle güle. GRUP YORUM İDİL KÜLTÜR MERKEZİ ve TAVIR DERGİSİ’nden evlatların. |