| Saldırılara rağmen çadır tekrar kuruldu |
|
|
|
| Çarşamba, 16 Kasım 2011 22:37 |
|
Halk Cepheliler saldırıları teşhir etmek amacıyla 18.00’da gerçekleştirdiği eylemle halka ve basına saldırılar hakkında bilgi verdi. Eyleme 35 kişi katıldı. Polis her zaman olduğu gibi yığınak yaptı. Halk Cepheliler açıklama metnini okuduktan sonra çadırı açtılar. Çadırı açar açmaz eylemi engellemek amacıyla koyulan zabıta naracının içinde oturan dört zabıta çadıra saldırmaya çalıştı, ama Halk Cepheliler çadırı çembere alıp zabıtanın saldırısını püskürtü. Polis kendi gibi Amerikan uşağı olan zabıtayı geri çekmek zorunda kaldı. Halka teşhir olan Amerikan uşağı AKP’nin polisi bu kez saldıramadı. Halk Cephesi/liseli Dev-Gençliler “Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemi, Amerika Defol Bu Vatan Bizim, Yasın Devrimci Dayanışma” sloganlarını atı. Amerikan uşağı AKP polis yaptığı yığınağı geri çekmek zorunda kaldı. Geri çekilmesiyle “Yaşasın Direniş Yaşasın Zafer” sloganını atıldı. Halk Cephesi/liseli Dev-Gençliler saldırıların ve çadırın kurulmasıyla türkü söyleyip halay çektiler. Amerikan uşağı AKP polisi ise direnişini kıramıyor. Eyleme Devrimci hareket, Partizan ve Alınteri katılarak destek verdi. Eylemde okunan açıklama metni: HALKA GERÇEKLERİ ANLATMAMIZI ENGELLEYEMEZSİNİZ 5 KERE SALRIDRINIZ GÖZALTINA ALDINIZ İŞTE BURADAYIZ Füze Kalkanı Değil Demokratik Lise İstiyoruz” sloganıyla ülkemizin dört bir yanında haykırıyoruz. Saldırıya uğruyor, gözaltına alınıyor, işkencelere maruz kalıyoruz. 13 Kasım Pazar günü de bu taleple burada basın açıklaması yapmış ve 13-20 Kasım tarihleri arasında açlık grevi eyleminde olacağımızı duyurmuştuk. Bir haftalık açlık grevi çadırı açarak, füze kalkanı ile ilgili bildiri dağıtıp, imza toplarken 13 Kasım Pazar akşamı AKP’nin 50-60 kadar polisi gece 23.30 saatlerinde çadırımıza saldırdı. Çadırla birlikte imza föylerine, battaniyelerimize, yanar haldeki sobamıza, odunlarımıza pankartlarımıza el koydu. Emir Öztürk, Yusuf Dut, Can Bektaş Şahin ve Cem ali Ulu gözaltına alındı sabaha karşı serbest bırakıldı. Polis 15 Kasım sabahı önce saat 06,30’da saldırarak Dilek Kaya, Eylem Mahanda, Gökhan Çoban , Metin Yap, Cem Ali Ulu, Ahmet Alpözel, Yusuf Dut’u gözaltına aldı ve tüm malzemelerimize el koydu. Çadırın açılmasından beri ikinci saldırı olan bu saldırı aslında gün boyu süren saldırılar zincirinin birincisi olduğunu gördük. Bu sefer saldırıya Buca Belediyesi zabıtalarını da ekleyen polis tekrar çadır açılmasını engellemek için çadırın açıldığı alana zabıta arabası koydu. Bu acizliğiyle bizi engelleyeceğini düşünen polis gerçekleri halka anlatmamızı engelleyemedi. Yine geldik ve yine çadırımızı açtık. Gözaltına alınanlar serbest bırakıldı. Saat 10.30’da geldiler saldırdılar… Yeniden açtık masamızı, pankartımızı… Saat 14.30’da geldiler saldırdılar… Direndik, çadırımızı bir daha açtık, yeniden pankartımızla, dövizlerimizle, sloganlarımızla haykırdık “Füze Kalkanı Değil Demokratik Lise İstiyoruz”. Saat 17.00’de yine geldiler ve saldırdılar… Çevik kuvveti de getirmişler… Biz yine direndik! 15 Kasım Salı günü saat 17.00-18.00 arasında çadırın açılmasıyla dördüncü kez saldırdı. Direndik saldırıyı püskürtü. Cepheliler halkın desteğini almasıyla Amerikan uşağı AKP’nin polisi geri çekilmek zorunda kaldı. AKP’nin polisi hiç kimseyi gözaltına alamadı. GERİ ÇEKİLMEK ZORUNDA KALDI. “çadır açarsanız tekrar gözaltına alırız” tehditlerini de savurmaktan geri kalmadılar. İZMİR POLİSİNE SORUYORUZ? Aldığınız maaş bir çadır almanıza yetmiyor mu? Bir hırsız gibi çaldığınız çadırlarımızı battaniyelerimizi odunlarımızı sobamızı ne yaptınız? Yaptığınız bu saldırılarla bizi yıldıramayacağınızı gerçekleri halka anlatmaktan asla vazgeçmeyeceğimizi bilmiyor musunuz? Buca Forbest’te ilk defa açlık grevi yapmıyoruz. 2000-2007 yılları arasında devam eden ölüm orucu sürecinde aylarca tüm saldırıları, soğuğu, sıcağı göze alarak burada açlık grevi yaptık. Yine geçtiğimiz nisan ayında parasız eğitim için pankart açtıkları için tutuklanan Ferhat ve Berna’ya destek için bir haftalık açlık grevi yapmıştık. Buca Belediyesi de, zabıtaları da, İzmir polisi de bizi iyi tanır. İnandığımız, bildiğimiz yolda bir adım bile şaşmadan yürüyeceğimizi iyi bilir. Asla ıslah olmayacağımız yola gelmeyeceğimizi umudun türküsünü söylemeye devam edeceğimizi iyi bilir. Amerika’nın, ülkemizi kanlı katliam politikalarına ortak etmesine izin vermeyeceğiz. Malatya – Kürecik’te kurulacak füze kalkanı Ortadoğu halklarının katledilmesine ortak olmaktır. Nato’nun kiralık askeri olmayacağız. Kardeş Ortadoğu halklarının katili olmayacağız. Polise saldırma emri veren AKP hükümeti, işbirlikçiliği teşhir olduğu için bu kadar düşmanlık beslemektedir bize. BUCA BELEDİYESİ BAŞKANI ERCAN TATI’YA SESLENİYORUZ! Kendisini her zaman sosyal demokrat olarak tanıtan bir partisiniz. Bunun da ötesinde füze karşıtı platformda yer aldınız. Bazı milletvekilleriniz, füze kalkanına karşı yapılan yürüyüşlere katıldı. Şimdi ise, burada, İzmir’de füze kalkanına karşı yaptığımız açlık grevimizi engellemeye çalışıyorsunuz. AKP’nin polisiyle işbirliği yaparak eşyalarımıza el koyuyor, belediye araçlarını açlık grevi yapacağımız alana yerleştiriyorsunuz. AKP polisi ve hükümeti ile kol kola girerek halkın haklı mücadelesini engellemeye çalışıyor. Emperyalist saldırganlığa karşı yürüttüğümüz mücadelede emperyalizmle aynı safta olmayı tercih ediyor. Soruyoruz: “sosyal demokratlığınız” bu mu? Bu mu “halkın partisi” olmak? Emperyalizmin emirleri söz konusu olunca “muhalefeti” bir kenara mı koyuyorsunuz? O zaman, halkı kandırmayın! “Biz de AKP gibi düşünüyoruz” diye ilan edin. Herkes sizi olduğunuz gibi tanısın. BUCA BELEDİYESİ ZABITA ÇALIŞANLARI! Sizler de bu halkın evlatlarısınız. Halkın içindesiniz. alın terinizle yaşamaya çalışıyorsunuz. Yoksulları ve yoksulluğu iyi tanıyorsunuz. Halkın onurlu mücadelesine çeşitli şekillerde tanık oluyorsunuz. Bizim, zulme karşı mücadelemizi çok iyi biliyorsunuz. Halkın içinde kalmak istiyorsanız yeriniz halkın yanıdır. ABD’ye ve işbirlikçi AKP’ye karşı iseniz yeriniz halkın yanıdır. Bu onur mücadelesinde emperyalizmin kulu kölesi olmak istemiyorsanız, AKP polisinin yanında değil, halkın yanında olursunuz. Bundan başka bir yer, bundan başka bir yol yoktur. BİZLER HALK CEPHELİLERİZ! BİZLER LİSELİ DEV-GENÇ’LİLERİZ! Ülkemizin, emperyalist saldırganlığın üssü olmasına izin vermeyeceğiz. Ülkemizin dört bir yanındaki emperyalist üslere bir yenisini ekletmeyeceğiz. Saldırılara teslim olmayacağız. Ayın 20’sine kadar açlık grevimize devam edeceğiz. Tüm halkımızı FORBES’teki açlık grevimizi desteklemeye davet ediyoruz. Halk Cephesi/liseli Dev-Genç |