| Ayhan Efeoğlu'nun mezarı nerede? |
|
|
|
| Cumartesi, 19 Kasım 2011 00:00 |
|
TAYAD’lı Aileler, eskiden polis olan şimdi Sincan hapishanesinde tutuklu kontrgerilla Ayhan Çarkın'ın itirafları üzerine bir gerçeği açığa çıkarmak için harekete geçtiler. Ayhan Çarkın itirafları arasında, İstanbul'da polis olarak görev yaptığı dönemde, kendisine bir torba içinde ceset teslim edildiğini, bu cesedin Ayhan Efeoğlu'na ait olduğunu ve onu Trakya taraflarında bir yere gömdüğünü söylemişti. Ayhan Efeoğlu, 1992 yılında gözaltına alınan ve orada kaybedilen bir devrimcidir. Kayıplar için yıllardır mücadele yürüten TAYAD’lı Aileler, yıllar sonra Ayhan Efeoğlu'nun akıbetiyle ilgili bir gelişme üzerine, O'nun mezarına ulaşmak için bir kampanya başlattılar. “Ayhan Efeoğlu'nun mezarı nerede? Cevap alıncaya kadar susmayacağız!” diyen TAYAD’lı Aileler, 18 Kasım Cuma akşamı saat 19.00'de Taksim Tramvay durağından Galatasaray lisesine kadar bir yürüyüş yaptılar. 106 kişinin katıldığı yürüyüşün ardından ilk olarak Halkın Hukuk Bürosu’ndan avukat Barkın Timtik, Ayhan Çarkın'ın ifadelerine değinerek, savcının bu konuda soruşturma başlatması gerektiğini, ama bu zamana kadar Ayhan Çarkın'a, “cesedi kimden aldın?”, “Cesedi nereye gömdün?”, “Sorgusuz sualsiz böyle bir 'görevi' yerine getirmişsin. Sana bu görevi veren yetkili kim? Kimden güç alıyordu?” gibi soruları sormadığını, oysa soruşturma açılarak gerçeğin açığa çıkarılması gerektiğini ifade etti. Bu konuşmanın ardından, kendisi de 1998 yılında gözaltında kaybedilen Neslihan Uslu'nun ablası olan TAYAD’lı Nagehan Kurt basın açıklamasını okudu. Açıklamanın sonunda TAYAD’lı Aileler her hafta cuma akşamı saat 19.00'da Taksim Tramvay durağından Galatasaray lisesine kadar yürüyeceklerini, sonuç alıncaya kadar eylemlerinin devam edeceğini ilan ettiler ve herkesin bu eylemlere katılmasını istediler. Eylemde okunan açıklama metni:
VATANIN BAĞIMSIZLIĞI HALKIN KURTULUŞU İÇİN MÜCADELEDE YİTİRDİKLERİMİZ ONURUMUZUDUR Ayhan Efeoğlu, Yıldız Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencisiydi. Devrimci bir öğrenciydi, bir Dev-Gençliydi. Ülkesinin bağımsızlığı, halkının kurtuluşu için mücadele ediyordu. Bu nedenle, kontrgerillaya uygun bir yöntemle, kaçırılarak kaybedildi. 6 Ekim 1992 tarihinden itibaren kendisinden haber alınamayan Ayhan EFEOĞLU’nun ailesinin ve avukatlarının tüm girişim ve başvurularına rağmen gözaltında olduğu, hiçbir resmi makamca kabul edilmedi. Üstelik aynı tarihlerde gözaltında olan Hacer ARIKAN isimli bir arkadaşı, gözaltında bulunduğu süre içerisinde polislerin kendisine sürekli Ayhan Efeoğlu ile ilgili sorular yönelttiklerini, fotoğraflarını gösterip “Aslan bu mu?” diye sorduklarını ve “Ayhan elimizde, çözüldü” dediklerini ifade ettiği halde hiçbir şekilde kabul edilmedi gözaltında olduğu. Biz, Ayhan’ın kayıp olmadığını, tıpkı diğer “kayıplar” gibi nazilerden kalma yöntemlerle kaçırıldığını, emniyetin kör karanlık hücrelerine atılıp, katledildiğini biliyorduk. Hacer Arıkan’ın beyanları da bunu gösteriyordu. Ve son olarak Ayhan Çarkın isimli bir tetikçi, eski özel harekât ve kontrgerilla elemanı 1990’lı yıllar boyunca gerçekleşen, kendisinin de bir parçası olduğu kontrgerilla operasyonlarına ilişkin itiraflarda bulundu. Ayhan Çarkın bu itiraflarında Ayhan EFEOĞLU’nun gözaltına alınıp, Gayrettepe’deki siyasi şube’de işkence edilerek öldürüldüğünü ve cesedini Trakya’da bir ormana gömdüklerini söylüyordu. Şöyle diyordu Ayhan Çarkın itiraflarında: “Şubeden çıkarılan bir paket, ne bu? Patlayıcı öyle mi? Peki ne olacak? Açık araziye götürülüp imha edilecek. Müdür önde biz ardında Trakya tarafında ormanlık bir yer. Tam paketi açalım derken o da ne? Bir insan. A. Efeoğlu...” Ayhan Çarkın’ın neden, hangi hesaplarla bu itiraflarda bulunduğunu ve bildiklerinin yalnızca küçük bir kısmını açıkladığını çok iyi biliyoruz. Ancak bu beyanlar bile ülkemizdeki kontrgerilla gerçeğini, “faili meçhul” ya da “kayıp”ların kontrgerilla operasyonu olduğu gerçeğini ortaya koymaya yetiyor. Ayhan Çarkın’ın bu açık beyanlarına rağmen, kontrgerilla katliamlarına ilişkin bugüne kadar hiçbir ciddi araştırma, hiçbir soruşturma yürütülmemiş, yapılan suç duyurusu ve başvurular reddedilmiştir. Bunlardan biri de kayıtlara “kayıp” olarak geçen Ayhan EFEOĞLU’nun gözaltında işkenceyle katledilmesi olayıdır. Artık Ayhan Efeoğlu’nun kayıp olmadığı, gözaltına alınıp katledildiği, Ayhan Çarkın’ın beyanlarıyla da sabittir. Ama bir tek savcı çıkıp kendisine “Ayhan’ı nereye gömdünüz, cesedi nerede?” diye sormamıştır. Kendi ifadesiyle yüzlerce insanımızı katleden Ayhan Çarkın, Ayhan EFEOĞLU’nun cenazesinin bir çuval içinde kendisine teslim edildiğini, gömmesinin istendiğini açıkladı. Söyledikleri bu kadardı ama bu bile aslında her şeyi anlatıyor. Ayhan Çarkın’ın ifadesini alan Savcı bu soruları sormadı; ama biz soruyoruz: - Ayhan Çarkın, Ayhan Efeoğlu’nun cesedini nereye gömdü? - Cenazeyi kimden teslim aldı? - Çuvalın içinde bir insanın cesedi olduğunu gördüğü halde niye adli makamlara haber vermedi? - Savcıya başvuru yapmayacak kadar etkili olan bu emri veren kim? - Ayhan Efeoğlu’nun mezarı nerede? - Daha kaç kişinin cesedini bu şekilde gömdü? Neden? - Bu faaliyetlerinin içinde başka kimler vardı?Bu soruların cevaplarını alıncaya kadar eylemlerimizle konuşmaya devam edeceğiz. Ölülerimizin bir tek saçının telini, bir tek dişini, tırnağını bile sahipsiz bırakmayacağız. Halkı için, vatanı için insan onurunu yüksekte tutmak için direnenler, bizim onurumuzudur. AYHAN EFEOĞLUNUN MEZARI NEREDE? CEVAP ALINCAYA KADAR SUSMAYACAĞIZ. TAYAD’Lİ AİLELER
|