| Eylemimizi Başladığımız Yerde Zaferimzle Tamamladık |
|
|
|
| Pazartesi, 21 Kasım 2011 15:28 |
|
Açlık grevinde altıncı gün İzmir’de Halk Cephesi Liseli Dev-Genç, “Füze kalkanı değil demokratik lise istiyoruz” kampanyası çerçevesinde 13 Kasım Pazar günü başladığı açlık grevine, Amerikan uşağı AKP’nin polisi eylemin altıncı gününde saldırmadı. Eylemin altıncı günü de yüzlerce bildiri dağıtıldı ve imza toplandı. Kampanya halka anlatıldı. Masaya gelen liseliler demokratik lise nasıl olur diye sorunca onlara parasız eğitim anlatıldı. Saldırılar ve kontra haberler halka teşhir edildi. Bir öğretmen de “İlk günden beri sizi takip ediyorum. Evim burada, onları görüyorum. Helal olsun, çok iyi direniyorsunuz” dedi. Polisle işbirliği yapan İsmail Ercan adlı baba, eylemin yapıldığı yerin karşısına Türk bayrağı asarak eylemi provoke etmeye çalıştı. Provokasyonların olmazsa olmazı olan burjuva medya da eylem yerine geldi. Show TV kameramanlarıyla konuşan Halk Cepheliler “Burada 6 gündür polisin saldırısı altında açlık grevi yapıyoruz. Bir kere bile gelip bize taleplerimizi, eylemimizi sormadınız. Gözaltıları yazmadınız. Şimdi polisin kandırıp getirdiği bu adamı çekiyorsunuz. Bu adam bizi hedef haline getirmeye çalışıyor. Bir de polisin verdiği şeyleri yazıyorsunuz. Bu adamın oğlu bizim arkadaşımız. Aynı gün o da açıklama yaptı. Ama onun açıklamasını yayınlamadınız” dediler. Kameraman da “bize müdürümüz gidin adamı çekin gelin dedi. Tamam siz de haklısınız ama biz sizi çeksek bile müdürümüz yayınlamaz” diyerek kontra haber yapan basının gerçek yüzünü anlattı. Polisin provokasyonuna gelmeyen Halk Cepheliler halka dönük konuşmalarla “gerçek vataseverler devrimcilerdir, ülkemizde bu kadar Amerikan üssü varken biz bağımsız olamayız” dediler. Sonra İsmail Ercan açıklama yapmaktan vaz geçti. Akşam da türkü söyleyip halay çekildi. Ateş basında sohbet edildi. * YAŞASIN DİRENİŞ YAŞASIN ZAFER İzmir’de Halk Cephesi Liseli Dev-Genç, “Füze Kalkanı Değil Demokratik Lise İstiyoruz” kampanyası çerçevesinde 13 Kasım Pazar günü başlayan açlık grevi, 20 Kasım Pazar günü saat 14.00’da basın açıklamasıyla bitirildi. Basın açıklamasından önce yüzlerce bildiri dağıtıldı ve imza toplandı. Saldırılar ve burjuva basındaki kontra haberler halka teşhir edildi. Basın açıklamasına halkın ilgisi yoğundu. Eylemde, açıklama metni okunurken pankartın arkasına geçip açıklamaya katılan insanlar oldu. Açıklama bittiğinde çevrede toplanan halk, Halk Cephesi Liseli Dev-Gençlileri alkışladı. Bir teyze de “kendinize iyi bakın, faşolara dikkat edin” dedi. Basın açıklamasına 40 kişi katıldı. Basın metni okunduktan sonra eyleme destek veren Forbes esnafı ve Buca halkına teşekkür edildi. Günledir soğuğa, polisin ve zabıtanın saldırılarına rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdüren Halk Cepheliler hep birlikte zafer halayı çektiler. Halaya çevrede toplanan halk da alkışlarla destek verdi. Daha sonra çadır toplandı, alan temizlendi ve eylem bitirildi. Okunan açıklamanın tam metni: BASKILAR, GÖZALTILAR VE EŞKİYALIKLAR ALTINDA GEÇEN BİR HAFTA SONUNDA, BİZ YİNE AYNI YERDEYİZ. AYNI TALEPLERİ HAYKIRIYORUZ: “FÜZE KALKANI DEĞİL, DEMOKRATİK LİSE İSTİYORUZ!” Bir hafta önce “ füze kalkanı değil demokratik lise istiyoruz” talebiyle başlamıştık açlık grevine. 7 gün sürecek açlık grevimizde bizi soğuktan koruyacak çadırımızı ve sobamızı kurmuştuk. 7 günlük açlık grevimiz süresince ihtiyaç duyacağımız suyumuz, çayımız, şeker ve tuzumuzla gelmiştik FORBES’e. Basın açıklamamızı yaparak açlık grevine başlamıştık. Bir hafta boyunca Malatya -Kürecik`te kurulmak istenen füze kalkanına karşı halkımızı mücadele etmeye çağıracaktık. Fakat daha ilk günden itibaren Amerikancı AKP’nin polisi saldırmaya başladı. Altı defa saldırıya uğradık toplam 22 arkadaşımız gözaltına alındı. Amerikancı AKP’nin mahkemeleri arkadaşlarımıza para cezaları verdi. Gözaltındaki arkadaşlarımıza türlü işkenceler yapıldı, bir arkadaşımız parmağından yaralandı. Polis bize karşı tahammülsüzlüğünde o kadar ileriye gitmiştir ki bir arkadaşımıza “ bıktım sizden yeter artık ya sizin kafanıza sıkacağım ya kendi kafama” diyebilmiştir. Çadır açtığımız yere bir daha çadır açmayalım diye zabıta arabası konuldu. Çadırlarımız, sobalarımız, temel malzemelerimiz, polis tarafından defalarca yağmalandı, çaldı. Yağmalayanlar, çalanlar hiç kuşku yok ki Amerikancı idi. Ülkemizdeki yüzlerce Amerikan üssüne bir yenisinin eklenmesini istiyorlardı. Güzel yurdumuzun, Ortadoğu halklarına yönelik en büyük saldırı üssü olmasını istiyorlardı. Bu saldırılara, işbirlikçi medya da kendi cephesinden katıldı. Bir haftadır taleplerimizi, açlık grevimizi, işkencelerle gözaltına alınmamızı görmezden geldiler. Fakat polisin yönlendirmesiyle getirilen bir insanın yalan-yanlış ve provokatif konuşmasını sayfa sayfa işlemekten kaçınmadılar. Kontra haber yaparak bizi hedef haline getirmek, kurumlarımız üzerinde şaibe yaratmak istediler. Bunun adı habercilik değildir. Bunun adı gazetecilik değildir. Bunun adı sadece “hükümet yalakalığı” olabilir, “polis yalakalığı” olabilir. Sadece Amerikancı AKP’nin polisi, mahkemesi değildi saldıran… kendisini halkın partisi olarak tanıtan CHP’nin belediye başkanı da bu saldırılara ve yağmaya ortak oldu. Belediye zabıtalarını da bu saldırılara kattı. Onlar yağmaladı, onlar çaldı. Biz yeniden kurduk. 6 tane çadırımızı, bir tane sobamızı, 4 tane tüpü, 30 battaniyeyi , şekerimizi, imza föylerimizi, dergilerimizi, şahsi eşyalarımızı çaldılar. Ve daha çaldıkları pekçok malzememizi geri alamadık. Fakat biz yine kurduk çadırımızı, yine açlık grevimize devam ettik. Yine sloganlarımızı haykırmaya devam ettik. Çünkü biz haklıyız. Çünkü biz, halkın taleplerini dile getiriyoruz. Çünkü biz, ülkemizin bağımsız bir ülke olması için mücadele ediyoruz. Ortadoğu halklarına yönelik saldırılarda ülkemizin kullanılmasına izin vermeyeceğiz. Komşu ülke ve halkların emperyalist canilerce bombalanmasına sessiz kalmayacağız. Çünkü biz bu halkın evlatlarıyız. Çünkü biz Halk Cephelileriz, Liseli Dev-Genç’lileriz. Çünkü biz; “FÜZE KALKANI DEĞİL, DEMOKRATİK LİSE İSTİYORUZ!” Bu talebimizi bundan sonra da dile getirmeye devam edeceğiz. Demokratik lise isteğimiz, bütün liseli gençliğin isteğidir. Demokratik lise isteğimiz, evlatlarının geleceğinden kaygı duyan bütün ana-babaların isteğidir. Amerikancı AKP hükümeti, halkın isteklerini değil, emperyalist ABD’nin talimatlarını yerine getirmeye çalışıyor. Dün olduğu gibi, bugün de halkın sorunlarını görmezden geliyor. Sesini duyurmaya çalışan kesimlere polisiyle, mahkemeleriyle saldırmaya devam ediyor. Halk çocukları paralı hale getirilen eğitimden dolayı lise kapılarından geri dönerken, emperyalist üsler için milyarlarca lira harcanabiliyor. Bir haftalık açlık grevimiz bugün sona eriyor. Ama biz susmayacağız. Vazgeçmeyeceğiz. Dün olduğu gibi gözaltı ve baskı terörüne rağmen haykırmaya devam edeceğiz. Onurluyuz , gururluyuz. Geri adım atmadık, yola gelmedik. Gerçekleri anlatmaya devam ettik. FÜZE KALKANI DEĞİL DEMOKRATİK LİSE İSTİYORUZ! FÜZE KALKANI DEĞİL PARASIZ EĞİTİM İSTİYORUZ! AMERİKA DEFOL BU VATAN BİZİM! KATİL ABD, İŞBİRLİKÇİ AKP! POLİS-ZABITA TERÖRÜNE SON! HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ! İZMİR HALK CEPHESİ/ LİSELİ DEV-GENÇ |