Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Ankara'da Yürüyüş Dergisi Çalışanlarına Özgürlük Eylemi PDF Yazdır e-Posta
Salı, 20 Aralık 2011 22:29

16 Aralık 2011 Cuma günü Ankara Halk Cephesi tarafından Sakarya caddesinde saat 18.00'da Yürüyüş Dergisi çalışanlarının serbest bırakılması için yapılan eylemde 12 aydır mahkemeye dahi çıkartılmadan keyfi bir şekilde tutuklu bulunan Yürüyüş dergisi çalışanlarından Kaan Ünsal'ın Sincan F tipi tecrit hücrelerinden gönderdiği mektup okundu. 35 kişinin katıldığı eylemde “Yürüyüş Susturulamaz, Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz, Adalet İstiyoruz, Halkız Haklıyız Kazanacağız”

sloganları atıldı.

Kaan Ünsal'ın Sincan 1 nolu F tipinden gönderdiği mektup:

29 Kasım 2011

Sincan

Merhaba,

Nasılsınız? İyi olduğunuzu umuyor, Sincan F Tipi hücrelerinden selam ve sevgilerimi gönderiyorum.

11 aydır duruşmasız, mahkemesiz tutukluyuz. 11 aydır her türlü hukuksuzluğa, adaletsizliğe, keyfiliğe, tecrite karşı Sincan hücrelerinde, özgür tutsaklar mevzisinde direniyoruz. Ve bu direnişte kendimizi hiç yalnız hissetmedik. Sizlerin desteğini, dayanışmasını attığımız her adımda, aldığımız her solukta hissettik. Ve biliyoruz ki bu destek, bu dayanışma halklarımız, vatan toprakları özgürleşinceye kadar, hücreler halkın evlatlarına kapanana kadar devam edecek. Halklarımızın, vatanımızın adalete, özgürlüğe kavuşacağı o güne olan inancımızla bugün baskılara, zulme karşı direniyoruz. 11 ay önce yayınevimiz basılıp, bizlerin tutuklanması halklarımızın ifade ve örgütlenme özgürlüğüne yapılan saldırılardan sadece biriydi. Siyasi iktidar emekçilerin, halkın yaşadığı, örgütlü olduğu her mahalleye, halktan yana tavır alan her kuruma, dergiye, sendikaya saldırmaya devam ediyor. Adalet istemeyeceksin, parasız eğitim istemeyeceksiniz, yoksulluğa, yolsuzluklara, yozluğa, işbirlikçiliğe başkaldırmayacaksın, karşı çıkmayacaksınız diyor. Haklarımızı almak, değerlerinizi korumak için örgütlenmeyecek, sesinizi yükseltmeyeceksiniz diyor. Düşüncelerimizi boğmak için ifade özgürlüğüne; dayanışmayı engellemek, bizleri düzen karşısında yalnızlaştırıp, güçsüz kılıp, köleleştirmek için örgütlenme özgürlüğüne pervasızca saldırıyor. “İfade-örgütlenme özgürlüğü”, “hukuk-adalet”, “akademik-bilimsel özerklik” sadece siiyasi iktidar yanlılalar için geçerli olduğun ilan edip, devrimcilere, gençlere, yazarlara, öğretim görevlilerinden avukatlara kadar halktan yana tavır alan herkesime saldırıyor, tutukluyorlar. Bir yandan yalan ve demagojilerle, “Dersim için özür”lerle şov yaparken, depremi bile fıırsata dönüştürerek Kürt halkını sürgüne yolluyor, göç ettiriyor, taleplerini kanla bastırmaya devam ediyor. Yine depremi fırsat bilip, emekçilerin-halkın evlerini nasıl yıkacağını, arsalarına nasıl el koyacağını ilan ediyor. Ama tüm bu saldırılar boşuna. Halklarımızı, bizleri yıldıramayacaklar, sindiremeyecekler. Halkların kardeşliğini, özgürlük-adalet tutkumuzu yok edemeyecekler. Hasan amcalarımızın canlarını vererek yarattığı değerlerle daha güçlüyüz, daha öfkeliyiz. Siyasi komploların da, şovlarını da bozacak adaleti gerçekleştireceğiz.

TAYAD'lı ailelerimizi, hepinizi saygı ve sevgiyle kucaklıyor, coşkuyla selamlıyorum.

Selamlar sevgiler...

Kaan ÜNSAL

Ana sayfa